• İstanbul24 °C
  • Erzincan35 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ESİMLİ KÖYÜ
10 Aralık 2005 Cumartesi 00:00

ESİMLİ KÖYÜ

ESİMLİ KÖYÜ (Brastik)  Kemah’a 24 km uzaklıkta Fırat’ın kenarında Çay mevkiine kurulan köy halen 45 hane. Köy daha önce Bırastik denen, köyden yaklaşık 1.5 km yukarıdaki

ESİMLİ KÖYÜ (Brastik)

 

 Kemah’a 24 km uzaklıkta Fırat’ın kenarında Çay mevkiine kurulan köy halen 45 hane. Köy daha önce Bırastik denen, köyden yaklaşık 1.5 km yukarıdaki yerdeymiş.1965 de ve 1974 de iki defa üst üste heyalan olunca devlet, köyü şimdiki yerine 53 hane yeni ev yaparak taşımış. Daha önceki yerleşim yeri çok esintili olduğu için Taht Düzlüğünün hemen altına kurulan yeni köye de Esimli adı konulmuş.

 Köyden davarı olanlar halen yaz aylarında Munzurların Kepir Yaylasına, Bey Pınarı, Koç Gölü civarına yaylaya çıkıyorlarmış. Bu köyümüz de İstanbul’a, İsviçre’ye epeyce göç vermiş. Dışarıda yaklaşık 100 hanelerinin olduğunu söyledi muhtar Ali DANIŞMAN. Tahrir Defterlerindeki kayıtlara göre köy 1516 da 4 hane, 1568 de 48 nefer, 1591 de 52 nefer nüfusa sahipti. Mahsulleri arpa, buğday, pamuk, şıra ve bostan ürünleri teşkil ediyordu. Geliri 1516 da 4 000, 1568 de 9 100, 1591 de ise 15 500 akçaya yükselmiştir.

Köyde 1 adet de değirmen vardı. Köyün yakınındaki Munzur dağında, inilmesi gayet güç olan ve 70-80 kulaç urganla inilebilen mevkide bir yuva vardı ki, bu yuvada miri (=devlet) için şahin beslenmekte idi. Burada bulunan şahin yuvalarını gözetmekle vazifeli olam köy sakinlerinin, bu hizmetleri karşılığında avarız-ı divaniyye ve tekalif-i örfiyye vergilerinden muaf kılınmaları hususunda emr-i şerif sadır olmuştur.

Köyün Sınırları: Doğusu; Fırat, Taşlıdereyi takiben ve Hasar Deresinin Başı, Batısı; Fırat deresuyu, Selgav Deresi,Kartal Taşı,Meteris Sırtı, Düjik Deresi, Deresuyu, Kumru taşı(Brastik ile Dere Hududu Dereçayı içine dökülen)Kasor deresi üstündeki Kara tepeyi takiben Kumru taşı, Ayı taşı olup sırtın güney tarafı Dereşoran ve Brastik Köyüne aittir, Kuzeyi; Fırat, Güneyi; Kumru Taşı ve Sal taşı.

Kaynak: Kemah Kitabı,Bir Derkenar Yılmaz Kurt (Eski Kemah Kaymakamı)

 

 Köyün hemen önünde akan Fırat'ın( Murat kolu),toplam uzunluğu: 2800 km olup Türkiye sınırları içindeki uzunluğu:971 km'dir.Fırat,Esimli'yi diğer köylerden ayırmaktadır, bunlar Fırat'ın diğer yakasında yakınlıkları itibari ile Garni(Gökkaya), Perçeç(Yastıktepe) ve Alpköy'dür.Gamarik (Konuksever), Dereşoran(Dereköy), Mehsan(Maksutuşagı) ve Köseler mezrası ise Esimli ile aynı tarafta olup diğer komsu köylerdir. Baharın baslamasıyla birlikte köyde hayvanları olanlar özeliklikle koyunu olanlar Munzur(Mercan) Dağları’na çıkmaktadırlar.Bu dağların ortalam yüksekligi 3000 metrenin üzerindedir.Bu dağlar Katır Gölü ve Koç Gölü sırtları itibariyle Ovacık'la(Tunceli) sınırdır.Bunlar sırasıyla Serişoran(Başdağ), Girendik, Kepir, Kervan Çayırı, Cawreş Gölü,Ganiye Miran, Kömürlük ve Sagh'dir.Fakat son zamanlarda artan maliyetler ve elde edilen gelirin azalması itibariyle birçok köylü hayvanını satıp büyük şehirlere ve yurtdışına göçetmekedir, Köylünün çıktığı daılarda doga olanca güzelligini binbir çiceklerle donatarak burdaki insanlara sunmaktadir.

Yaz aylarından özellikle İstanbul’dan ve yurtdışından gelenlerle birlikte yaylalar canlanmakta adete bir turistik görünüme bürünmektedir. Hayvancılıkla ugraşanlar genelikle peynir yapmakta ve bunu da biriysel olarak pazarlamaktadırlar, köyün peyniri çok meşhur olup özeliklike İ stanbul’da çok alıcı bulmaktadır.Yurt dışında gelenlerde birlikte bu peynirden götürmektedirler,fakat son zamanlarda, yurdışında yaşayan vatandaşlar , gümrüklerde sorun yaşamaktadırlar..Peynirden hariç bir de bu köyede hasçökelik yapılmaktadır ki tadına doyum olunmaz , fakat köylü bunu sadece kendi tüketimi için yapmaktadır, çünkü yapımı çok uzun sürer ve zahmeti çoktur.Yaylalarda yaban keçileri , ur keklikleri , tavsan yaban domuzu, nadiren vasak, boz ayı ve daha birçok yaban hayvanı görülmektedir Kepir Yaylası Gerendıgh'ın hemen arkasında olup Kepirbogaz’ı aşılarak buraya ulaşılır, çok güzel bir düzlügü olup yazları yemyeşildir.Bu yeşillik beyaz ve sarı çiceklerle bezenmiştir,bu yaylada baharın karların erimeye başmasıyla birlikte güllük denilen bir pancar türü yetişmektedir, bu yaylacılar tarafında toplanarak ayranlı çorbası yapılır ki tadına doyum olunmaz. Kepir’e araçlarla ulaşmakta mümküdür , burda bir zamanlar çalıştırılan kömür madeninden dolayı yol yapılmıştır, fakat şimdilik madenin kapalı olması sebebiyle köylü yazları kendi imkanları dahilinde bu yolu ulaşıma açmaktadır.

Köyün hemen yanindan Munzurun dogal sularinda toplanarak gelen Deresuyu’nda alabalik tutuldugu gibi yaz aylarinda sicakliklarin artmasıyla birlite burada yüzmekte mümkündür. Köyün etrafında çok olmamakla birlikte iğne yapraklı çam ağaçları vardır.Fakat meşe ağacı çama nazaran çok fazladır.Köy bahçelerinde birbirinden farklı birçok meyve ağacı türleri vardır, bunlardan bazıları: Erik, armut, elma,üzüm, armut,ceviz ve vişnedir.Gelli denilen vadide kendiliğinden yetişmiş birçok ceviz ağacı vardır. Muhtar Süleyman Köz'ün dediğine göre köyde şuan 110 hane halkı olup yaklaşık 500 kişi yaşamaktadır. Gerendigh köyün en yüksek yaylası (Kuş Tepesi 3059 m)olup genellikle burada temmuz agustos gibi konaklanılmaktadır. Yaz aylarında burda kar kalıntıları görmek mümkündür.

Karın geç erimisi arazi yapısı ve diğer sebeplerden dolayı burda yaz aylarında dünya da çok nadir görülen çicek türleri yetişmektedir, bunlar arasında kokusu ve güzelligiyle insanı büyüleyen gulsosunlar çok meşhurdur.2000 Nüfusu 242 1997 Nüfusu 199 İl trafik kodu 24 Posta kodu 24400 Erzincan’a uzaklık 26 km Kemah’a uzaklık 35 km İstanbul’a uzaklık 1036 km Ankara’ya uzaklık 688 km KÖY ÇEHRESi Köyde çok sayıda olmamakla birlikte arıcılıkta görülmektedir, arıların bin bir çeşit çiçekten topladıkları polenlerle yaptıkları bu ballar adeta ilaç gibi olup birçok hastalığa iyi gelmektedir. Köydeki arazi, yapısı itibariyle genellikle sulamaya elverişli olmaması , verimin düşük , maliyetlerin yüksek olması sebebiyle bos durmaktadır, fakat köyün hemen önünde bulunan ve Dere suyu’yla sulanan arazı her yıl ekilip biçilmektedir,son zamanlar da bu arazide şekerpancarı ekimine de başlanılmıştır.

Köye ait en eski bilgiler ilçe sitesinde alıntıya göre 1500'lü yıllara kadar gidilmektedir. Fakat bu tarihlerde Brastik'te yasayanlar Gülabiler değildirler,çünkü Gülabi'nin soyundan olanlar köye sonradan gelip yerleşmişlerdir.Elimde yeterli bilgi ve belge olmadığı için burada yazılanlar tam anlamıyla bir doğruyu ifade etmeyebilir. İstanbul da bulunduğum yıllarda devlet kütüphanelerinde yaptığım birçok araştırmada yeterli bilgi elde edemedim ancak yazılı olanlarda genellikle 1900’lü yıllardan itibaren yörede görev yapmış vali ve kaymakamlara ait yazılar olup bazıları ön yargıyla yazılmış, bazıları ise yeterli bir araştırmaya dayanmadan sadece kendi tezlerini yöre halkına mal etmek için yayınlanmıştır. Şuanda sizlere sunacak belge olmadığı için sadece köyümüzün yasayan büyüklerine sorarak elde etmeye çalıştığım bilgileri sizlerle paylaşacağım. Şayet sizler bu konuda herhangi bir bilgiye sahipseniz ve bunları benimle paylaşırsanız sevinirim. Eğer bu bilgileri bana yollarsanız burada yayınlayacağım, lütfen yazacaklarınız kaynağı tam olarak ekleyiniz. Bu bir kitap, dergi, devlet arşivi olabileceği gibi, büyüklerinizden duyduklarınızda olabilir.

 Hidir Amca’nin anlattığına göre:“ Tunceli(Dersim)’den Erzincan’a gelen Gülabi üç oğluyla –Inçeri(Yeniçeri),Tacin ve Ahmet-önce Erzincan'in Kürt köyü’ne (Pinarönü) geçmis daha sonra sırasıyla Timigi(Yagca köyü) ve oradan da Deresoran(Dere köy)’e gider. Gülabi Dere köyü’ne yerleşir ve yaşamını orda sürdürür. Güllabi’nin mezarı Mendik’taymis. Inçeri (Yeniçeri) Brastik’e, Tacin Kürt köyü ve Yukari Gamarik Bölgesi’ne, Ahmet ise Dereköy’e (hepsi Gülabi soyundandır) yerleşmiştir. Dolayısıyla adi gecen köylerde Gülabi’nin neslindendir. Asagi Gamarik‘te(Konuksever köyü) ise Talaylar ve Özkullar'da Gülabi neslindendir. Bir rivayete göre Gülabi’nin ikinci esinden olma oğlu Mahsut da Maksutusagi’na yerleşmiştir. Bu köyde yasayan Caferler, Çantolar ve Seydikler Gülabi neslindendir. Gülabi, Ovacik’in Ferhat(h)an Aşireti’nden olup bu asiretin kimlere bagli oldugu ise halen tartışma konusudur, dolayisiyla konu tamamen açıklığa kavuştuğunda burada gerekli bilgiler verilecektir. Eski Birastik’te Gülabi’nin oğlu Inçeri(Yeniçeri) yerleştiği zaman Tan’lılar yasmaktaymış, zamanla onlar köyü terk etmişlerdir.

Rivayete göre çok iyi cirit oynayan Inceri bir cirit müsabakasında oynaması için o zamanki Birastik'te yasayanlar tarafından kendileri için cirit oynanması için bir teklif alır. Gülabi, oglu için yapılan bu teklifi kabul eder.Fakat oğluna herhangi bir şey olması halinde buna karşılık tazminat alacağını söyler ve bu anlaşma kabul edilir. Cirit esnasında Inçeri’nin bir dişi kırılır ve buna karşılık Gülabi’ye Birastik’te bir tarla verilir, böylece Inçeri köye yerleşir ve zamanla köy Gülabilere kalır. Aşağıda sizlere köyün soy kütügü hakkinda verilere dayanarak bir sema oluşturdum bilgileri internet ortamında topladım, Fakat Gülabi ve çocukları hakkındaki bilgileri Hidir Bütüner tarafından anlatılanlara istinaden yazdım. Kendisi 1946 Birastik doğumlu olup halen Almanya‘da yasamaktadır.

Köyde ilkler -Köyün ilk muhtarı Seyitali Gökduman’dir lakabi: Demo -1946 yilinda köyde köylünün çabasıyla okuma yazma kursu açılmıştır. İlkokul köye 1957 senesinde yapılmıştır. ilk dolmuşu Veli Bütüner almıştır. İlk traktörü Almanya’da ithal etmek suretiyle Ibis Alver almıştır. İlk Almanya’ya giden Nuri oglu Aziz Alver’dir.(1962’nin sonları) Göç Şuan yaşanılan köy Brastig'in toprak kayması sonucu devlet tarafından yapılan 53 adet evin köylüye dağıtılması sonucu 1970'li yıllarda kurulmuştur. Yeni köyün ismi: Esimli’dir Eski köyle arasında yaklaşık iki kilometre mesafe vardır. Birastik(eski köy) şuan tamamen harabe durumundadir, toprak kaymasinin zamanla artmasiyla ileride burada yasamın izlerinin yok olacağı izlenimini veriyor. Eski köy bildiğimiz klasik anlamda bir köy olup tamamen tas ve toprak evlerden yapılmıştı, dolayısıyla buradaki evler doğanın çetin şartlarına koyama cayacak kadar dayanıksızlardı, ayrıca yeni köye gelenlerin hemen hepsi eski köydeki evlerini yıkıp, ağaçlarını ve taslarını yeni köyde yaptıkları inşaatlarda kullandılar. Eski köyden yeni köye taşınma düzenli bir şekilde olmayıp önceleri genellikle “yeni evli olan gençlerle başlamış” yıllar itibariyle birer ikişer olmak kaydıyla devam etti. Fakat 80'lerin sonuna doğru bu göç tamamlanıp eski köyde yasayan kalmadı. Yeni köyde herkesin devlet tarafında yapılmış evi yok, dolayısıyla sonradan gelenlerin hepsi kendi imkânlarıyla kendi evlerini yaptılar, bunda kendi suçlar olduğu gibi, çünkü “bunların birçoğu devlet tarafından yaptırılan evlerden istememiş”, bundaki sebep bunların hem eski köyü terk etmek istememeleri hem de köyün heyelandan tamamen yıkılacağına inanmamış olmalarıdır. Tabiî ki zamanla artan nüfus artışı da yapılan evlerin yetersiz kalmasında etkili olduğu gibi o zamanlar ancak evli çiftler yeni yapılan köyde ev isteme hakkına sahiplermiş.

Muhtarlık : +(90) 446 517 81 38 ( Muhtar:Süleyman Köz) Havalimanı: +(90) 446 214 44 25 / 241 18 56 Otogar : +(90) 446 241 16  

Kaynak: www.esimli.de -- www.esimli.com -- e-posta: info@esimli.de

Bu haber toplam 3494 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
KÖYLERİMİZDEN HABERLER
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA