• İstanbul13 °C
  • Erzincan-6 °C

Nidayi Sevim / www.kemahlilar.com

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Nidayi Sevim / www.kemahlilar.com

Kahramanmaraş Kitap Fuarı İzlenimleri

21 Kasım 2017 Salı 13:39

fuar.jpg

Kahramanmaraş Kitap Fuarı İzlenimleri
Kahramanmaraş, İstiklal Madalyası’na sahip müstesna bir şehrimiz. Her ne kadar yeni nesil dondurmasıyla tanısa da biz onu Sütçü İmam gibi kahramanlarıyla, kültür ve medeniyet tarihimize kazandırdığı kıymetli evlatlarıyla bilir ve tanırız. Zira yakın tarihimizde birbirinden kıymetli şair, yazar, tarihçi ve fikir adamı bu mümbit topraklarda yetişmiştir. Mükrimin Halil YinançNecip Fazıl KısakürekBahattin KarakoçAbdürrahim KarakoçErdem BeyazıtRasim ÖzdenörenNuri PakdilCahit Zarifoğlu ve Âşık Mahzuni Şerif bu münevverlerimizden bazılarıdır. “Kahramanmaraş’a ekleyebilecek hiçbir şerefim yok, fakat Maraşlı olmaktan gelen bir şeref taşıyorum. Bu şerefi içimde rastgele bir duygu değil, sistemli bir gurur halinde besledim.” diyen Sultanü'ş Şuârâ Necip Fazıl Kısakürek, Kahramanmaraş’ı “harikalar vatanı” olarak tarif eder. Üstad Sezai Karakoç ise, “Maraş, çocuk yüreğimin ateş aldığı yerdir.” der. Bu güzide şehir için şimdiye kadar çok şey yazılmış çizilmiş. Biz bunların üzerine ne konuşsak, ne yazsak havada kalır diye düşünüyoruz.
Bilindiği üzere 13-22 Ekim tarihlerinde Kahramanmaraş'ta “Uluslararası 4. Kitap ve Kültür Fuarı” gerçekleşti. 14-15 Ekim tarihlerinde biz de Akıl Fikir Yayınları standında okurlarımızla buluştuk. Sadece okurlarımızla mı? Elbette değil. Pek çok yazar-yayınca dostumuzla bir araya geldik ve sohbet etme imkânı bulduk. Yusuf Dursunİhsan Süreyya SırmaSadık YalsızuçanlarMehmet Ali BulutGençosman DenizciNejla SakaryaMehmet Atilla Maraşİnci Okumuş ve Gaziantep Üniversitesi'nden Mehmet Sabri Genç merhabalaştığımız isimlerden bazıları. İstanbul'da bunca yıl karşılaşamadığımız üstatlarımızla da fuar vesilesiyle tanışıp sohbet edebilme imkânımız oldu. Yıllarca makalelerinden, kitaplarından faydalandığımız kültür tarihçisi üstad Mustafa Özdamar bunlardan sadece bir tanesi.
250'ye yakın yazar ve onlarca yayınevini ağırlamak
Evet, bazılarının zannettiği gibi fuarlar sadece kitap satışı için düzenlenmiş organizasyonlar değildir. Pek çok sektörün fuarı belki bu manada değerlendirilebilir. Lakin kitap, kültür, sanat ve edebiyat bir meta olarak değerlendirilmemelidir. Maalesef artık öyle değerlendirilmeye başlandı. Yakında bu alan da diğerleri gibi tamamen kapitalist tarzı bir sanayi-endüstri haline gelecek. Tabiî ki o zaman kitaplar gibi yazarlar, sanatçılar da alınıp satılacak. Üzülerek bunun tezahürlerine şahid olmaktayız ve ciddi bir sorun olarak telakki diyoruz.
Fuar vesilesiyle Kahramanmaraş’ta yaşayıp, burada eser veren birbirinden kıymetli şair ve yazar dostlarımızla da yüz yüze görüşme imkânı bulduk. Hüseyin Gök, Mehmet MortaşMehmet GemciOzan Cuma Taşdemir ve Metin Acıpayam kardeşimiz Kahramanmaraş’ta bulunduğumuz süre içerisinde bizleri bir an olsun yalnız bırakmadılar. Burada evimizde hissettik kendimizi. Var olsunlar. Misafirperverliklerinden dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum. Sadece bizleri mi ağırladılar? Elbette hayır. Neredeyse fuara katılan bütün yazar ve yayınevleriyle yakından ilgilendiler. Metin Acıpayam bu güzel anları bir yandan kaydediyor bir yandan da sosyal medyadan paylaşıyordu. Fuar sonrası bu izlenimlerini Mürekkep isimli dergide yayımladı. Enerji ve azmi hiç tükenmesin inşallah.
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi de organizasyon performansı ile takdir ve teşekkürü hak ediyor. Dört başı mamur bir organizasyon gerçekleştirdi. Belediye personeli büyük bir özveriyle ulaşım, konaklama ve transfer hizmetlerini aksatmadan yürüttü. Hakikaten 250'ye yakın yazar ve onlarca yayınevini ciddi problemle karşılaşmadan misafir etmek, ağırlamak öyle kolay bir iş değil. Umarız bu hizmetler diğer belediyelere de örnek olur.
Fuarlar tanıtım, istişare ve iletişim mecrası olarak değerlendirilmeli
Bu arada fuarda gözlemlediğim bir iki hususu ifade etmekte yarar görüyorum. Okuyucuların kahir ekseriyeti kitap fiyatlarının pahalılığından yakınıyor. Hatta bu durum biz oradayken belediye başkanına iletildi. Başkan, yayınevleriyle mini bir toplantı gerçekleştirerek mümkünse fiyatların makul seviyede tutulmasını rica etti. Haksız da sayılmaz. Halkın bütçesiyle bir organizasyon yapıyorsunuz ve tabii olarak onların da bir beklentisi olacak. Bu beklenti karşılanmadığında bilinçli halk bunun hesabını sorar, sormalı da. Yayınevlerinin bu talebi karşıladıklarını pek zannetmiyorum. Çünkü bu anlık bir mesele değildir. Fiyat belirlenmiş, etiketleme yapılmış vb… Merkezle irtibat kurmadan orada stantta görevli personel bir işlem yapamaz. Bunların daha fuara gitmeden hesap edilmesi ve ona göre bir karara bağlanması lazım. Özetle okuyucu kitapların pahalılığından muzdarip. Fuarların satıştan daha ziyade tanıtım, istişare ve iletişim mecrası olarak değerlendirilmesi gerekir. Bunun yayınevleri tarafından da dikkate alınacağına inanıyoruz.
Dikkatimi çeken diğer bir konu ise ödeme şekli. Standa gelen her iki kişiden biri kredi kartı ile ödeme yapmak istiyor. Bunun sebebini sonradan öğrendim. Memurlar daha avanslarını alamadığından ödeme güçlüğü çekiyormuş. Demek ki fuar zamanlarını da inceden inceye düşünmek lazımmış. Burada vazife belediyeye düşüyor. Ödeme günlerini takip edip fuar zamanını ona göre belirlemelidirler. Böyle olmadığı zaman her iki taraf da fuardan istediği faydayı tam olarak sağlayamıyor.
Bu fuara has olmayan bir konu daha var ve üzerinde düşünmekte fayda görüyoruz. Yayınevleri genellikle ünlü yazarlarını, belediyeler ise etkinlik için popüler isimleri fuarlara davet ediyor. Burada bize göre ciddi sıkıntı var. Bir kısır döngü içerisinde yuvarlanıp gidiyoruz. Oysa yeni kitabı yayımlanmış yazarların, genç kalemlerin de buralarda yer alması gerekmez mi? Şayet bunlara fırsat verilmezse yollarına nasıl devam edecekler. Arkadan gelenlerin önlerini açmak için ara sıra öndekilerin kenara çekilmesinde fayda görüyoruz. Yayınevleri ve münevverlerimiz bu fedakârlığı yaparak büyüklüklerini ispat etmeli.
Gelen misafirlere hiç olmazsa bir iki yer gezdirilmeli
Fuarlarda akla hayale gelmeyecek ilginç gelişmelere de zaman zaman şahid oluyoruz. Otuz yıl önce Aydın-Yenipazar'da ilçe jandarma bölük komutanım, aynı zamanda Kahramanmaraşlı olan Şeref Güçkıran beyefendinin standımızı ziyaret etmesi hayatımda unutmayacağım anlardan biridir. Hayırlı, huzurlu ve bereketli ömürler diliyorum. Fuarda olduğumu duyunca hemen kalkıp gelmiş. Var olsun. Eski günleri yâd ederek hasret giderdik, kucaklaştık, uzun uzun sohbet ettik. Kütüphanesinde 4000 kitap olan (bizim 7 kitabımız dâhil) Yasin Küçükçolak kardeşimizin, sağlık durumunun elverişsiz olmasına rağmen sırf bizi görmek için zor şartlar altında fuarda bizi karşılaması da aklımdan hiç çıkmayacak anlardandır. Rabbim sıhhat ve afiyetler versin.
Belediye transferlerimizi yapmasına rağmen şehri yakından tanımak, Kahramanmaraşlı kardeşlerimizle hasbıhal edebilmek için bir akıllı bilet aldım ve fuar-otel arası gidiş gelişlerimde otobüsü tercih ettim. Bu minvalde şehir meydanında, gece ve gündüz kısa yürüyüşlere çıktım. Ufak tefek alışverişler yaptım. Pul biber, salça, tarhana, ceviz ve üzüm pekmezi yöreye has gıda ürünlerindendir. Ancak Kahramanmaraş'ın ünlü, tarihi ve kültürel hiç bir yerini göremedim. Kısmet olmadı. Ayrıca bunun için hem vakit hem de mihmandar lazımdı. Bu tür organizasyonlarda eksik kalan hususlardan biri de kanaatimce budur. Gelen misafirlere hiç olmazsa bir iki yer gezdirilmeli. Hem misafir açısından hem de şehir tanıtımı açısından önemli olduğunu düşünüyorum.
Kahramanmaraş hakkında gönül isterdi ki daha fazla yazalım. Ancak şimdilik bu kadarla yetiniyoruz. Umarız bir sefer daha gitmek nasip olur da o zaman Kahramanmaraş’ımızı geniş bir şekilde ele alırız.
Not: Bu yazımız www.dunyabizim.com sitesinde de yayımlanmıştır.
 
Bu yazı toplam 59 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA