• İstanbul20 °C
  • Erzincan7 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AKÇA KÖYÜ
00 0000 Salı 00:00

AKÇA KÖYÜ

AKÇA KÖYÜ (Uru-Uruh)         Daha evvel Boğaziçi Köyü’nün bir mezrası iken,1945 yılında müstakil bir köy olan Akça, ilçeye 13 km mesafede Fırat

AKÇA KÖYÜ (Uru-Uruh)

         Daha evvel Boğaziçi Köyü’nün bir mezrası iken,1945 yılında müstakil bir köy olan Akça, ilçeye 13 km mesafede Fırat vadisindeki köylerden biri. Köy,Taşın Başı tabir edilen yalçın bir kayanın alt tarafına, iki derenin (Kuşağın Dere ve Parkınzor Dere) arasına kurulmuş. Köyün hemen dibinden başlayan Sırtüstü tarlaları ve daha aşağıda Fırat kenarında Çay Tarlaları köyün ekilip biçilen münbit toprakları. Köyün üstündeki bu kayadan zaman zaman büyük parçalar düşermiş. Onun tedirginliği ve tehlikesini, köylülerden Arif ARGUN köy “Mazallah’da duruyor efendi” deyip bir güzel resmediverdi bize.

 

 




              Köy, dağın güney yamacına tutdurulduğu için, Gün kendilerine karşı her zaman cömert davranırmış. Etrafda kara bir noktanın dahi görülemeyeceği kadar, her tarafın karla kaplı olduğu karakışlarda, zemherilerde bu köyü kar tutmazmış. Hele ufkundaki geniş ve derin vadisi, Karatepe’nin üzerinden uzaktaki Koçkar Dağı’nın heybetiyle, zirveleri daim karlı, Munzur silsilesinin oluşturduğu manzara Kemah’ı bile kıskandıracak kadar efsunkar ve büyüleyici.

 

 




             Tahrir Defter’lerindeki kayıtlara göre, köy 1568 de 21 hane,1591 de 41 hane olup, mahsullerinin buğday, arpa, darı, pamuk, meyve, bal, şıra ve bostan ürünleri olduğu ve 1568 de 5 643,1591 de 11 200 akça gelirinin olduğu tesbit edilmiştir. Burada 1516 tarihinde 2 adet değirmen olduğu zikredilmekle beraber, daha sonraki defterlerde bu değirmenlerden bahsedilmediği görülmektedir. Eskiden 40 hane olan köy, bugün 9 haneye düşmüş, onlarında çoğunun hane sahipleri kışın İstanbul’a gittiğinden köyde 3 hane kalıyormuş.1965 de açılan İlkokul, 1983 yılında kapanmış.İstanbul’da 48 haneleri varmış.



             Köyün en yaşlısı olma kıdemiyle Salih Dayı, Çay Tarla’larında pamuk ekildiği zamanlara yetiştiğini söyleyerek, bir yönüyle Tahrir Kayıtlarını te’yid ediyordu. Köyün içme suyu, Göller Muhitinden, sulama suyu ise Gölkaynak’ın altındaki Emiri mevkisinden geliyormuş. Karşı tepelerin üstünde bir şahdamarı kopmuş gibi dört tarafı kan rengine boyayan akşamın kızıllığının çekilmeye başladığı vakitte, bir yanda gurub eden güneşi, bir yanda da sonbaharını yaşayan Akça’yı, sararmış yapraklarıyla başbaşa bırakıp ayrılıyoruz Halil Bey’le.

  




         Köyün Sınırları: Doğusu;Sinor Çayını takiben Balbu ve Karadağ ,Batısı; Direk taşı takiben Kara tepe ve Körpınar, Kuzeyi;Caddeyi takiben Toptaşlar ve Harami Gediği, Güneyi; Fırat.

Bu haber toplam 2486 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA