• İstanbul25 °C
  • Erzincan26 °C

Nidayi Sevim / www.kemahlilar.com

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nidayi Sevim / www.kemahlilar.com

Çocuklarınıza şiir ezberletin...

03 Haziran 2015 Çarşamba 21:55

bestami-abi.jpg

Türkiye Dil ve Edebiyat Derneğinde Gönül burcunda şiir…
 
Seksen civarında eser veren, yazıları-şiirleri ders kitaplarına giren şair-yazar Bestami Yazgan'ı 2008 yılına kadar kitaplarından ve dergilerden tanıyordum. 2008 Yılında bir grup dost ile ESKADER'in kuruluşunda yollarımız birleşti. Kurucusu olduğumuz bu dernekte bir dönem birlikte çalıştık. Haftada neredeyse en az bir gün beraberdik. Ve onlarca programın her aşamasında yine beraber olduk. Dernekteki görevimizin bitmesiyle bu birlikteliğimiz elbette sona ermedi. Sivil toplum örgütlerinin en önemli özelliklerinden biri de hiç şüphesiz buralarda edindiğiniz dostluklar değil mi?
 
Çağdaş bir Yunus Emre…
 
Edebiyatçı değilim. Şiirden de anlamam. Fakat Bestami Yazgan'ın şiirlerinde bin yıllık medeniyetin damıtılmış birikimini, derinliğini ve ruh iklimini iliklerime kadar hissediyorum.  Üstad, "Ete kemiğe bürünmüş Bestami Yazgan olarak görünmüş" diyebileceğimiz, zamanımızın Yunus'u... O Bir haksızlık karşısında asla sessiz kalamaz. Neye mal olursa olsun görüşünü haykırır. Eğilip, bükülmez. Duruşundan asla taviz vermez. Bu işin sonu nereye varır? İleride bu tepkimin faturası önüme çıkar mı? Diye asla düşünmez. Sanatçının söyledikleri, yazdıkları ve eserleri kadar onların yaşam tarzları da bizi ilgilendiriyor. Sanatçı istese de istemese de toplumun en azından belli bir kısmı tarafından takip ediliyor örnek alınıyor. Dolayısıyla yaptığı her davranışından dolayı sorumludur. Çünkü o bir modeldir. Yazdıklarıyla söyledikleriyle ve yaşadıklarıyla...  Biz Bestami Hoca'dan mertliği, asaleti, dik duruşu aynı zamanda derviş gönüllülüğü, dostluğu, kardeşliği paylaşımı öğrendik. Rabbim sayılarını artırsın…
 
Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği’nin Cumartesi etkinliklerinin bu haftaki konuğu Şair-Yazar Bestami Yagan idi. Eyüpsultan dernek merkezindeki “Gönül Burcunda Şiir” program saat iki de üstadın“Güzele selam” şiiri ile başladı.
 
Gönlü muhabbete yurt olanlara,
Düşmanına bile mert olanlara,
Fakat öz nefsine sert olanlara,
Tâ cânı gönülden tazele selam,
Sevgiye, dostluğa, güzele selam...
 
Yazgan;”Dünyevi üstadım rahmetli A. Neşet Dinçer'dir. Manevi yönden de Yunus Emre'yi üstat olarak kabul ediyorum. Fuzuli, Karacaoğlan, Köroğlu, Yahya Kemal, Mehmet Akif, Necip Fazıl ve Arif Nihat Asya sevdiğim şairlerdendir.” Dedi. Necip Fazıl Kısakürek üstadın şiirlerini okuduktan sonra bir ara şiir yazmayı bile bırakmayı düşündüğünü fakat daha sonra cesaretini toplayıp tekrar yazmaya karar verdiğini anlattı. Sanata bakış açısını ise şu veciz ifade ile dile getirdi.
 
Biz şairler,
Ses tezgâhında dokuduğumuz
Yürek nakışlı,
Ceylan bakışlı şiirleri
Bin kaygı, bin ümitle
Dizeriz zaman ipine.
Solmayana selam olsun...
 
Soylu tohumlar atmak gerek…
 
Bereketli kaleminin yanında davet edildiği pek çok etkinliğe icabet etmesiyle de bilinen şair bunun hikmetini Mehmet Akif Ersoy’un veciz ifadesi ile açıkladı."Sahipsiz olan memleketin batması haktır! Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır!" İlave olarak şunları söyledi:” Bizde diyoruz ki.”Sahipsiz gençliğin batması haktır, sen sahip çıkarsan bu nesil batmayacaktır. Bunun yolu da kültürden ve sanattan geçer. Davet edildiğim bütün etkinliklere katılmaya çalışıyorum. Biliyorum ki bizler o müesseselere, eğitim yuvalarına gitmezsek birileri mutlaka gidecek. İyi de ne götürecek? Soylu tohumlar atmak gerek. Bu tohumlar bir gün mutlaka yeşerecek ve boy verecek. Biz buna yürekten inanıyoruz.”
 
Sanatçının zamanın nabzını iyi tutması gerektiğini anlatan Yazgan, “çocuklarınıza şiir ezberletin. Bayrak şiirini ezberleyen çocuk bayrak düşmanı olmaz. Yunus Emre şiirini ezberleyen çocuk insan ve İslam düşmanı olmaz.” dedi. Peki, ne demişti Yunus?
 
Elif okuduk ötürü,
Pazar eyledik götürü;
Yaratılanı hoş gördük,
Yaratandan ötürü.
 
Az sadaka çok belayı def eder…
 
Teknolojinin ilerlemesiyle Dünyanın küçüldüğüne fakat aynı zamanda gönüllerinde daraldığına değinen Yazgan, yanı başımızdan, kardeş ülkeden yani Suriye’den gelen kardeşlerimize yaptığımız iyiliğin başa kakılmasını anlamakta zorluk çektiğini anlattı. Bu cümleden olmak üzere Çanakkale izlenimlerini paylaşarak buradaki sinerjinin, olağan üstü gücün ümmet bilinci sayesinde oluştuğunu vurguladı. Bugün bu ruha ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi. “Az sadaka çok belayı def eder” düsturundan ilham ile sözlerini şöyle sürdürdü:” Irak, Libya, Yemen, Afganistan, Doğu Türkistan, Arakan, Myanmar, Filistin ve diğer İslam coğrafyasına dönüp bakalım. Ne demek istediğimi sanırım daha iyi anlarsınız. Kendimize gelmek ve nefis muhasebesi yapmak zorundayız.” Bestami Yazgan “Dost yüreğin geniş olsun” şiirinden bir dörtlük okuyarak konuşmasına son verdi.
 
Mazlum öksüz olabilir,
Sevgi yetim kalabilir,
Hak misafir gelebilir,
Dost yüreğin geniş olsun...
 
Bizde yazımızı Üstadımızın bir dörtlüğü ile noktalayalım:
 
Tutuşarak için için,
Hiç sormadan neden, niçin,
Sevdiğini Allah için,
Sevenlere selam olsun...
 
Not: Bu yazımız dunyabizim.com sitesinde de yayımlanmıştır...
 
Bu yazı toplam 783 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA