• İstanbul31 °C
  • Erzincan33 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
AKTAŞ KÖYÜ
10 Aralık 2005 Cumartesi 00:00

AKTAŞ KÖYÜ

AKTAŞ KÖYÜ            Akbudak Köy Çeşme’sinin önünden, eğerlenmiş 4 adet küheylana( 2‘si kırat, 2si al at) atlayıp, çifteleri takınmış

AKTAŞ KÖYÜ

            Akbudak Köy Çeşme’sinin önünden, eğerlenmiş 4 adet küheylana( 2‘si kırat, 2si al at) atlayıp, çifteleri takınmış halimizle Yörük Ali Efe ve Kızanlarının seyrü sefere çıkışları gibi, Aktaş’a doğru bir hareketimiz var ki düşman çatlatırdı. Hatta bu halimizi gören, eski muhtar bile dayanamayıp atını hazırlatıp arkadan Ötegeçe Tarlaları civarında bize yetişti. At sırtında, ard arda Hınzoru Çayının sesine karışan nal sesleriyle Karşı Değirmen Yıkıklarından geçip Ağdaşın Dereye doğru bir gelişimizi gören olsa uzaklardan, Malkoçoğlu ve üç cengaverini, komşu obaya baskın düzenleyen eşkiyaya karşı gidiyor sanırdı. Cevizlerin altındaki Hamperi yokuşuna sayısız “ S “ harfi çizerek çıktı atlarımız. Mezarlığın yanından, Ardıç kokan Ardıç tarlalarını ve Memiş Tarlalarını geçerek köye girdik. Köy, (ismini bu taştan almış olması kuvvetle muhtemel olup), azametli Aktaş Kaya’sının koltuğunda, etrafı çam ve ardıç ağaçlarıyla kaplı bir mevkiye kurulmuş. Yukarı tarafında, Binek Taşı ve Kurugöl Tepesi var. Köyün girişinde, Çakıldere, Gölönü ve Eşoğlu tarlaları, Hınzoru tarafından gelişde ise Hamperi, Ardıç ve Memiş tarlaları, tarımın yapıldığı münbit toprakları. Ceviz, elma , armutdan tutun, hertürlü sebze ve meyve yetişiyormuş bahçelerinde.

       Köye ilk gelenler, Buyurmanlar, Ahmedoğulları ve Hayatalar sülaleleriymiş. Muhtar Mustafa BUYURMAN, eskiden 35 hane olan köyünün, şimdilerde 5 haneye düştüğünü, kışın kimsenin kalmadığı Merekler Mezrası’nda ise yaz aylarında 6 hane kaldığını söyledi. Hayvancılıkta hayli azalmış hepsi 100 davar, 20 sığır ve 7 tane de at kalmış hayvan olarak.

         Köyün içme ve sulama suyu Karadere’deki gözelerden geliyormuş. Taş ve kerpiçten yapılı evlerin çoğunluğu viran bir vazıyette kaderine terkedilmiş bir haldeydi. 1961 de açılan ve 1985 de kapanan, Tümtepe’deki ilkokulları bile, en son depremde yıkıldığı haliyle tam bir enkaz görünümünde eski mamur günlerini düşünüp hüzünlenerek, mahzun ve mükedder bir halde köyü seyreder gibiydi. Muhtar İstanbul’da 300 haneye ulaşan köylülerinin ilgisizliğinden ve vefasızlıklarından yakınıp, ”Bir dernek bile kuramadılar daha” diyordu. Hamperi Pınarını “Ziyaret” kabül edermiş köylüleri. Dilek dileyip oradaki bir kuruyup bir yeşillenen Mahlep ağaçlarına çaput bağlarlarmış.

         Köyün Sınırları: Doğusu; Kızıl Dağ, Topyolu ve Çimengediği, Batısı; Alamelik Çayı, Keşin Yolu, Taş ve Kırmızı Burun, Kuzeyi; Memiş Çayı ve Keşan Yolu.

Bu haber toplam 3974 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
KÖYLERİMİZDEN HABERLER
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA