• İstanbul18 °C
  • Erzincan10 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
HAKBİLİR KÖYÜ
10 Aralık 2005 Cumartesi 00:00

HAKBİLİR KÖYÜ

HAKBİLİR KÖYÜ HAKBİLİR KÖYÜ (Pekeriç-i Büzürk) Muhtar Aziz ÜSTÜNDAĞ, etrafı çepeçevre Kuztepe, Lıbıs ve Zinerin Tepeleriyle çevrili Gukkunun Tepesinin altına kurulan derenin içindeki

HAKBİLİR KÖYÜ HAKBİLİR KÖYÜ

(Pekeriç-i Büzürk)

 

Muhtar Aziz ÜSTÜNDAĞ, etrafı çepeçevre Kuztepe, Lıbıs ve Zinerin Tepeleriyle çevrili Gukkunun Tepesinin altına kurulan derenin içindeki bu köyü ancak HAK’kın bildiğinden esinlenerek köylerine “Hakbilir” isminin verildiğini söylüyor. Tabi komşularının hak ve hukuka olan saygılarını, mahkemenin yolunu bilmediklerini de ifade ederek iftiharla bir paye de çıkarıyor köylülerine bu addan. Dolmabahçe (Vank) ve İncesu (Gemine) mezralarıyla birlikte eskiden 75 hane olan köy, şimdi 54 haneymiş.

İstanbul’da 118 haneye ulaşan köylüleri başkanlığını halen Sebahattin YILMAZ’ın yaptığı “Hakbilir Köyü Kalkındırma Derneği” ni 1965 yılında kurmuşlar.

Köyün altından Ziyaret Dere’si, narenciyeden başka hertürlü meyve ve sebzenin yetiştiği verimli arazileri sulayarak akıp gidiyor. Karsor, Kordoğlu, Sarmurat, Karşı Çay, Aşağı Çay ve Haşut Deresi tarlaları, münbit topraklarıyla eskiden beri burayı bağlık ve bahçelik kılarak önemli bir merkez kılmış. Köyde 1 su değirmeni (Ağaların Değirmen) ve 1 de hızar atölyesi varmış hala çalışan. Kemah’a derin bir vadinin uçurumlu yamacından bir çizgi şeklindeki yoldan bağlı olan (28 km) köyün ilkokulu 1945 de açılmış ve halen 21 öğrencisiyle eğitim veriyor. İçme suyu Patkaş Dağının eteğinden geliyormuş. Dağlarında ve yaylalarında (Hele de Gülan Dağının) kekik ve geven çok bulunduğu için hayvancılık ve arıcılık da önemli geçim kaynaklarındanmış ahalinin. Son 3 seneye kadar Aşağı, Yukarı Keklikpınarı, Alapınik, Haçakbur, Çiftekumrular ve Kürtyurdu yaylalarına çıkıyorlarmış. Şimdi ise yalnız 1.aza Saadettin kuzuları götürüyormuş o yaylalara. Zaten 25 bile göstermeyen 42 yaşıyle Saadettin, atletik ve enerjik yapısıyle bir yayla delikanlısı olduğu belli oluyordu her halinden. Hele bir de avcı olduğunu ilave ederseniz, delikanlılığını siz düşünün. Tahrir Defterlerindeki kayıtlara göre, bu köyün gerek nüfus gerekse gelir yönünden hayli gelişme gösterdiği,1568 de 98 hane olduğu, aynı yıl için vergi hasılının 10 280 akça, 1591 yılı için 27 000 akçaya tekabül ettiği tesbit edilmiştir. Köylünün anlattığına göre de, eskiden Hamarat denen yerde büyük bir Pazar kurulurmuş. Etrafında da sıra sıra dükkanlar varmış. Buraya Refahiye’den, Kuruçay’dan, İliç’ten, Kemah ve civar köylerden akın akın insanlar mahsullerini satmaya gelirlermiş. O kadar ki her türlü metaın alınıp satıldığı bu pazarda hayvan gübresi getirenler bile, mallarına müşteri bulurmuş. Marangoz, demirci, sarraf, kuruyemişçi, fırıncı ve daha birçok zenaat icra edilirmiş. Hatta öyle ekmek çıkarırlarmış ki omuzuna attınmı iki yandan yere sürünürmüş tandır ekmeğinin uçları. Muhtarın babası merhum yetişmiş o günlere.

İNCESU MEZRASI (Gemine) Hakbilir Köyünün 7 km aşağısında Pekeriç Çayının kenarında, selvi ve kavak ağaçlarının içinde adeta kaybolmuş gibi şirin bir yer. Kemah’dan 21 km olan yoldan sırtı aşınca, karşınıza ağaçların sararmış yaprakları arasında hayal meyal görünen birkaç evden birisi hemen dikkatinizi celbediyor. Pek bu diyarların alışık olmadığı tarzda inşa edilmiş olan bu bina, görkeminden öte sahibinin, bu sakin ve şirin beldeye olan muhabbetinin nişanesi gibi duruyor oracıkta. Hemen onun karşı tarafında, tepenin yamacına yapılmış terasın ortasına kondurulan cami inşaatı kabası bitmiş haliyle bile ayrı bir güzellik katmış bu yerleşim yerine. Vadiye karanlığın yavaş yavaş basmaya başladığı bir akşam morluğunda geldiğimiz mezrada bizi, Hacı Hüseyin Amca karşıladı. Kendisi aynı zamanda bu cami inşaatının da gönüllü takipçisiymiş. Cami inşaatı Celal ALÇINKAYA'nın önderliğinde İstanbul’daki köylülerin maddi katkılarıyla kurulan “İncesu Mezrası Cami Yaptırma Derneği” tarafından başlatılmış ve bitme aşamasına getirilmiş. Mezra, Pekeriç Çayı’nın öte yakasına, Kelburç Tepesi ile Palandöken Sırtları arasındaki Horhor deresinin iki yamacına kurulmuş. Yazları 6 hane, kışları 3 hane kalıyormuş. Daha önceleri boş ve hali bir arazi olan bu yeri, değişik yerlerden gelen insanlar kurmuşlar. İlk olarak Ovacık’tan Hasan ELMAS, daha sonra Poza Kazım gelmiş ve bir zaman sonra da Refahiye-Diştaş’dan Mahmut ALÇINKAYA ve Kazım EMRE 1950’li yıllarda gelip yerleşmişler. Köyönü dedikleri arazileri Pekeriç Çayından gelen sulama suyuyla sulanıyormuş. İçme suyu ise Arçosu denen mevkiden geliyormuş. Evlerde şebeke suyu, elektrik ve telefon gibi hizmetler tamam olup, yazları dinlenmek için İstanbul’lular için ideal bir sayfiye yeri olduğu için yeni evler yapılmaya başlanmış.

 DOLMABAHÇE MEZRASI (Vank) Hakbilir köyünün 6 km yukarı tarafında,Yemişenli Kuz Tepe’sinin eteğindeki düzlüğe kurulmuş 6 hanenin oturduğu güzel ve şirin bir yerleşim yeri. Yazları 2 hane daha geliyormuş mezraya. Tarihi hayli eski olup 1332 de 40 hane otururmuş burada. Daha sonra Kardere (Hüseyin BOZDEMİR ve Süleyman DUMAN) ve Seringözeden (Gülpaşa ERİM) gelip yerleşenler olmuş buraya. Arazilerinin çoğu Köyönü Mevkii dedikleri yerde olup, alt tarafından da Karsor Çayı geçmektedir. Tarihi çeşmesi aynı zamanda ahali tarafından “Ziyaret” olarak da kabül edilip, mum yakılıp, bez bağlanıp başında kurbanlar kesilirmiş adak olarak. Geçimlerini hayvancılık ve tarımla sağlıyorlarmış. 400 küçükbaş ve 8 tane de büyükbaş hayvan varmış şimdi. Eskiden 600 civarında keçileri de varmış, ama daha sonra onu kaldırmışlar. Yayla olarak, köyleriyle beraber ortak kullandıkları Gülen Dağı Çatmalar Yaylasına çıkarlarmış. Hacı Mehmet ERİM’in önderliğinde ve ustalığında, köylü ve devlet işbirliğiyle bir cami yapmışlar. Sulama suyu Kolkıran Dere’sinden geliyormuş ve bunun bir de efsanesi varmış. Susuz olan arazi için keramet sahibi bir köy kızı, elindeki İĞ’in ipliğiyle, normal olarak suyun gelmesi imkansız olan arazi üzerinde çizgiler çizerek “Su buradan akasın demiş! “ ve aynen o çizgiden su gelmiş ve bugün bile hala aynı yerden arazilerine akıyormuş.

Köyün Sınırları: Doğusu; Karataş,Purtepesi ve Karaburun, Batısı; Karaburun Sırt,Sörek Deresi, Sarıtepe, Harap Değirmen ve Sarıburun, Kuzeyi; Gülen Çayı, Başyurt, Gedik, Kör Süleyman Tarlası ve Selme deres

Eski adı ile Pekerici Büzürk ; Hrıstiyanlarla meskun olan ve gerek nüfus,gerekse gelir bakımından gelişme kaydetmiş olan bu köy,1516 da 20 hane,5 mücerred;1530 da 36 hane,28 mücerred;1568 de 98 hane,20 mücerred;1591 de 180 nefer nüfusa sahip idi.Mahsulleri buğday,arpa,darı,şıra,bal,meyve ve bostan ürünlerinden ibaret olup,vergi hasılı 1516 da tahminen 10.000,1530 da 10.345,1568 de 10.280,1591 de ise 27.000 akçe idi. Hakbilir köyü 1975 sayımına göre nüfusu 394 kişi idi.(www.kemahlim.com)

Kaynak: Kemah Kitabı,Bir Derkenar Yılmaz Kurt (Eski Kemah Kaymakamı)

 

Kemah Bozoğlak nahiyesine bağlı dokuz köyden birisi Hakbilir, köyüdür. Bu dokuz köyün istanbul'da 1960 dan sonra kurulan dernekleri bulunmaktadır.Mevcut dernekler ise köyünün sosyal ve ekonomik noksanlarına yardımcı olmaya çalışan memleketini köyünü ve köylüsünü seven insanlarla doludur. istanbul'da yerleşen iş tutan ekmek parasını kazanan her köylü köyünü unutmaz. işte böyle kendi gurbetellerde gönlü sılada olan hemşerilerimiz ve köylülerimiz herkes derneğine maddi ve manevi yardımlarını yapmaktadırlar. Arzetmeye çalıştığım yardımlar dernek kanalıyla köye ulaşmaktadır. Hakbilir köyü yardımlaşma ve kalkındırma derneği olarak her yıl köyümüzün sosyal ihtiyaçlarını tesbit eder yöneticiler olarak yapabildiğimiz kadarını yapmaya çalışmaktayız. Hakbilir köyü derneği olarak köye götürdüğümüz hizmetleri ve götürmek istediğimiz hizmetleri sizlere arzetmeye çalışalım.

1- 1970 senesinde köye bağlanan yol, derneğimizin, Y.S.E.' e yakıt parası verilerek ve personeline yardımcı olunarak yapılmış yolumuz topraktır ve stabilize olmamıştır. Yazın devamlı açık olan yolumuz kışın 5 ay kapalı kalmaktadır.

 2- Camiimize 1968 yılında 40.000.- TL. harcanarak onarılmış, minaresi yapılmış ve çatı kiremitle kaplanmıştır.

3- Derneğimiz okulu için çeşitli kitaplar, haritalar ve diğer yardımlar yapmıştır.

 4- Nahiye merkezi ile telefon hattı bağlanmıştır.

5- Köyümüz önünden çay suyu akmaktadır. Bu çay suyu bahar mevsimlerinde coşar geçit vermez olurdu. çay üzerinde ağaç köprü yıktırılarak Y.S.E.nin yardımlarıyla beton köprü yaptırılarak, arabaların köyün içine kadar gitmesi temin edilmiştir. Dernek yöneticilerin çalışmaları ve üyelerimizin teşfikleri ile köyümüze bu yardımları iletmiş bulunmaktayız. Bunların dışında şu anda derneğimizin 750.000. TL. nin üstünde hazır parası bulunmaktadır. Dernekte çalışan arkadaşların işi zor uğraşıları az değildir. Bundan dolayı dernek kurulandan beri başkanlığa ve dernek yönetim kurulunda emeği geçmiş bütün arkadaşlarıma teşekkürü bir borç bilirim.

 Dernek olarak istanbul'daki çalışmalarımız da derneğimize üye aidatları, teberrular, kurban derileri, kır gezileri geceler, piyangolar açık artırmalar yönüyle kazanç temin edilmiştir. Masraflar çok cüzi tutulmuş harcamaya değil, daima kazanmaya yönelik uğraşmışızdır. Hakbilir köyü 1976 senesinde örnek köy seçilmiştir. Bu örnek köy seçilme sebebi ise boş değildir Çünkü köyümüz iki tarafından akan çayların kesiştiği bir üçgen bölgenin içindedir. Bu yönden şanslı olan köyümüz coğrafi durumu itibariyle geniş bir toprak varlığına verimli ve güneyde, zikri çayına doğdu gülen çayına Kuzeyde gülen ormanları ve batıda ise sırıklı tepesine hudutludur.

 Köyümüze bağlı iki mezra bulunmaktadır. Biri Gemine diğeri Vank'tır. Köyümüzün nüfusu 350 kişidir. Hayvancılık bakımından oldukça elverişlidir. 3.000 koyun 1000 adet sığır, 100 adet at ve katır bulunmaktadır. Meyva ve ürünleri arasında son senelerde gelişen arıcılık oldukça göz doldurucu bir duruma gelmiş senelik üretim takriben 5 tonun üstüne çıkmıştır. Ürünlerin çoğunu arpa, buğday, sebze, meyve, mısır, patates, soğan ve diğer çeşitler teşkil etmektedir. Dere boyları, söğüt, kavak ve selvi ağaçlarıyla doludur. Kavak kerestesi, köyün ihtiyacını karşıladığı gibi dışarıya da satılmaktadır. Odun ve kereste olarak köyümüzün hudutları içinde kalan gülen ormanlarından yararlanılmaktadır .. Av hayvanı olarak keklik, tavşan, geyik vardır. Akar sularımızdan her mevsimin bağılı sularımızda her mevsimin balığı olur sazan ve alabalık avlamak her zaman münkündür. Köyümüzde 2 adet traktör bulunmaktadır. Bunlar köyün hem arazisini sürer ve hem de nakliye işlerini harmanlama ve Potas işlerini yürütürler.

Her dağından ve her deresinden soğuk sular ve gözeler fışkıran her çeşit dutu, pekmezi, balı her çeşit peyniri, çökeleği en güzel tabiat yeşilliğini yetiştiren buna paralel olarak iyi en mert ve dürüst çalışkan insanları yetiştiren bu haşin beldeyi ne kadar yazsak met etsek bitmez ve yetmez. Bülbülü altın kafese koymuşlar vay vatan demiş, biz de canım sevdiğimiz köyümüz diyoruz ve onu unutmuyoruz. Her yaz her bayram orada oluyoruz ve olalım diyoruz. Aslında mecmuada yazım için az yer ayırmışlar yoksa köyümüzün daha ne özellikleri, güzellikleri var ama yazamıyorum. Kısa kesmeye mecbur kalıyorum. inşallah ileride daha geniş imkan bulup yazar ve tanıtırız; Bu mecmuayı çıkarmaya emeği geçen ve yardımcı olan arkadaşlarıma sokma girişimlerine birlik ve beraberlik düşüncelerine memnuniyetle katılıyor başarılar diliyorum. Bu vesile ile bütün hemşerilerime ve köylülerime sağlık, sıhhat ve afiyet dilerken işlerinde cenabı hakk dan başarılar dilerim. At, öküzü, eşşeği sat, Yerine bir traktör al, Toprağı birbirine kat, Ambara bol mahsul at.

Hakbilir Köyü Yardımlaşma ve Kalkındırma Derneği Başkanı CEMALETTiN SÖZEL 1978

Bu haber toplam 2752 defa okunmuştur
YORUMLAR
kurucusu ve ısım hatası
erdal emre
gemıne koyunun kurucusu kazım emre olup hasan elmasın daha sonra geldıgı ve koyumuzde poza kazım adında kımse olmadıgını beyan ederım bunları yazarken ya kemah nufus memur lugundan boyle bır kısı varmı yokmu dıye kayıt larına bak manızı rıca edı yorum saygılarımla
01 Eylül 2015 Salı 13:36
KÖYLERİMİZDEN HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA