• İstanbul24 °C
  • Erzincan35 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
DEREKÖY
10 Aralık 2005 Cumartesi 00:00

DEREKÖY

"DEREKÖY (Dereşoran)" İlçeye 30 km uzaklıkta olan köy, en kalabalık olduğunda 35 haneye kadar çıkmış ise de,şimdi 8 hane kalmış. Muhtar Zeynel DEMİRBAŞ İstanbul’da 35, Avrupa’da 20

"DEREKÖY (Dereşoran)"

İlçeye 30 km uzaklıkta olan köy, en kalabalık olduğunda 35 haneye kadar çıkmış ise de,şimdi 8 hane kalmış. Muhtar Zeynel DEMİRBAŞ İstanbul’da 35, Avrupa’da 20 olmak üzere, dışarıda 60 haneye yakın köylülerinin bulunduğunu söyledi. Köyün 3 km yukarısında, şimdi kimsenin kalmadığı Yuvacık (Şoran) Mezraları varmış. Köye Orta Asya’dan göçederek gelen Gülabişağı kabilesi olarak gelmişler.

1961 de açılan köyün ilkokulu, 1993 de kapanmış. Köy Munzur Dağlarının tenha bir köşesinde, gözlerden ırak bir kuytu da kurulmuş olduğu için “Dereköy” ismi verilmiş.

Maktadır Tepesinin eteğinde kurulan bu köyün, altından dağların karıyla beslenen berrak ve buz gibi Dereşoran Çayı akıyor. Derede alabalık bile bulunuyor tabii olarak yaşayan. Dereden yukarı doğru yükselen Hıdırellez Tepesi, Maktadır’a ulaşan boyuyla oluşturduğu derin derenin yatağındaki bu köyün manzarasına, ayrı ve vahşi bir güzellik katıyor. Hele Acemoğlu Deresi’nin insan ürküten doğası, Ölmez Suyundan yukarı 90 derceye varan dik yamaçları ve yalçın kayalıkları daha keşfedilmemiş tabiat harikası yerler. Şimdi bu tenha derenin içinde terkedilmişliğin hüznünü de yaşayan köy de, bir zamanlar 3 500 davar, 500 sığır ve 50 hayvan varmış ve bunlarla ahali Mayıs’dan itibaren sırasıyla Oluk, Ortadağ, Keklik Pınarı, Silim, Çifte Göller ve Koçgölü yaylalarına çıkarlar, Ekim sonuna kadar kalırlarmış. Bre Süleyman o yaylaların peyniri ve yağının ilaç gibi paha biçilmez olduğunu söyledi. Keklik Pınarının suyu, hele de Ölmez Suyu ab-ı hayat gibiymiş. Bu su o kadar harika ve güzelmiş ki, bu sudan bir içen bir daha ölmez mecazını ve mübalağasına, suya bu ismi vermişler.

Oluk Yaylasında “Yedi Kardeş” ziyareti varmış. Rivayete göre burada bulunan hazine de 7 devletin hissesi varmış, o nedenle bu ad verilmiş. Eskiden buraya gidip kurban kesip, ikram ederlermiş. Bozike mevkisinde de bir kilise kalıntısı olduğunu söylediler. Yeraltı kaynakları yönüyle de çok zengin olan köyün girişine yakın, Acemoğlu Deresi’nin çevresinde kaliteli mermer yatakları, Koçgölü civarında yüksek kalorili kömür madeni ve Hıdırellez Tepesinin eteklerinde de krom madeni varmış.

Köyün Sınırları: Doğusu; Kumçikler, Kırmızıtaş, Sırt ve Aytaşı, Batısı; Sarıtaş, Sırt, Baston Taşı ve Kırmızı Taş, Kuzeyi; Dere Çayı içine dökülen Hasan Deresi, ve üstündeki Karatepe, Kumrutaşı ve Ayı taşı olup, Sırtın Kuzeyi Brastik Köyü, Güneyi; Kırmızı Taş, Acemoğlu, Keklik Taşı, Kılanlar Yaylası ve Aytaşı.

 

 

Kaynak: Kemah Kitabı,Bir Derkenar Yılmaz Kurt (Eski Kemah Kaymakamı)

Bu haber toplam 1590 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
KÖYLERİMİZDEN HABERLER
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA