• İstanbul25 °C
  • Erzincan26 °C

Nidayi Sevim / www.kemahlilar.com

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nidayi Sevim / www.kemahlilar.com

Bu Kapı Kapanmasın

26 Kasım 2015 Perşembe 15:08
kemah.jpg
 
Bu kapı kapanmasın, bu ocak tütsün...
 
İnsan, istemeden, heyecansız, aşksız bir yazı yazabilir mı? Maalesef yazıyormuş. Yazmak zorunda kalıyormuş yani. Bu ilk denemem olacak. İnşaallah bundan sonra da yazmak zorunda kalmam.Yaklaşık 10 senedir hizmet veriyor Kemahlılar internet sitesi. Arkasında bir destekleyeni, sponsoru yok.  Çok dar imkânlarla, belki çoluk çocuğunun nafakasından da keserek bu hizmeti yapıyor Ercan Babacan kardeşimiz. Doğup, büyüdüğü ata yurduna dair ne varsa paylaşmaya çalışıyor. Kültürümüzü, geleneklerimizi gelecek kuşaklara nasıl aktarırım diye gecesini gündüzüne katıyor. Bu yaptıklarından da zevk alıyor. Bir defa olsun serzenişte bulunduğunu görmedim. Severek yapılmasa zaten parayla pul ile olacak iş değil. Cebindeki son harçlığını sahaflarda, fuarlarda bulduğu Kemah tarihiyle, Erzincan’ımızın tarihiyle ilgili kitaplara hiç acımadan verdiğine defalarca şahit olmuşumdur. Tabi bunlar bir noktaya kadar altından kalkılacak külfetlerdir belki. Fakat işin birde ciddi parasal yönleri var. Bir internet sitesinin yıllık isim hakkı, kapasitesine, arşiv içeriğine göre işletme masrafı da var. Bir sene, iki sene derken bakmışsınız on sene geçmiş ve masraflar artarak devam ediyor. Masraflar çoğalıp altından kalkılamayacak duruma gelindiğinde ise ister istemez maddi olmayan hizmetlerde insanı yormaya başlıyor…
 
Daha önceleri de değinmişimdir. Otuz küsur senedir Kemah Köyleri Dostluk Turnuvası düzenliyoruz. Gençlerimiz tanışıp, kaynaşıyor, ünsiyet kurup arkadaş oluyor, akrabalar bile bu turnuva vesilesiyle birbirini tanıyor, görebiliyorlar. Final maçlarının Kemah ve Erzincan’da oynanması bu etkinliği daha da bir anlamlı kılıyor. Belki hayatında bir defa olsun memleketine gitmeyen, gidemeyen genç hemşerilerimiz bu vesileyle dede-baba ocağını görmüş oluyorlar. Elbette bu organizasyonun sosyal-ekonomik pek çok açılımları da vardır. Fakat biz detaya girmeyeceğiz. Dememiz o ki kültüre, sanata, edebiyata, geleneklerimize sahip çıkmazsak, sahip çıkanlara destek olmazsak bu organizasyonlar yavan kalır. Kırk yılda geçse aynı yerimizde sayar dururuz. Birbirinden özel, farklı etkinlik alanları oluşturmalıyız. Kemahlılar Derneği, Kemahlılar, futbol ile anıldığı kadar ilimle, irfanla, medeniyet tasavvurlarının, yelpazelerinin genişliğiyle de anılmalıdır diye düşünüyoruz.
 
Kemahlılar sitemize dönecek olursak, bu site işte yukarıda kısaca dile getirmeye çalıştığımız yelpazenin küçükte olsa bir bölümünü oluşturuyor. Yöremiz, örf-adet ve geleneklerimizle ilgili ciddi bir arşiv vazifesi görüyor. Böyle bir hizmetin, emeğin ve değerin heba olmasına göz göre göre izin vermemeliyiz. İş adamlarımız yeri geldiğinde pek çok alanda kesenin ucunu açıyor. Nam olsun kar olmasın kabilinden. Ne olur böyle hizmetlerin devam etmesi için de bir el atsalar?! Bu el atma karşılıksız da olmayacak elbette. Mesela siteye reklam verebilirler. Evet, sonuçta bir ilçenin sitesidir, fakat yurdun dört bir yanında yüz bine yakın hemşerimiz var. Buna bir de milyona yakın Erzincan’ımızı da eklersek azımsanmayacak bir hedef kitle var ortada. Bizim milletimiz vefa ehlidir, irfan sahibidir. Kimin ne yaptığını, kime hizmet ettiğini gayet iyi bilir. Korkmayın verdikleriniz öyle ya da böyle heba olmaz. Uzun vade de olsa size misliyle geri döner. Bu dünyada dönmezse ahrette döner.
 
Bu yazıyı Kemahlilar.com sitesinde gördüğüm üzücü bir başlıktan sonra aceleyle kaleme aldım. Şöyle yazıyordu başlıkta “Sitemiz 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren kapanacaktır” Oldu mu şimdi? Bunca emek, birikim duyarsızlığımız yüzünden yok olup gitsin mi? Hayır, bu kapı kapanmasın. Bu ocak tütsün. Hatta başka başka kapılar açmanın yolllarını hep birlikte araştıralım, bulalım. İnşallah bir hamiyet sahibi çıkar ve site faaliyetlerine kaldığı yerden aynen devam eder. Daha zengin, daha heyecanlı ve dinamik bir şekilde. Arzumuz ve inancımız bu yönde. Biliyorum bu yazıyı kaleme aldığım için Ercan Babacan kardeşim bana kızacak: ”Ne gereği vardı” diye. Belki de ben yayınladıktan kısa bir süre sonra bir ilki gerçekleştirecek, hiç yapmadığı şeyi yapacak ve sansür uygulayıp yazımı silecek. Fakat olsun. Ne gam? Biz doğru olduğuna inandığımız şeyi yapıyor ve yazıyoruz. Vefanın gereği de budur…

 

Bu yazı toplam 994 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA