• İstanbul19 °C
  • Erzincan20 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Faruk Küçüktaş, Şiirler 2
01 Ekim 2008 Çarşamba 00:00

Faruk Küçüktaş, Şiirler 2

Memleketimin dost insanlarına… BİR YER VAR BİLİYORUM Eteğinde Munzur’unKıyısında Fırat’ınİnsanı var asil yüzlüRiyasız dosdoğru sözlüBir yer var biliyorum Gençliğimi 

Memleketimin dost insanlarına…

 

BİR YER VAR BİLİYORUM

 

Eteğinde Munzur’un

Kıyısında Fırat’ın

İnsanı var asil yüzlü

Riyasız dosdoğru sözlü

Bir yer var biliyorum

 

Gençliğimi  adadığım

Namert ten hep  kolladığım

Yaşayıp da  doymadığım

Bir yer var biliyorum

 

Sofrasında bereketi bulduğum

Bağında helal lokma yolduğum

Gördüğüm her simada onu sorduğum

Bir yer var biliyorum

 

Bir avuç toprağı var misafımın yanında

Koysunlar diye kabrime  terki dünyada

Dağından taşından helallik istediğim

Göz yaşıma sığmış gurbette hasretliğim

 

Bir yer var biliyorum

Onu sol yanımda hep saklıyorum.

 

Faruk KÜÇÜKTAŞ ©

Gurbet 12/04/2007

 

TÜRKÜ YANGINI

 

Seher yeli selam söyle yarime

Beni kula kul eyledi bu sene

Deyme kuşlar konmaz iken dalıma

Gurbet eli yol eyledik bu sene

 

Gel hele de gülüm gel hele

 

Yine bam telinden yakaladın aşık beni

Yine yangın vurdun sevdama

Yine sağanak söktün kuru gözlerimden

Sel çıkardın gönül dağlarımdan

Hangi çalı dibine çökeyim

Hangi tenhalara atayım kendimi

Hangi vurgunlara

Hangi yalnızlığa feryat edeyim şimdi

Caddeler kalabalık

Baktığım simalarda hep yabancı var

İki dağ arasındayım

Öyle dar.. öyle dar..

Yollar kaldırımlar

Hep dolular...

Gurbet zalim gurbet acı

Ağlayacak bir mekan bile koymuyorlar…

 

Hasretin acısı bağrımı deler

Nedendir ki ben ağlarım el güler

Ne bir mektup gelir ne haber salar

Postaneyi yol eyledik bu sene

 

Yorgunluk değil, koşmak değil, çalışmak hiç değil,,

Bizi yıkan

Hasretlikti ,hasretlik..

Her sabah baktığım

Rengi sararmış memleketimin fotoğrafında

Kaldı mı acep bir solukluk yer .

Böyle acı değildi bizim ekmeğimiz

Soğan tatlıydı

Su baldı,bal

Hava ise mis.

Ya Çile miydi çekeceğimiz

Sel olmuş hayat

Kimi aç ,Kimi tok

Kimi dünden tuzu kuru

Kimi Mağrur,

Kimini sarmış kibirli bir gurur.

Bir çay askısı dolu sevdalarım .

Elde kalıyor..el yabancı el bilmiyor.

Tükeniyor hep ikramlarım ...

Sağanak akıyor kulağım aşığı dinliyor.

Gurbet elde bir türkü işte böyle sızlatıyor.

 

Aşığın sinesi benzer sazına

Geceleri uyku girmez gözüme

Takatim yok sular indi dizime

Hastaneyi yol eyledik bu sene

 

 

Faruk KÜÇÜKTAŞ ©

08/05/2007 DÜZCE

 

Yapraklar Dökülürken

 

Sen öyle bakma

Kırışmış yüzüme yorgun bedenime

Ceviz pirinden kap kara olmuş ellerime

Merak etme bu gövde daha çok yük çeker

Dehre ile kavak çiperini çok ufaltır bu eller.

Hasret bazen mağlup eder beni

O zaman

Avuçlarım açılınca semaya rengim çıprık gibi aklaşır

Yanık yüzüm dost mekanımda daha da nurlaşır

Ben Alışmışım

Topal hafızın cırtlak ezan sesi ile sabahları uyanmaya

Salavat getirerek sabah ayazında buz gibi suda abdesimi alımaya

Etrafımda

Ne var sanki erkenden kalkacak diye;

Söylenecek ne bir gelin var

Nede

Soframda hiç sevmediğim türlü türlü kahvaltılıklar

Yeter bana hafif çiselenmiş bir iki tandır ekmeği

Birde göğermiş tulum peyniri

Bu sene bir külek basmışım, sapsarı tere yağını

Gelinime inat hen övün yiyeceğim gahırdaklı pıhpıh pilavını

İhtiyat o ya

Belki ölürüm,belki derin kış olur diye

Sungurulu Münüre mezarımı bile kazdırdım.

Üç beş tut tahtası ,bir haral samanlı gazel hazırladım.

Sandıktaki bohçama

Lifi ,sabunu kefenimle, kafuruyu sardım.

Kırmızı kesede beşi bir yerde var onu veresiniz ki gelinime

Hacı babandan kalma zemzemi bol bol serpsin üzerime

Heveslenme oğul

Bu sene hiç bir yere gitmiyecegim

Oturup mekanında rahmetli babanı yad edeceğim

Kokusu her kapı açışımda dolar gibi sanki evin içinde

Paltosu askıda goppiği hala iç cebinde,

İmamesiz kehribar tesbihi bile durur misafının üstünde

Bıldır bu zamandı pencerenin pervezına dayamıştı başını

Huma kuşunu dinlerken tek tek dökmüştü gözyaşını

Derin derin bir nefes çekmişti kacak tütününden

Az kalsın boğuluyordu

Sivinkteki kuşlar hep kaçmıştı öksürüğünün sesinden

Has adamdı

Her sabah kuşluk vakti erkenden zikre kalkardı

Oçağımı tüttürenin akıbetini hayr eyle diye yalvarırdı.

Duruşundan hep millet çekinir titrerdi,

Çok konuşmayı sevmez hep başını sallar ,az söylerdi.

Neler neler oldu biliyor musun onun ardından

Söylemedim sineye çektim hep senin korkudan

Daha kırkı çıkmamıştı

Gollik köpeği yemedi aç susuz öldü mezarının yanında kaldı

İngiliz sarması horozlu çiftesinin meneviçleri karardı

Birileri sekülerdeki bahçenin harkını kapattılar

Geçmeyelim diye yollara çağmarları çaktılar,çiperleri bastılar.

Kırdılar kırk hevesle diktiğin çamların dallarını

Ağlaya Ağlaya balmumu ile kapattım balta yaralarını

Bu sene o seviyor diye

Sırlı küpe koydum çermesi armut turşusunu

Canı için ramazanda

Sevindireyim bütün kapı komşusunu

Etme oğul

İnce ince kıymışım bak odun tekneme yağlı çıramı

Bırak hatıralar içinde sarayım bu senede yaramı

Erik odunu çıtır çıtır yanarken sac sobamda

Biraz pestil biraz ceviz yerim canım sıkılanda

Kor kaldırırız bacılığımdan nasılsa kimse dinlemez bizi

Ta kızlık zamandan başlatırız muhabbetimizi

 

Faruk KÜÇÜKTAŞ ©

2001 KEMAH

 

Ah Anjel ....

 

Sen bilir misin lastik ayakkabıların nasırladığı ayakları ,

Yahut

Eskimiş kırmızı çiçekli entarimin siyah yamasını.

Çamurları ,soğukları, karları ...

Yani yokluğu ,birazda açlığı...

Sen barbi bebeklerinle renkli hülyalara dalarken

Yumuşak , kar gibi beyaz yatağında

Ben ot yastığına başımı dayayıp tahta kurusu tıkırtılarında

Açlığımı unuturdum,

Benzimiz yanardı ayaz soğuğundan .

Yüzümüz kararırdı yufka ateşinde tezek tütsüsünden ,

Çökelekli ekmekle geçerdi çoğu günümüz .

Karnımız öyle yalancıktan doyardı

Yarım yamalak geçerdi öğünümüz....

Çocukken yıldızları sayardım

Onları uzak ülkelerin hiç sönmeyen ışıkları sanırdım.

Uzatırdım ellerimi gökyüzüne,

Karanlıklar arasında bir kaçını avcumun içinde hapsedip

Gözlerimi kapar ,öyle, hayallere dalardım.

Gün doğarken şorak bacada yaslandığım loğ taşından

Sırtımda birkaç taş eziği,kollarımda sinek ısırığı

Biraz mahmur biraz üşümüş,

Yokluğa,sefalete uyanırdım.

Ah Anjel ,

Öyle bakma yüzüme yağmur ıslağı gibi.

Benim sevdalarım tozlu raflar arasında meçhule karışmış,

Hayallerim ise yıllanmış duvar halısı gibi ,rengi kaçmış.

Belki çilenin kitabı olsa en iyisini ben yazardım

Kelimelerin en acısını , mısraların en azaplısını, sıralardım ...

Sen pırıltılı akşamlarına aldanma şu aydınlık gecelerin

Hala ufkuna güneş doğmayan günlerde yaşıyor birileri,

Gülleri açmamıştır ,tomurcuktur hala onların çiçekleri .

Neşeli simalara benimkini de karıştırma

Şu dağlar arkasında bulamazsın öyle mutlu yüzleri .

Onlar yalancı sevdalardan hep aldanmıştır

Ne düşünmeye ne de yürümeye takatleri kalmıştır.

Tükenmiştir dillerinde güzellik sözcükleri

Hayat zalimliğini her zaman yapıyor olsa da

Yaşam için "bir daha !"diyor birileri...

Ah! Anjel..

Sen Avrupalı.

Ben o sarp kayaları olan dağlar arasında bir yerden

Munzur dağı eteği köyünden !

İşte oralı.

 

Faruk KÜÇÜKTAŞ

 

 

KEMAH

 

Gurbette bir mekan var.

Mekanda Kemah

Duvarda bir resim .

Resimde Kemah

Mola yerinde bir otobüs ,

Tabelasında Kemah

Orta kapısı açıldı ,

Koku

Buram, Buram Kemah

Bir çocuk kuytuya sığınmıştı

gördüm :

Gelinen yöne baktı

Bir nefes çekti sigarasından

Dumanında Kemah ,

Hüznünde Kemah

Bu nasıl yer

Gidilmezse özletiyor

,Sorulmazsa sorduruyor.

İsmi öylesine,Ezberde öylesine tuhaf

Beynimde bitmiyor telaffuzlar

Etrafımda

Kendi yoklar hep seni soruyorlar

Efkar var , öfke var

Ah çekiyorum Ah

İnsan bir kere sevmeye görsün anladım

Nereye gedersen git orada Kemah

 

Faruk KÜÇÜKTAŞ ©

2007(DÜZCE)

 

ESKİ YORUMLAR

 

kemah gülü  Tarih: 21.08.2008 

Kalesi kaleye bakar.Ortasından fırat akar.Yanında melikşah yatar.Çok özledim kemah seni:(.Yazılarınızda olduğu gibi şiirlerinizde de çok başarılısınız.

günay SERTDOĞAN  Tarih: 26.06.2008 

merhaba Faruk kardeşim bereber büyüdük o gunleri hep beraber yaşadık. hasretin .özlemin ne demek okduğunu sen cok iyi anlatmışsın. bunu anlatmak için yaşamak gerek slm

Kamil sevim  Tarih: 11.06.2008 

Değerli kardeşim Faruk ; Yorumun için teşekkür ederim.Seninde kalemine yüreğine sağlık.Biliyorsun bizler bu toprakların büyüttüğü yetiştirdiği insanlarız onun için biz bu topraklara sevdalıyız.İçimizden geldiği gibi yazıyoruz.Onuç yaşında terkettiğim Kemah'a kırk sekiz yaşında geri döndüm ve burada ikamet ediyorum.Seninde cümle geçmişlerine Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun.Kemah'tan Düzce'ye selamlar Esen kal.

İsmail Erdoğu  Tarih: 13.03.2008 

Sevgili Faruk Abi ne güzel yazmışsın beni alıp bizim oralara götürdün. Bende aynı şeyleri görmüş ve hissetmiş olmama rağmen senin kadar güzel dile getiremezdim.Yüreğine ve eline sağlık.Yanımdaydın sen gidince okudum yoksa bunları yüzüne söylerdim.Bu arada derginizde çok güzel başarılar dilerim.

Haluk AKAR  Tarih: 23.02.2008 

Arkadaşım; Senin şiirlerinle hasretimiz bir kat daha artıyor. Geleceğe, gelenek ve göreneklerimizin taşınmasına katkılarınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Sağlık ve huzur dolu nice yarınların hepimizin olması için, Senin, yüreğin sevgi ve neşe dolu olması nı temenni ediyorum. 

HULUSİ AKSU  Tarih: 20.02.2008 

ERZİNCANLILARIN DÜZCEDEKİ CAN DOSTU ABİM BENİM, ŞİİRLERİNİN DEVAMINI BEKLİYOR, BUNDAN SONRAKİ ŞİİRİNİDE DÜZCEDEKİ GURBET DOSTLARINA İTAF ETMENİ İSTİYORUM. BAŞARILAR. 

Sıtkı KÜÇÜKTAŞ  Tarih: 14.12.2007 

Teşekkürler Kardeşim.Yazdıkların değerli şeyler.

ŞENOL DUMAN  Tarih: 13.12.2007 

RAHMETLİK KASAP ALİ DAYIMIN OĞLU TEK KELİMEYLE HARİKA GÖNLÜNE YÜREĞİNE SAĞLIK SAĞLIK VE ESENLİK DİLİYORUM BAŞARILAR 

düzceli rüştü  Tarih: 12.12.2007 

yine beni sol yanımı sızlattın helal sana günay hüseyin ve ben turdan geldik iş nanay

NACİ ÇİÇEKÇİ  Tarih: 12.12.2007 

sevgili dostum; birkez daha seninle gururduydum. Eline yüreğine sağlık 

mehmetozkan93@hotmail.com  Tarih: 12.12.2007 

farukcum bu şiirleri okuyup seni anmak bende bağımlılık oldu eriçli türkücü fıratlada seni konuştuk kemahta ögretmen bir kardeşiniz daha varmış fahri bey onunlada yeni tanıştım rabbim sizleri birbirinize hepinizide anenize ve sevdiklerinize bagışlasın selamlar

ablan ankara  Tarih: 12.12.2007 

şiiri okuyunca kemahı birkez daha özledim eline gönlüne sağlık

......  Tarih: 10.11.2007 

Ya sölenecek söz yok tek kelimeyle süper.........Kemahı sarıyor şairler.....

musatafa özbek  Tarih: 01.10.2007 

Seni yiğit delikanlı olarak tanıdım şair yönünlede Köroğlu diyarındada adına yakışır anlam oldu .Seninle gurur duyduk devam et.Sevgilerimle

lütfen iletin  Tarih: 21.07.2007 

saygılar...faruk bey..gümüşova halkıda sizi seviyor en azından sevenler var diyelim..nedir bu memleket sevdası..sizi biyere bırakmayız..

SITKI KÜÇÜKTAŞ  Tarih: 11.06.2007 

TEŞEKKÜRLER KARDEŞİM.

refahiyeden yiğenin   Tarih: 23.05.2007 

yorum yapmamak elde deil şiirler cok güzel yüreğine sağlık dedem gibi sende bir kitap yap faruk abi 

mehmetozkan93@hotmail.com  Tarih: 09.05.2007 

faruk kardeşim sana ulaşmanın başka yolu yokmu ev tel ğibi ben tan köyünden mehmet özkan seni çooookkk özledim 

fuat sarı   Tarih: 08.05.2007 

bizler düzcede yaşayan erzincanlılar faruk beyi tanıyacak kadar şanslıyız kendisi burdaki erzincanlıları kısa zamanda kaynaştırıp hemşehri olduğumuzu bizlere o şiirindeki yüreğiyle hiessetidiinden dolayı minnettarız ve sakladığı bir cok şiirinin olduğunu biliyorum bunları yazarak her kesin okumasını sağlamalı bu hemşehrilerimizin hakkıdır

Bu haber toplam 1893 defa okunmuştur
YORUMLAR
tberik
erdüz
düzcedeki erzincanlılar olarak babamı birkez daha tebrik ediyorum
14 Haziran 2013 Cuma 13:20
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA