• İstanbul23 °C
  • Erzincan4 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
BAŞÖRTÜLER
14 Mayıs 2007 Pazartesi 00:00

BAŞÖRTÜLER

BAŞÖRTÜLER  EHRAM: (İhram)Çarşaf yerine kullanılan örtüdür. İnce yün ipten dokunur. Beyaz, kahverengi ve siyah renklileri vardır. Beyaz renkliler dışarılıktır. Eni bir metreye yaklaşan

BAŞÖRTÜLER

 

EHRAM: (İhram)

Çarşaf yerine kullanılan örtüdür. İnce yün ipten dokunur. Beyaz, kahverengi ve siyah renklileri vardır. Beyaz renkliler dışarılıktır. Eni bir metreye yaklaşan iki parçadan olur. Üzerinde çeşitli motifler vardır. Bu motifler tezgahta ve elde yapılır. Geziye çıkan bayan bu örtüye iyice bürünür, hiçbir yeri gözükmez. İnce yünden örüldüğü için kadınlar önünü görebilirler Zamanımızda hala mevcuttur.

 

BİNOİ: (Yazma)

 Kağıtlar arasında satılan desenli ince tülbenttir. Erzincan'da hindi diye adlandırılır. Günlük olarak hemen herkes giyer. Yaşmak, fitos ve düz örtü adı verilen biçimlerle giyilir. Kenarlarına iğne veya boncuk oyası yapılır.

 

TÜLBENT:

 Beyaz ince bir örtüdür. Bunun da kenarları iğne veya boncuk oyasıyla çevrilir. Yazma gibi giyilir.

 

NAMAZ ÖRTÜSÜ:

 Büyüklü ve küçüklü olmak üzere iki kısma ayrılır. Yazma büyüklüğünde olanlar günlük olarak kullanılır. İş zamanlarında FlTOZ adı verilen bağlama şekliyle giyilir. Daha büyükleri ise dini törenlerde, bayramlarda ve misafirlikte giyilir. Düz olarak başa alınır. Daha ziyade yaşlılar kullanır. Her iki namaz örtüsü de mutlaka işlenmiş olur, işleme iki şekildedir.

 

1- Igne Oyası

2- Simli Kırma Iş

 

Simli kırma iş bundan bir asır evvel Erzincan'ın en gözde modası olduğu delillerle sabittir.

Doksan yaş kadınlar bunu işlediklerini meth etmekle bitiremezler. Maalesef şimdi bu iş yalnız Bartın'da yapıldığı için genelde "Bartın işi" derler. Motifler, gelin tacı denilen örnek gözde olmakla beraber birçok örneklerle işlenir. Kırma iş hem tülbent hem de daha kalın olan kırepdemor üzerine yapılır. Beyaz, gri renkliler varsa da beyaz renk çok tutulur.

 

PIRPIRLI:

Bu da bir başörtüdür. Kırmızı tülden yapılır. Kenarları boncuk oyasıdır. Üzeri pul boncukla işlenir. Pul boncuğa pırpır denildiğinden adını buradan almıştır.

 

AYAKKABI:

En eski mazisi olan çarıktır. Daha sonra yemeni ve kundura gelir. Kunduralar oldukça kaba ve kalın deriden yapılmıştır. Altlarında kabara denilen başlı çiviler bulunur. Yemeni en çok tutulanıdır. Hem hafif hem de üzeri sim veya pul boncukla süslenmiştir.

Uç kısımları oldukça sivridir. Çeşitli renkleri olduğu için elbisenin rengine uymasına dikkat edilir. Üzeri düz olanlarda üçer tane sedef düğme bulunur.

 

KADINLARDA AKSESUARLAR

 

TEPELİK:

Gümüşten yapılmıştır. Ortası düz ve bir çıkıntlsı olanları vardır. Ortası düz olanlar diğerlerine göre daha da küçüktür. Erzincan'ın yerlileri bunları kullanırlar. Fes üzerine dikilir. Bir bağ ile çene altından bağlanır.

 

SAÇLIK:

ıki çeşittir. Baş saç bağı ve örük saç bağı. Baş saç bağı, alın üzerinden bağlanır.

Kırma gümüş kemeri andırır. Etrafındaki küçük halkalara altınlar asılır.

 

Örük saç bağı, hilal ay şeklindedir. Orta ve kenarlarından birer zincirle üç adet altın kart (1/4 altın) takılır. Üzerindeki halkadan kurdeIa geçirilir, örükle beraber örülerek bağlanır. Ay, saçın uç kıs~ına gelecek şekilde ayarlanır. Gümüşten yapılmıştır.

 

BİLEZİK:

ıki çeşittir. Düz bilezik, kırma bilezik. Düz bilezikler, altın veya gümüştendir.

Kırma bilezikler ise yalnız gümüşten yapılmıştır. Kare şeklinde, motifli parçaların eklenmesiyle meydana gelmiştir. Genişliği bir buçuk cm. kadardır.

 

KEMER:

Günümüzde modaya dönüşen gümüş kırma kemerlerdir. Her evde mutlaka bulunurdu. Ancak açlık senesinde bir ekmeğe, bir teneke una, iki kg. buğdaya değişenler çok olmuştur. Bu cümleden olarak şu acı hakikati belirtmeden geçemiyeceğim.

 

Son zamanlarda antika meraklıları köylere kadar, seyyar satıcı sıfatı ile girerek bir deste oya boncuğuna bir gümüş kemer, bir ağızlık, bir tabaka, gene gümüş kaplı bıçak vs. alarak, memleketimizden izlerini kaybetmişlerdir. Hiç çekinmeden diyebilirim ki, Erzincan köylü kadınlarının saflığından yararlanan bu kimseler, daha nice tarihi eserler, nice motifler, nice cönk kitapları, tarihi aksesuarlar götürmüşlerdir. Bu yürekler acısı bir durumdur. Buna bizzat şahit olanlar hala yaşamaktadır.

 

MENGÜÇ KÜPE:

        Bu küpe türkülerimize kadar girmişse de mevcudu kalmadığından bir açıklama yapılamamıştır. Kıymetli bir maden olduğu sanılmaktadır.

 

Kaynak:Erzincan’da Giyim Kuşam Halk Oyunları ve Halk Türküleri

Mustafa Uçar

Ankara 1994

 

Bu haber toplam 2774 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA