• İstanbul15 °C
  • Erzincan8 °C

Nidayi Sevim / www.kemahlilar.com

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nidayi Sevim / www.kemahlilar.com

Devlet eliyle tarih temizliği...

15 Haziran 2014 Pazar 20:20
islem-esnasinda-zal-mahmut-pasa-camii-haziresi.jpg
 
Tarihi Mezar Taşları artık okunamayacak...
Gün geçmiyor ki tarihi mezar taşlarıyla ilgili bir skandal daha ortaya çıkmasın. Tarihi eserlere karşı kayıtsız oluşumuz bilinen bir gerçek. Fakat Anadolu’daki bin yıllık varlığımızın tapu senedi mezar taşlarının uğradığı talana, tahribata, kıyama ve bunun karşısında bizim sessiz kalışımıza ya ne demeli? Bir yandan defineciler, bir yandan tarihi eser kaçakçıları bir yandan yeni mezar yeri açıp rant sağlamak isteyen mezarlık simsarları! Bunlar yetmezmiş gibi bir de resmi makamlar yani devlet eliyle yapılan tarih temizliği… Bundan birkaç yıl önce resmi kurumlar tarafından mezarlıklarda yaptırılan restorasyon esnasında müteahhitler marifetiyle garip bir uygulama başlatılmıştı. Tarihi mezar taşları yenileme adı altında yüksek basınçlı hava, su ve kumlamayla bir güzel ağartılıyordu. Bu ağartma-beyazlatma işlemi esnasında mezar taşı yazılarının bir kısmı tamamen yok oluyor bir kısmı da işlem birkaç kez tekrarlandığı zaman aynı duruma düşme riski ile karşı karşıya kalıyordu. Yani 300-400 yıl varlığını koruyan tarihi mezar taşları 10-15 sene sonra kum gibi eriyerek okunamaz duruma getiriliyordu.
 
24 Ayar Osmanlı altınından sona boyasına…
Beyazıt Cami Haziresi, I. Abdühamid Türbesi haziresi, Şehzade Başı Cami Haziresi, Eyüp Hüsrev Paşa Türbesi haziresi, Mihrişah Valide Sultan Türbesi haziresi ve Nakkaş Hüseyin Paşa Türbesi haziresi aklıma ilk gelen uygulama yerleri. Bunların dışında yine Eyüp’te Saçlı Abdülkadir Efendi Cami haziresinde 2009 yılında bir işgüzarlık yapılmış, benzer uygulamayla mezar taşları içler acısı duruma getirilmişti. Yılların etkisiyle tabii olarak koyu gri renge bürünen taşlar, kimyevi maddeler kullanılarak ağartılmış, kabartma yazılarda “soba boyası” ile boyanmıştı. Hadise basına yansıdığında ortada sorumluluk alan kimse olmadı. Mülk sahibi Vakıflar Genel Müdürlüğü, cami vesilesiyle Diyanet İşleri, İlçe sorumluluğunda olduğu için Eyüp Belediyesi ve İBB Mezarlıklar Müdürlüğü de dahil olmak üzere herkes topu birbirine attı. Olay kapatıldı…
 
Hiç kimse sorumluluk almak istemiyor…
Eyüpsultan’ın göbeğinde Osmanlı İmparatorluğu döneminde yaşamış devlet adamı, sanatkâr, bilim insanı, din büyüğü gibi 100’den fazla önemli insanın mezar taşı tahrip edilecek ve ilgili bütün kurumlar “görmedim, duymadım, bilmiyorum” diyecek. Böyle bir kepazeliğin dünyanın hiçbir ülkesinde olacağını zannetmiyorum. Bu garip uygulamanın en son örneğini şimdi Eyüp, Zal Mahmut Paşa Camii haziresinde görüyoruz. Bütün taleplerimize ve uyarılarımıza rağmen ısrarla bu uygulamadan vazgeçilmiyor. İlgili kurumlar yapılan tahribatın boyutundan habersiz. Farkında olanlar ise ortaya bir irade koyamıyor. Maalesef inisiyatif alan yok. Birkaç yıl sonra yapılan hatalar anlaşıldığında da kimse sorumluluk almayacak. Kıyım yine kim verdiye gidecek. İşin en acı yanı ise aklıselim bir sanat tarihçimiz, arkeologumuz, sosyologumuz da kamu adına çıkıp bu adamlara “yahu kardeşim siz burada ne yapıyorsunuz? Yüzey temizliğinde uygulanan aşındırma amaçlı kumlama ve tazyikli su yöntemi, mezar taşlarını tarihi değerinden arındırıyor. Bu bir tarih cinayetidir.” demiyor.
 
Satışa çıkmadan değeri yok mu?!..
Türkiye’den kaçırılıp İngiltere’deki bir müzayede de satışa çıkarılan üç mezar taşı için ayağa kalkan ülkemin insanları gözümüzün önünde yok edilen yüzlerce, binlerce mezar taşına neden sessiz kalır anlamış değilim. Her fırsatta ecdadı ile övündüğünü dile getiren bunun edebiyatını yapan aziz dostlarım bu tarih katliamına daha ne kadar sessiz kalacaksınız?! Ömrünü mezarlıkları araştırmaya vakfetmiş bir kültür adamı olan Fazıl İsmail Ayanoğlu bizim ehemmiyet vermediğiniz o mezar taşları için bakınız ne diyor:"Mevcut yüksek sanat abidelerimiz 'faraza' ortada olmasaydı bile, mezarlıklarımızda bulunan nihayetsiz eserler, bu milleti medeniyet göklerine çıkarmağa kâfi gelirdi." Vakıflar Genel Müdürlüğü, İstanbul Büyük Şehir Belediyesi, İlçe Belediyeleri, Anıtlar Kurulu ve Kültür Bakanlığını göreve davet ediyoruz…
 
Not:Yazımız dünyabizim.com sitesinde de yayımlanmıştır...
Bu yazı toplam 922 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA