• İstanbul15 °C
  • Erzincan1 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Erzincan Şehir Müzesi
13 Ağustos 2014 Çarşamba 09:52

Erzincan Şehir Müzesi

Şehir müzeleri, o şehrin görünen tarihi ve hafızası, bölgenin, sanat ve bilim eserlerinin korunup saklandığı, halka gösterebilmek için sergilendiği yerlerdir.

Erzincan Şehir müzesi

Şehir müzeleri, o şehrin görünen tarihi ve hafızası, bölgenin, sanat ve bilim eserlerinin korunup saklandığı, halka gösterebilmek için sergilendiği yerlerdir. Tarihin geçmiş dönemlerinde yaşamış toplumları bilim ve sanat açısından inceleyerek insanların geçmişlerini daha iyi tanımalarına imkân sağlar. Yerli ve yabancı ziyaretçilere kent kimliğini anlatır.

Uzun yıllar görünür ve ulaşılabilir bir kent müzesi için, Erzincan şehir merkezindeki eski riyaset(Belediye) binasının Şehir Müzesi yapılması için ciddi gayretler oldu ama her defasında görünmez bir el bunu engelledi.

1939 depreminden sonra yapılan 1992 depremine kadar Belediye binası olarak kullanılan bina bu günlerde kendisine kimlik arıyor. 1938 yılında yapılan Tren Gar binasını yapan Alman mühendisler tarafından inşa edilen bu taş bina zamanının en görkemli binasıydı. Üstteki iki geniş salondan soldaki başkanlık makamı, caddeye bakan ise meclis toplantı salonu olarak, iki küçük oda ise başkan yardımcısı ve özel kalem müdürlüğü olarak kullanıldı. Alt katlar ise danışma ve Zabıta Müdürlüğü olarak hizmet verdi. Diğer servisler farklı binalarda zaman içinde değişerek hizmet vermişti. 1992 Depreminden sonra inşa edilen hâlihazır yeni Belediye binasına taşınınca burada boşalmış ardından gelen her Belediye yönetimi tarafından farklı amaçlar için kullanılmıştı. Bazen sergi salonu, bazen nikâh salonu arada bir fasıl heyetlerine ev sahipliği alt katları bazen zabıta kısa bir sürede rahmetli eğitimci Mustafa Uçar’ın ömür boyu biriktirip belediye müzesine çekirdek olsun diye hediye ettiği antika eşyalara ev sahipliği yaptı.

Bahçesi ise, serpilmiş banklarda yorgunların dinlendiği bir küçük park olarak muhafazaya çalışıldı. Yüksek çam ağaçları ile dolu bahçenin göbeğindeki iki adet seyirlik havuzu daha berrak su ile dolu görme keyfini yaşayamadık.

Bu durumdan hemen herkes rahatsız. Erzincan hakkında ciddi tarihi araştırmaları olan Doç. Dr. Tahir Erdoğan Şahinin, 1980li yıllardan başlayan bu binada bir şehir müzesi kurma gayretleri bazen doğru adresini buldu ama uygulanamadı. Çoğu defa vatandaşlar tarafından da desteklendi ama kültürün şehirlere katkısını bir türlü tartamayanlar “bunu meclise nasıl izah ederim” korkusuyla olayı görmezden geldiler.

Şimdi şehir her yönüyle büyümek isterken Taş Bina’da şehrin ayağına takılmaya başladı. Erzincan’ın sayılı ve önemli tek meydanına bakan bu binayı Erzincan hakkında not verecek ziyaretçilerden saklamaya çalışıyoruz çünkü içi boş. Öte yandan merkez ve ilçelerde tarihi dokuyu anlatan çok sayıda eserde ortalıkta ya da kitli kapılar arkasında açığa çıkmayı bekliyor.

Şimdi yeni bir hareket başladı burayı müze yapıp eserle içini doldurup ziyaretçilere açmak. Şehir Kütüphanesindeki 3 bin civarında olduğu söylenen eski yazma eserler nerden icap ettiyse Sivas Bölge kütüphanesine naklediliyormuş. Benzer bir akıbet belli olmaz eski tarihi eserlerinde başına gelebilir.
Kısaca, bu tarihi taş binayı ve bahçesini hayata katmak için “Burayı hangi amaçla kim kullansın”sorusunu bu şehirde yaşayanlara değerli belediye meclis üyelerinin de katılımı ile düzenlenecek bir beyin fırtınasında sormak ve hemen uygulamaya geçmek acil bir yol olarak gözüküyor. 

A.Hikmet Köksal

Kaynak: Haber-24.com

 

Bu haber toplam 1453 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA