• İstanbul17 °C
  • Erzincan14 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
FAHRİ KORUTÜRK
03 Kasım 2006 Cuma 00:00

FAHRİ KORUTÜRK

Fahri Korutürk (6.Cumhurbaşkanı)          Türkiye Cumhuriyetinin altıncı Cumhurbaşkanı Fahri KORUTÜRK 3 Ağustos 1903 yılında İstanbul’da doğmuştur.

Fahri Korutürk (6.Cumhurbaşkanı)

         Türkiye Cumhuriyetinin altıncı Cumhurbaşkanı Fahri KORUTÜRK 3 Ağustos 1903 yılında İstanbul’da doğmuştur. Babası “Kemah” kalesi muhafızlarından Azapağası Zade ailesine “Osman Sabit” Beydir. mensup Annesi, “Emine Nesrin” hanımdır. 1916 yılında Bahriye Teğmen rütbesi ile Mektebine girmiş, 1923 yılında Deniz Kuvvetlerine katılmıştır. Teğmen subaylığı ve matematik olarak Deniz Astsubay hazırlama okulunda sınıf öğretmenliği bölük Komutanlığı, çeşitli üsteğmen ve yüzbaşı olarak Hamidiye ve Mecidiye Kuruvazörlerinde deniz altı gemilerinde vardiya subaylığı ve II. Komutanlıklarda bulunmuş ve 1930 yılında Deniz Harp Akademisine girerek 1933 yılında mezun olmuştur.Yüzbaşı ve binbaşı ve Berlin’de Yarbay rütbelerinde Roma olarak da Berlin ve Stokholm’de deniz Boğazlar Konferansında ataşelikleri yapmış, 1936 yılında Montreux askeri uzman olarak denizaltı filotilla komadorluğu, vazife görmüştür. Yarbay ve albaylığında muhtelif fasılalarla albaylığında Deniz Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkanlığı,Deniz Harp Akademisi tabiye öğretmenliği yapmış ve sonra Deniz Harp Akademisi Komutanı olmuştur. Değişik rütbe görevlerde 12 yıl denizaltıcılık hizmeti ve vardır.

          1950 de Tuğamiral olarak Denizaltı Filo Komutanlığına, 1953 de Tümamiral olarak Harp Filosu Komutanlığına atanmıştır. Tümamiralliğinde, Deniz Eğitim Komutanlığı,Genelkurmay Haberalma Başkanlığı ve Donanma Komutanlığı görevlerini yapmıştır. 1956 senesinde Koramiral olarak Marmara ve Boğazlar Deniz Kolordu Komutanlığına ve bir yıl sonra da Deniz Kuvvetleri Komutanlığına atanmış bu hizmette iken 1959 yılında Oramiralliğe yükselmiştir.

           1960 ihtilalini takiben Moskova Büyükelçiliğine atanarak askerlikten emekliye ayrılmış, bu görevde 4 yıl kaldıktan sonra Madrid Büyükelçiliğine tayin edilmiştir. 1965 yılında Büyükelçilikten istifa etmiş, 7 Haziran 1968’de Cumhurbaşkanı tarafından Cumhuriyet Senatosu Üyeliğine atanmış ve 6 Nisan 1973’de de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Cumhurbaşkanlığına seçilmiştir.

            Askerlik Diplomasi ve Parlemento’da geçen devlet hizmetlerinin toplamı 56 yıldır. Almanca, İngilizce ve İtalyanca bilmekte olup,”İskajerak Deniz Muharebesi hakkında bir konferans” isimli kitabın yazarıdır.

1944 yılında evlenmiş olup, 2 erkek ve 1 kız çocuk babasıdır.

12 Ekim 1987 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir.



Cumhurbaşkanımız Fahri Korutürk ün Kemah'a ziyaretlerindeki konuşması:

Kemahlı Hemşehrilerim,

       Kendimi bildiğim günden beri babamım ağzında işittiğim onun doğduğu ceddimin doğup büyüdüğü bayırlarında kırlarında eğlenip koştuğu Kemah ilçesine geldim aranızdayım mutluyum hepinizi muhabbetle selamlarım.
        Kemah kalesini ilk defa görüyorum amcalarımın, halalarımın onların çocuklarının bıraktığı Fırat Suyunun içersinden geçtiği bu ünlü memleketimi ilk defa görüyorum sizlerle beraber selamlıyorum memlekete bereket getirmesini diliyorum.
        Kemah ilçesi tabiatiyle istikbal vadeden bir ilçedir. 
        Yanımda devletin içişleri Bakanı ve devletin buraları değerlendirmekte görevli planlama teşkilatı başı bu uzun zamandan beri el uzatılmamış köşesine el uzatmak için bütün olan tedbirleri almak üzere aramızdadır, sizlerle temas edecek gerekli tedbirleri alacaktır. Buraya gelmek babamın ecdadının kale muhafızlarından gelen atalarımın yurdunu görmekten tekrar mutluluk ifade ediyor hepinizi sevgi ile selamlıyorum, size de mutluluklar diliyorum.

Fahri Korutürk

Babadan oğula kalan en onurlu armağan
28 Aralık 2005

PARİS Büyükelçimiz Osman Korutürk, 1996 yılının ekim ayında büyükelçi olmuş ve Tahran'a atanmıştı.

Görevine başladıktan bir süre sonra İranlılar kendisine bir belge getirip verdiler.

Belgeyi verirken de şöyle dediler:

‘Sayın büyükelçi bu belge sizin için büyük bir onurdur.
Onun için bunu size takdim etmek istedik.'

Şimdi belgenin öyküsünü ve içeriğini anlatmaya çalışalım.

Amerikalılara ait olan belge, Türkiye'nin 6. Cumhurbaşkanı rahmetli Fahri Korutürk'ün 1960-1964 yılları arasında bulunduğu Moskova Büyükelçiliği'yle ilgili.

Bu belge İranlıların eline 1979 yılında Tahran'daki ABD Büyükelçiliği'nin işgalinde geçmiş.

Belge, Amerikalıların Sovyetler Birliği ile ilgili toparladıkları bazı bilgileri içeriyor.

Bu bilgiler arasında en ilginci Moskova'da görev yapan yabancı büyükelçilerle ilgili olanı.

* * *

Belgede, Moskova'da görev yapan büyükelçilerin tümünün maaşlarını karaborsada bozdurduğu belirtiliyor.

Sonra da şu önemli nokta özellikle vurgulanıyor:

‘Ancak... Sadece Türk Büyükelçisi Fahri Korutürk maaşını ısrarla ve devamlı olarak Sovyet Rusya Merkez Bankası'nda bozduruyor.'

Bilindiği gibi 1960-64 yılları arasında Sovyet Rusya'da dolar çok değerli.

O yıllarda bir dolar karaborsada resmi kurun 30-40 misli.

O nedenle Amerikan büyükelçisi dahil herkes maaşını karaborsada bozduruyor.

Bunu yapmayan tek kişi de Türk Büyükelçisi...

Bu durum Amerikalıların dikkatini çekiyor ve bunu raporlarına yazıyorlar.

İşte Tahran'daki Amerikan Büyükelçiliği'nde işgalci Humeyni yanlılarının eline geçen belge bu.

Aradan yıllar geçtikten sonra Fahri Korutürk'ün oğlu Osman Korutürk Tahran Büyükelçisi olunca İranlılar bu belgeyi kendisine ‘Bu sizin için büyük bir onurdur' diye armağan ediyorlar.

Büyükelçi Osman Korutürk de bu belgeyi büyük bir mutlulukla alıyor ve babasıyla bir kez daha iftihar ediyor.

* * *

Yukarıdaki öyküyü özellikle anlattım.

Türkiye'de yolsuzlukların, hırsızlıkların, talanın, dolanın insanların paçalarından akar hale geldiği bir dönemde bu tip onurlu davranışlara ne kadar hasret kaldığımızı vurgulamak istedim.

Bugün çevrenize bakın, en üstten en alta kadar hangi taşı kaldırırsanız kaldırın mide bulandırıcı pis kokular duyuyorsunuz.

İhaleler, alımlar, satımlar, komisyonlar, rüşvetler vs...

Kapıkule'de olanları hep birlikte gazetelerde okuyoruz.

Çok sayıda görevli rüşvet aldığı için tutuklandı.

Ne değişecek? Kısa bir süre sonra aynı düzen yeniden geri gelecek.

Geri kalmışlıktan kurtulamadan, refah düzeyini yükseltmeden, gelir dağılımını adil bir hale getirmeden yolsuzluk ve rüşveti azaltmak mümkün değildir.

Türkiye'de hangi yönetim iktidara gelirse gelsin durum değişmez.

Sadece talancılar değişir.

Hepsi o kadar.

Bu haber toplam 4115 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA