• İstanbul11 °C
  • Erzincan5 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Hasan Çakmak, ŞİİR
09 Nisan 2008 Çarşamba 00:00

Hasan Çakmak, ŞİİR

GÜLÜMHey yüreği yufka gülüm!Kıyamam,Yüzüme bakma yağmur yüklü.Gün olur alır başımızı gideriz,Yüreğimiz avucumuzda,Yüzümüz yerde, ardımızdan anamızın duası.Hep susarak konuştuk

GÜLÜM

Hey yüreği yufka gülüm!

Kıyamam,

Yüzüme bakma yağmur yüklü.

Gün olur alır başımızı gideriz,

Yüreğimiz avucumuzda,

Yüzümüz yerde, ardımızdan anamızın duası.

Hep susarak konuştuk ya.

Ne de zor kelimelere dökmek.

Satırlara düşünce

Yitiriverirmiş güzelliğini sevdalar...

Suskunluğumuzu saflığımıza versinler.

Bir Gül’e hasret duyalım

Bir de O’na.

O varsa problem yok,

Gam yok.

Dünyaya hep kıyısından tutunmuştuk,

Geçecekti elbet.

Biz yürüyecektik

Yüreğimiz avucumuzda.

Yüzümüz yerde.

Biz hep susacaktık.

Yüreğimiz konuşacaktı.

Biz susacaktık...

Ya Ahretlik!

Biz hüznü burada

Cenneti ahrette bildik.

Gül yetiştirmek için toprak olurduk,

Ardımıza bakmadan yola koyulurduk.

Ne var? Ne yok? Demeden

Allah var, problem yok derdik.

Beni de duana kat gülüm.

Buğulu bakışınla giderken nem bırakarak

Beni de duana kat.

Hey yüreği yufka gülüm!

Varlığımız arttı ya

Mutluluğumuz azaldı.

Fiyatlar arttı da değerler tüketildi.

Yaşantımıza çok şey kattık ama

Hayat katamadık

Tiyatroya gittik de

Komşumuza gidemedik.

Şimdiki zamandan sıkıntımız bu olsa gerek.

Her şeye rağmen gülüm

Şerefle bitirilmesi gereken

En zor görev hayattır.

Sen yine gülümse gülüm,

Bütün mahzuluğunla,

Ve samimi duruşunla

Beni de duana kat gülüm.

Gidişin boynumun büküklüğüdür.

Garipliğimiz,

Mutluların garipliği olsun.

Sen yine mahzun, çekingen gülüşünle,

Al götür beni…

Gözlerimiz ufukta

Yüreğimiz avucumuzda

Yüzümüz yerde

Beni de duana kat gülüm.

 

Hasan ÇAKMAK         

2008 Erzincan             

 


 GELİŞİN MÜJDE OLACAK

 

 -Seni özledik-

 

“Önce insan” derdin,

 

Değer verir, gülümserdin.

 

Bakışların anlatırdı insanlığı

 

İnsanlara.

 

Adam gibi konuşurdun çocuklarla…

 

Başları okşansın diye yollarını beklerdi yetimler.

 

Dertlilerin derdiyle

 

Seherlerde ağladığın

 

Belliydi gözlerinin önünden.

 

Dünyaya hep kenarından tutunurdun.

 

Faniydi, gelip geçerdi gölge gibi.

 

Ötelere vurgundun.

 

Kederli gülüşün çıkıyor karşımıza

 

Her gün uğradığın çay ocağında.

 

Sen iyiydin, biz nasıldık?

 

Gariptin…

 

Yorgunluğunu taşırdın yüreğinde

 

Gariplerin.

 

Ve bayramlarda

 

Çalınmayan kapıları çalardın.

 

“Dua almış” derdi seni tanıyanlar.

 

Müstesnaydın.

 

Ümit verirdi dillerin,

 

Heyecan taşırdı gözlerin yüreğimize.

 

Ve bereket doluydu ellerin.

 

Gelirdin paçalarında çamur lekeleri

 

Yolu toprak mahalleden geçtiğini anlardık.

 

Gidişinle yalnız kaldık.

 

Nasıl unuturuz  seni?

 

Fakir yaşlıların yüklerini taşırken

 

Cebindekileri de katıp geri verdiğini…

 

 

Hasan ÇAKMAK 

2012                     

Bu haber toplam 2942 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA