• İstanbul15 °C
  • Erzincan3 °C

Recep Babacan / www.kemahtarihi.com

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Recep Babacan / www.kemahtarihi.com

Balkanlar

24 Mayıs 2016 Salı 11:22

Değerli okuyucularım, bu ayki köşe yazımızı Balkan meselelerine ayırdık. 
Balkanlar 14.yüzyılın ortalarından başlayarak Osmanlının Gelibolu Yarımadasına geçmeleri ile 1913 yılına kadar sürecek büyük bir maceranın adıdır. Osmanlı peş peşe balkanları fethederek, yeniden dirilterek, o bölgelere iman tohumları serperek  modern çağa kadar balkanları ayakta tutmuştur. Ancak Modernk çağ malesef balkanları da yutmuştur. Macaristan devlet başkanının geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamaları çok önemlidir. Diyor ki Devlet Başkanı "Eğer Macaristan'ı Osmanlı değil de bir başka devlet işgal etmiş olsaydı bugün ne Macarlığımız, ne Macarcamız ne Macar milleti ayakta kalırdı". Hakikaten Çekostlovakya'nın başına gelenler bu açıklamanın pek de tesadüf olmadığını göstermektedir.

Çünkü Çekoslovakya'yı Almanlar işgal ettiği zaman bütün çekçe yazılmış kitapları toplayıp yaktılar, aydınları sürgüne gönderdiler,papazları zorla Katoliklikten Protestanlığa çevirdiler. Bu isteklerini  kabul etmeyenler papazları sürgüne gönderdiler. Böylece Çek dili unutuldu ve   Çekler 19. yüz yılda bağımsızlıklarına kavuştuklarında okullarda okutulacak Çek dilini bilen insan bulamadılar. Okullarda eğitimi dağlardan çobanları getirerek verdiler. Çünkü, çobanlar Çek dilini unutmamışlardı.  Osmanlı Macaristan'da 150 yıllık hüküm süresinde hoşgörülü bir yönetim sergiledi. Macar diline, Macar kültürüne bizim ecdadımız dokunmadı. ve onlara Budapeşte gibi bir şehir hediye ettik. 

Eskiden Buda ve Peşte ayrı ayrı iki şehirdi.  Bu iki şehri birleştirerek Budapeşte adında muhteşem bir şehir Macaristan'a  armağan oldu.
Osmanlı fethettiği yere bir düzen götürdü. Bir Standard getirdi. Yaşama stantdartlarını arttırdı. Balkan ülkelerinde yaşam standartları despotların elinde idi. 

Bunlar ülkeyi istediği gibi yönetiyorlar ve halkın şikayet etme hakkını bilme imkanını dahi sağlamıyorlardı. Ama bir şimşek gibi Osmanlının Balkanlara girerek yüz yıl içinde  o topraklarda tutunmasının ve büyük bir devlet olmasının yegane nedeni  hak , hukuk ve üstün yaşama standartlarına önem vermesi olmuştur. Balkanlar Osmanlı'nın gövdesinin iki yarısından birisi haline gelmiştir. Fatih'in fethettiği Osmanlı dünyasında Balkanların Anadolu'dan daha çok yüzölçümü  ettiğini bilmek zorundayız. Bizim balkanlardaki topraklarımız diğer topraklarlarımızdan fazla idi. Yavuz'un fetihleri sonrası diğer bölgelerde yüzölçümü eşitlenmiştir.
Osmanlı Balkanlarda çok hizmet vermiştir. Selçuklu'ların Balkanları Anadolu idi. Osmanlı'nın Anadolu'su Balkanlar idi. 

Selçuklular tıpkı Osmanlı'ların Balkanlara yaptığı gibi Anadolu'ya geldiler Anadolu'yu vatan haline getirmek için yüzyıllarca uğraştılar ve vatan haline getirdiler. Osmanlı da aynısını  Balkanlara yapmak istedi ve o bölgedeki insanlara bir model sunmak ihtiyacı hissetti. 

Bir Müslüman böyle yaşar, böyle hizmet eder, böyle güvenlik sağlar, böyle hukuk düzeni kurar düşüncesini sağlamak için orada uğraştı ve didindi. Bunda da büyük ölçüde başarı oldu. Balkanlar Osmanlı'nın ikinci vatanı idi. 
Gazi Evrenos Bey'in kuzey Yunanistan'da meydana getirdiği ve yaptığı muhteşem eserler zinciri, öte tarafta Raguza da  farklı bir modelin denenmesi Osmanlı'ya bir serbest bölge olarak Raguza Cumhuriyeti'nin varlığını koruması çok önemli bir örnektir. Osmanlı bir Cumhuriyet değildir ama kendi bünyesinde bir Cumhuriyeti yaşatmıştır. Bu cumhuriyeti bitiren de Napolyon olmuştur. Demokrasiyi savunanlar Raguza Cmhuriyeti'ni yıktılar. Osmanlı farklılıklara her zaman müsaade etti.  19. yüzyıl ile birlikte Avrupalı ülkelerin Yunanistan'dan başlayarak Osmanlı'nın içine milliyetçilik tohumu ekerek ve bu halkları körükleyerek onları bağımsızlık adına kışkırtması sonrası Yunanistan ilk olarak Osmanlı topraklarından koparılan ülke oldu. 

Sonrasında Sırbistan, Bulgaristan ve diğer ülkelere sıçradı. Osmanlı Balkanları kanının son damlasına kadar korudu. İskodra, Yanya ve Edirne müdafaaları bu korumanın en önemli ayaklarıdır. Osmanlı  elinden geleni yaptı  ancak bünyeyee karışan siyaset  Osmanlıyı böldü.

Bu çok acı bir tarihtir, acı bir süreçtir. ancak büyük mücadeleler ve kahramanlıklar gerçekleştirilmiştir. Plevne, Slistre bunlardan bazılarıdır. Silistre Balkanların kilidi idi. Osmanlı Balkanların kilidinin kırılmaması için çok uğraşmıştır.

Balkanlar bizim kimliğimizin yüzyıllar boyunca  çok önemli bir parçası olmuştur. Ülkemizin modern kimliğinin o bölgelerde olmasında önemi büyüktür. Balkanları bizden koparmak için çalışan içimizdeki hainler her zaman var oldu. Bugün de varlar. Yarında var olacaklar. Ama unutulmaması gereken husus onlar var oldukça bu milletin asil evlatları onlara karşı daima bir set olacaktır.  

Kalın sağlıcakla...

Bu yazı toplam 766 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA