• İstanbul24 °C
  • Erzincan35 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AĞAÇSARAY KÖYÜ (Pağanik-Pağnik)
20 Haziran 2007 Çarşamba 00:00

AĞAÇSARAY KÖYÜ (Pağanik-Pağnik)

AĞAÇSARAY KÖYÜ (Pağanik-Pağnik)          Etrafında bol miktarda çam, meşe ve ardıçın bulunduğu ağacı bol Ağaçsaray, hayli yüksek irtifadan,

AĞAÇSARAY KÖYÜ (Pağanik-Pağnik)



          Etrafında bol miktarda çam, meşe ve ardıçın bulunduğu ağacı bol Ağaçsaray, hayli yüksek irtifadan, Başyurt Tepe’sinin yamacından nazar ediyor alemi. Güneş karşısındaki Karadağ’ın zirvelerinden tebessüm edip uyandırıyor ilk ışıklarıyla bu köyü ve günboyu ısıtıyor da bu köyü aynı zamanda. Aza Bayram DÖNMEZ, eski isminin köyün bu rakımda kış aylarında sıcak olmasından dolayı “hamam” manasına gelen Pağanik olduğunu ifade etti. Kıble istikametindeki Mehmet Komunun Sırt çizgisinden ufku kaplayan, zirveleri daim karlı Munzur Dağları ise sınırı olmayan bir tablo manzarası gibi uzayıp gidiyor bilinmezlere doğru.

         Tahrir Defterlerindeki kayıtlara göre, bu köyün 1568 de 30 hane olduğu, buğday, arpa, darı, pamuk, bal ve bostan ürünlerinin yetiştirildiği ve bunların vergi hasılınında aynı yıl için 6 000,1591 yılı için 9800 akça olduğu tesbit edilmiştir.

          İlçe merkezine 27 km olan köy bir vakitler 50 haneye kadar çıksa da, şimdilerde yaz aylarında 40, kışın 15 haneye kadar düştüğü oluyormuş. Vaktinde İstanbul’a verdiği göçlerle giden köylüleri şimdi 340 haneye ulaşmış orada. İstanbul’da başkanlığını İrfan BİRDAL’in yaptığı “Ağaçsaray Köyü Kalkındırma Derneği”ni 1954’de kurmuşlar.

           Köyün altında, Çukurlar ve Kozlar tarlaları, Karşıkoz Dere’sinin öte yanında Karşı Tarlalar ekilip biçildikleri o eski günlerin hasretiyle hali ve boş bir vazıyette duruyordu. Köyün içme suyu Gülan Dağının dibinden çıkan Hurptik’ten, sulama suları ise Kızıl Tarlanın Dere ve Bendin Dere’den geliyormuş. Şimdi de Allon Dere’sinden bunlara takviye bir su daha getirdiklerini eskinin kıdemli muhtarı Ali BİRDAL söyledi.

           Köyün camisini ilk olarak Kemah Beyleri yaptırmışlar. Daha sonra 1944 de eski cami ihtiyaca cevap vermediğinden yenisini inşa etmişler. 1936 da açılan köyün ilkokulu, 1987 de öğrenci yetersizliğinden dolayı kapanmış. Eskiden 1500 davarları olduğu vakitlerde Eşme Yaylasına çıkarlarmış. O günler çok eskilerde kaldığı için, bu yayladaki buz gibi Dağınpınarının soğuk suyunu anarken bile Ali Emmi’nin dudakları çatlıyordu. Bu hasret ve hareretin hatırına, ikram edilen birer bardak ayranı afiyetle içip, mamur ve bakımlı evleriyle Ağaçsaray’ı asırlardır bağrında tutan Ağdaş ve Gıznavart sırtlarına emanet edip, Fukara Yazı’nın Kasım sıcağında ayrılıyoruz.

Köyün Sınırları: Doğusu: Gülen Çayı, Batısı; Pekeriç, Gülen Dağı, Kuzeyi; Gülen Çayı, Güneyi; Gedik Ali Deresi

 

Bu haber toplam 3633 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
KÖYLERİMİZDEN HABERLER
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA