• İstanbul23 °C
  • Erzincan15 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
DEDEOĞLU KÖYÜ
10 Aralık 2005 Cumartesi 00:00

DEDEOĞLU KÖYÜ

DEDEOĞLU “(Salut)" Kemah’a 27 km mesafede olan köye, Köyün Sırtı denen ve bir yanında eski köy sakinlerinin istirahat ettiği mezarlıktan geçerek giriyorsunuz. Köyün üst tarafından

DEDEOĞLU “(Salut)"

 Kemah’a 27 km mesafede olan köye, Köyün Sırtı denen ve bir yanında eski köy sakinlerinin istirahat ettiği mezarlıktan geçerek giriyorsunuz. Köyün üst tarafından sararmış yapraklarıyla meşe ve her daim kendi renginde kalan ardıç ağaçlarının oluşturduğu bir koruluk (Ağanın Korusu) tepelerde uzayıp gidiyor. Köyün güney tarafında, Taşınbaşı denen bir sırt ve onun köy tarafındaki derinliğinde, köyün içinden geçen Zuhuru Deresi var.

Köy ismini, Dedeoğlu denen Mezarlığın Sırtındaki bir tarladan almış. Bu köyde mezarlıklar önemli. Çünkü aşağı yukarı her hanenin kendine ait bir mezarlığı (14 ayrı mezarlık) varmış.

29 hanede 90 nüfusu olan köyün camisi, imamı ve son demlerini yaşayan 7 öğrencili bir de ilkokulu var. İlkokul 1933 de açılmış. Muhtar Fahrettin Kerim CANTÜRK İstanbul’da 103 haneleri olduğunu ve bunların köylerini unutmadığını iftiharla söylüyor. Hatta bunlardan bazılarının, şimdi köylerine “Şeher tipi apartuman gibi” evler yaptırdığına şahit oluyoruz.

  Tahrir Kayıtlarında,1516 da ıssız ve harab bir halde bulunan ve 1530 ile 1568 tarihlerinde mezra olarak kaydedilen bu köyün,1591 de köy olarak kaydedildiği,1568 de 6 hane,1591 de ise 16 hane olduğu, mahsulleri buğday, arpa ve baldan müteşekkil olup, geliri 1530 da 1 000, 1568 de 1 200 ve 1591 de 2 000 akça idi.

Köylü kendi ihtiyacını karşılayacak kadar buğdayını, arpasını, meyvesini ve sebzesini yetiştirip, rızklarını temin ettiklerini, şükreden bir edayla söylüyor muhtarın babası 70’lik Mevlüt Hacı. Anlatırken eski günleri, gözü boşlukta dalıp gidiyor Hacımın. Bir eksiği, bir derdi olduğuna hükmediyoruz. Meğer evdeki ihtiyarın göçüp gideli 7 yıl, 3 ay,7 gün olmuş tamıtamına. Oğlundan da “bal yapmayan arı” ithamıyla sitem ediyor kendisine yardım etmediği için. Hani bu yaştan sonra öyle çok fazla birşey de istemiyor. Ahbabı ve arkadaşı gözlüklü bir başka Hacı, Mevlüt Emmi’nin istediği refikanın şekli şemailini “Alçak, yüksek, orta kat, tavanarası, tostoparlak, yusyuvarlak, huyu suyu güzel bir sultan” diyerek tarif ediverdi.

Eski Anadolu’nun ve eski sohbet çağlarından zamanımıza kalan bir sıcak muhabbete doyamadan “Daha yolumuz uzak “deyip bu güzel insanları bu kuytu ve tenha köşede bırakıp, ”Elveda “ dedik Dedeoğlu’na.

Köyün Sınırları: Doğusu; Hınzoru Çayı, Batısı; Gülen Çayı, Kuzeyi; Elmalı Sinor Deresi, Güneyi; Salamat Suyu ve Ağyeni sırtı. Eski adı ile SALURD SALUT HIZARİ ,1516 da ıssız ve harab bir halde bulunan ve 1530 ile 1568 tarihlerinde mezra olarak kaydedilen bu köyün,1591 tarihinde tekrar köy haline getirildiğini görmekteyiz.köyde 1568 de 6 hane,1591 de ise 16 hane,6 mücerred Müslüman nüfus bulunmakta idi.Mahsulleri buğday,arpa ve baldan müteşekkil olup,geliri 1516 da tahminen 1.000,1530 da yine 1.000,1568 de 1.200 ve 1591 de 2.000 akçe idi. Dedeoğlu köyünün 1975 sayımına göre nüfusu 237 kişidir.

Kaynak: Kemah Kitabı,Bir Derkenar Yılmaz Kurt (Eski Kemah Kaymakamı)

Bu haber toplam 2585 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA