• İstanbul13 °C
  • Erzincan-6 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
H.Ergin Ayyıldız, Şiir
25 Ağustos 2008 Pazartesi 00:00

H.Ergin Ayyıldız, Şiir

GEÇMİŞE ÖZLEM  Özledim istasyon binasınıÖzledim kömür kokan trenleriniGeçmiş geldi gözlerimin önüneDaldım derinlere özlemleDedim ki kendimceHatırlanınca yürektenGerçeğe dönmeli

GEÇMİŞE ÖZLEM

 

Özledim istasyon binasını

Özledim kömür kokan trenlerini

Geçmiş geldi gözlerimin önüne

Daldım derinlere özlemle

Dedim ki kendimce

Hatırlanınca yürekten

Gerçeğe dönmeli hayaller

Hani olmaz ya

Diyorum ki olsa gerçekten

Neler olmalı neler

Geçmişteki günler

Sıralanmalı birer birer

Babam görünmeli elleri dolu

Nedim amcayla beraber

Karşılamalıyım koşarak

İkindide çıkmalıyım direk dibine

Toplanmalı mahallenin çocukları

Asiye,Hamiyet,Nermin

Bülent,Nail,Uğur ve diğerleri

Yine yerler bağlanınca akşam ezanıyla

Çağırmalı annelerimiz bizi

Koşmalı olanca gücümüzle eve doğru

Sabah Dursun beyin karşısında

Hesap vermeliyiz

Yine duymalıyım çekiç sesini

Hacı Hakkı Dedem’in dükkanında

Sabah ezanında dut yemeliyim

Beklimin yeşil bağlarında

Akşamları kırik Hakkı amcanın

Dinlemeli seferberlik hikayelerini

Sabah Aziz dayının dükkanında

Almak için iki gün öncenin gazetelerini

Kuyruğa girmeliyim

Hafta sonunda Beklim düzünde

Maç seyretmeliyim

Bir tarafta Kemah Kale spor

Diğer taraf Erzincan Gençlik spor

Tezahürat son haddinde olmalı

Maç Saat dörde kadar bitmeli ki

Erzincanlıları Trene yetiştirmeli

Yine Mehmet Şerif dolaştırmalı gelenleri

Yine güldürmeli Mehmet Efendi

Yine Sultan Melikte bitmeli dertler

Yine Allah’a dönmeli orda yürekler

Bilmem artık ramazanlarda

Sahura kadar dolaşan var mı

Bilmem artık  kendi bağından

Geceleri armut çalanlar var mı

Ben yaşadım ama geçmiş güzeldi

Şimdi o vaktime dönmek isterim

Çarşı mahallesinde bir çocuk olup

Kemah’la birlikte gülmek isterim.

 

H.ERGİN AYYILDIZ

BURSA

 


KEMAH

 

Yüzyıllar öncesinde bozkırda açan bir gül

Yıllarca sulanmamış kırılmış dosta gönül

Bir zamanlar baştacı imiş sultanlıkların

Almak için hesabı yok verilen canların

Birden çökmüş yalnızlık Kemahlı’nın omzuna

Hasret düşmüş gurbette kalan oğul kızına

Dönmek nasip olmalı Kemahlı’ya öz yurda

Öperek toprağını yüz sürmeli taşına

Nasıl çöker yüzyıllar boyu süren saltanat

Ayakta duracaktır şahittir buna Fırat

Kemahlı olmak için önce bilmek gerektir

Kemahlı doğmak demek hasret  çekmek demektir

Derlerse de bu kader değildir Kemah için

Küllenen ocakları yanacak için için

 

H.Ergin AYYILDIZ

 

KEMAH’A MEKTUP

 

Umutlar gurbette sönmüş hasretle dolu yürek

Geçmiyor senden uzak bayramda bile sabah

Senden uzak olsam da gözümde gönlümde tek

Aşkımsın sana hasret kalbimdesin ey Kemah

Bir su sesi duyarsam sanırım Fırat’ındır

Sana ulaşmak zorsa kavuşmak hayatımdır

Yalçın kayalarınla kalenle rüyamdasın

Gündüzümde tanasur,gecemde karşıbağsın

Yürek dolu sevginle taşımaz başka hayal

Dayanamam hasrete beni de yanına al.

 

 

KEMAH’A HASRET

 

Siz hiç çocukluğunuzu yaşadınız mı Kemah'ta

Hiç yüzdünüz mü Fırat'ın serin sularında

Adımladınız mı her karış sokağı

Telden yaptığınız kamyonlarla

Hiç indiniz mi kışın çantayla kayarak okulun yokuşunu

Korkudan yırtık çantayla eve gitmemek için

Dolaştınız mı akşam ezanına kadar sokaklarda

 

Siz hiç gecelediniz mi su peşinde

Sulamak için meşereleri

Yattınız mı caminin avlusunda Pörhenkbaşı’nda

 

Siz hiç koştunuz mu ölesiye top peşinde

İstasyonun karşısındaki arsada

Hiç koşturdunuz mu metrelerce

Fırat’a  kaçan topu tutmaya

 

Geceleri beklediniz mi istasyonda

Ekspresin gelişini

Yolladınız mı el sallayarak

Tanımadığınız  insanları karanlıkta

 

Ciğerlerinize çöktü mü sıcakta travers kokusu

Beklime giderken yarış ettiniz mi tren yolunda

 

Hiç yattınız mı yazın harman yerinde

Seyrettiniz mi yıldızları

Sabahleyin düvenin üstünde ter döktünüz mü

 

Hiç kavurma kazanının başında beklediniz mi güzün

Tandır evi’nden gelecek sıcak ekmekleri

 

Hiç beklediniz mi tas elinizde pilor kazanı kaynamasını

Ramazanda bahçeden toplayıp

Meyveleri önünüze iftara kadar

Tek sıra dizdiniz mi

Kışın geceleri sobada ısıttınız mı

Fatime hanımın yaptığı incecik pestilleri

Ve sevgiyle saklayıp sizin için çıkardığı

Ceviz içiyle çemiçleri yediniz mi doyasıya

 

Dinlediniz mi  beklimde yarmanın başında

İstanbul’dan gelen besenin hasanın getirdiği gramofondan

Yanık Ömer’i Müzeyyen Senar’dan

 

Hiç rastladınız mı Necip beye Süleyman’ın kahvesinde

Hiç İçtiniz mi çayını Prafa oynarken

Gördünüz mü gözlerindeki mutluluğu

Hiç tırmandınız mı birlikte  Mektepönü’ne doğru

 

Dolaştınız mı ramazanda sahura kadar

Koşturdunuz mu beklim düzünde

 

Baharda Fırat a kiranları salarak

Selinti tuttunuz mu ıslanma bahasına

Ve kuruttunuz mu içinizde onun kışın sobada

Çıkardığı çıtırtıyı yüreğinizde duydunuz mu

 

Nihat çavuşun bağının altında balık tutup

Pişirdiniz mi tahsildar Fahrettin in sekisinde

 

Dinlediniz mi hiç rakı sofrasında

Ferit dayıdan “köprüden geçti gelin türküsünü”

 

Eğer bunları yapmadıysanız

Ki eğer yalnız birini dahi yapmadıysanız

Yaşadım demeyin bunca yıl

Tatmadığınızı bilin mutluluğu.

 

H.Ergin AYYILDIZ

 

 


Bu toprağın unutulmaz şahsiyeti olan Azmi Ayyıldız'ın oğlu, Gazi Hacı Hakkı'nın Torunu Ergin Ayyıldız ağabeyimize,  şiirinin tasfiri olan en özel resimlerimizi hediye ediyoruz. ( Faruk Küçüktaş - Ercan Babacan )



Ş.Akdik Kemah İstasyonu ve Beklim 1943



Ş.Akdik Kemah Pazar Yeri 1943


 

Bu haber toplam 2080 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA