• İstanbul14 °C
  • Erzincan2 °C

Nidayi Sevim / www.kemahlilar.com

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nidayi Sevim / www.kemahlilar.com

İstanbul semalarında ilk ezan sesi...

08 Mart 2014 Cumartesi 18:59
dsc02821.jpg
 
İstanbul semalarına ilk ezan sesi bu camiden yükseldi…
 
Beyoğlu, Perşembe Pazarı'nda bitişik nizam betonarme binaların arasına gizlenmiş bir huzur vahasıdır Arap Camii… Hicri 95 Miladi 717 yılında yaptırılmıştır. Banisi, Emeviler döneminde İstanbul’u fethetmek için gelen sahabe evlatlarından müteşekkil İslam Orduları komutanı Mesleme Bin Abdülmelik Hazretleridir. Hazreti Peygamber Efendimizin müjdesine mazhar olabilmek için sefer düzenleyen ordu bu amacına ulaşamamış olsa da Bizans semalarında ilk Ezan-ı Muhammedi sesinin yükseldiği bir Camii yaptırmaya muvaffak olmuştur. İslam Ordularının Arabistan’dan gelmiş olmalarına nispetle cami ismi Arap Camii olarak anılmıştır. İspanya’daki Benî Ahmer-Benî Nasr İslâm Devleti’nin 1492’de sona ermesi üzerine, oradan göç eden Müslümanların bu cami çevresine iskân edilmeleri ve Suriye’deki ve bilhassa Şam’daki Emeviyye (Ümeyye) Camii minarelerine çok benzemesi de caminin bu adla anılmasının diğer sebepleri arasında gösteriliyor. Ayrıca Galata Muhitinin en büyük camii olduğu içinde “Büyük Cami” anlamında “Camii Ekber” namı ile de kayıtlara geçmiştir.
 
Hazreti Ebu Eyyûb el-Ensari'nin katıldığı kuşatmadan 50 yıl sonra üçüncü kuşatmayı İslam ordularının ünlü komutanı Mesleme bin Abdülmelik yaptı. Ordu, M. 717’de karadan ve denizden Bizans’ı kuşatmış, muhasara bir yıl kadar devam etmişti. Bizans alınamamıştı fakat Galata zapt edilmişti. Komutan Mesleme Bin Abdülmelik Hazretleri ve İmparator Leon arasında varılan bir anlaşma sonucu buraya bir camii inşaa edilmiş ve ibadete açılmıştır. 7 yıl kadar İstanbul’da kalmış olan İslam Orduları ibadetini burada yapmıştır. Emevi Halifesi Ömer bin Abdülaziz Şam'daki isyanlar nedeniyle Mesleme bin Abdülmelik'i geri çağırınca, İstanbul kuşatması kaldırıldı. 800 yılına kadar cami olarak kalan bu tarihi yapıyı, Galata bölgesine yerleşen Cenevizliler kiliseye çevirdiler. Günümüzde minare olarak kullanılan kuleyi de ilave ettiler. Caminin kıble yönündeki birkaç küçük detay dönemin mimari izlerini yansıtmaktadır.
 
Fetihten sonra bizzat Fâtih Sultan Mehmed vakfı olarak 1475’e doğru tekrar asli hüviyetine kavuşmuştur. Tarihi yapı Camiye çevrilerek öndeki mihrap ve minber ilave edilmiş Osmanlı kayıtlarında yine Arap Camii ismini almıştır. Cami III. Mehmed 1595–1603 zamanında tamir edilmiş ve XVII. yüzyıl sonlarında çevresini saran evler yıktırılmıştır. Azapkapı’da güzel bir sebil-çeşme ile 1956’da yıktırılan bir sıbyan mektebi vakfeden II. Mustafa’nın zevcesi ve I. Mahmud’un annesi Sâliha Sultan Arap Camii’ni hem tamir ettirerek genişletmiş, hem de 1734-35’te Camii‘nin avlusunu  çevirerek sokağa açılan cümle kapısını ve şadırvanı yaptırmıştır. Camiye hünkâr mahfili de ilave edilerek “Selâtin Cami” haline getirilmiştir. 1807’de bir yangın geçirmişse de hemen tamir edilmiştir. 1868 tarihindeki Camii tamiratında Sultan II. Mahmud’un kızı Âdile Sultan, kocası Mehmed Ali Paşa ile birlikte avlunun altına bir sarnıçla bugün görülen şadırvanı yaptırmıştır. 1913–1919 yıllarında Giritli Hasan Bey idaresinde büyük ölçüde tamirine girişilerek çatısı kaldırılmış, avlu tarafındaki duvarı indirilip daha ileri alınmış, yeni bir son cemaat yeri yapılmış, içerideki mahfiller ahşap direkler üzerine yeniden inşa edilmiştir. Bu arada döşemenin altında bulunan XIV-XV. yüzyıllara ait yüzden fazla İtalyan mezar taşı Arkeoloji Müzesi’ne kaldırılmıştır.
 
Mihrabın solundaki küçük oda Komutan Mesleme Bin Abdülmelik Hazretlerinin çilehanesidir. Bu küçük odacıkta eskiden Kutsal Emanetler saklanırmış. Fakat güvenlik gerekçesiyle artık bu küçük odada saklanamıyor. Avludaki mezar ise onun sadık rüyalarla tespit edilmiş makamıdır. Fatih Sultan Mehmet tarafından ihdas edilmiştir. Zira aynı zatın Şam’da bir türbesi  bulunmaktadır. Camiyi üç kat halinde 70 pencere aydınlatır. Ahşap ve süslemeli tavan dört duvar ve 22 ağaç sütun üzerine oturtulmuştur. 8 mermer sütuna oturan barok usulünde bir mahfili vardır. Kürsü ise Azapkapı’daki Sokullu Mehmet paşa camiinden getirilmiştir. Mihrabı ve Minberi mermerden yapılmıştır. Cami’nin duvarları kesme taş ve tuğla karışımıdır. Ahşap çatısı kiremit örtülüdür. Camii dikdörtgen planlıdır. 102 merdivenle çıkılan, dikdörtgen şeklindeki minarenin altından cami avlusuna girilen tonoz halinde bir geçit vardır. Camiinin iç tarafında kıbleye göre sağ duvarına monte edilmiş mermer bir kitabe bulunmaktadır. Divan-ı Hümayun kâtiplerinden Hacı Emin Efendi tarafından 1807 de mermer taşa kazınıp duvara yerleştirilen bu manzum kitabe 36 beyitten ibarettir ve caminin tarihçesini içermektedir.
 
Ayrıca avluda 1950’li yılardan beri hizmetine devam eden yatılı Kur’an kursu tedrisatına devam ederek hafızlık müessesesini  yaşatmaktadır. Mekân hayırsever iş adamlarımızın katkısı ile garip gurebaya yönelik ikramları ile de ünlüdür. Diğer selâtin camilerimiz kadar çok bilinmemesine rağmen hatırı sayılır miktarda yerli ve yabancı ziyaretçisi vardır. Yoğun ticari faaliyetin yaşandığı bölgedeki bu emsalsiz tarihi yapı insanımıza hiç olmazsa vakit namazlarında derin bir nefes aldırıyor. Arap Camii,  2012 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından kapsamlı bir şekilde onarım gördü. Fakat ne yazık ki 2009 yılında caminin güney cephesinde tespit ettiğim 3 adet sadaka taşından bir tanesi bu onarımdan nasibini aldı ve beton altında kaldı. Kocamustafapaşa Yokuşçeşme Sokak'ta bulunan 19. yüzyıla ait Elhac Ahmet Paşa Sıbyan Mektebi önünde; Karaköy, Kemankeş Kara Mustafa Paşa Cami önünde ve Süleymaniye Cami bahçesinde bulunan sadaka taşları da aynı akıbete uğradı. Maalesef tarihi yapıların restorasyonu esnasında gerekli hassasiyet gösterilmiyor. Sanırım yapıların restorasyonundan önce kültür, medeniyet ve zihin restorasyonuna ihtiyacımız var bizim…
 
Not:Bu yazımız dunyabizim.com sitesinde de yayımlanmıştır...

 

 

 

Bu yazı toplam 1346 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA