• İstanbul31 °C
  • Erzincan33 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KEMAH İLÇESİ FOLKLORÜ
00 0000 Salı 00:00

KEMAH İLÇESİ FOLKLORÜ

KEMAH İLÇESİNİN FOLKLÖRÜ Bu ilçemiz de Kemaliye ilçesi gibi tabiatın bütün güzelliklerini bir arada yarattığı diyardır. Ama ne var ki insanlarım kendisine bağlıyacak yeteri kadar

KEMAH İLÇESİNİN FOLKLÖRÜ

 

Bu ilçemiz de Kemaliye ilçesi gibi tabiatın bütün güzelliklerini bir arada yarattığı diyardır. Ama ne var ki insanlarım kendisine bağlıyacak yeteri kadar kültür arazisine sahip olmayan ve hiçbir sanayi kuruluşu da bulunmayan Kemahlı geçimini temin etmek için diyar diyar dolaşmaktadır.

İşte bu gidişler geride kalmış hüzün dolu insanları aşka getirmiş, bazen söylemiş gülmüş, bazen söylemiş ağlamış, bazen gökten uçan kuşlardan yardım istemiş durmuş ve böylece Kemah folklorunun bünyesini meydana getirmişlerdir.

Aşağıda sunacağımız örneklerin hemen hemen hepsi gurbet ve ayrılığı terennüm eden şarkı, türkü, maniler olduğunu göreceğiz.

Bu insanlar niçin gurbete çıkıyorlar, niçin geride bir sürü sevgiliyi kederli ve acı günlere bırakıyorlar? .. İşte bu üzerinde durulacak konulardan biridir. Acaba ne yapılmalıdır ki bu göçler, bu gurbetçilik durdurulsun?

Kesin olarak şunu ifade edebiliriz ki, hiç kimse mecbur kalmadıkça vatan olarak bildiği memleketi terk ederek başka yerlere hem de yalnız başına çalışmak için gitmez. Bunu bu yerlere gitmeğe zorlayan etkenler vardır. İşte bu etkenler Kemah'ta, Kemaliye'de ve diğer ilçelerimizde halkın geçimini temin edecek ne yeterli kültür arazisi vardır, ne de çalışacak sanayi tesisi. Bunun içindir ki terki diyar ederek gurbete çıkar ve işte böyle acıklı, ağlamaklı türküleri de geride bıraktığı sevgilileri tarafından söylenerek kendisini teselliye çalışacaktır.

 

Kemah türkülerinden örnekler:

 

Erzincan'dan Kemah'tan

Yar gelir oynamaktan,

Yar kolların yorulmuş

Tef çalıp oynamaktan.

 

diyerek devam eden türkü aynı zamanda çok hareketli bir oyun havasıdır.

 

Yine Kemah'a ait Sivink oyun havası:

Yalnız ahenk li bir halay için çalınıp okunur. Her çeşit enstrümanla çalındığı gibi özellikle davul-zurna ile çalınır. Sesi gür bir veya birkaç kişi mısra mısra okur. Bundan sonra çalgı susar ve halayda bulunan bütün oyuncular bu oyunda uygulanması gerekli figür ile aynı mısralar tekrar ederler.

 

Sivingin ucunda taş ben olaydım

göz üstüne kaş ben olaydım.

Yalnız yatana eş ben olaydım.

 

Gel hanım, gel canım, gel gidek bize

Açılmış güllerin der gidek bize.

 

Sivingin ucunda ne salınırsın,

El etmem, göz etmem ne alınırsın?

Sen benim gözüme hoş görünürsün,

 

Gel hanım, gel canım gel gidek bize

Açılmış güllerin der gidek bize.

 

Sivingin ucunda bir burma diken Yolla,

yar yolla ki yeleğin dikem

Sen yelek,ben yelek yeleği nidem.

 

Gel hanım, gel canım gel gidek bize

Açılmış güllerin der gidek bize.

 

Sivingin ucunda eli böğründe

Şükür yari gördüm bugün de.

 

Gel hanım, gel canım gel gidek bize

Açılmış güııerin der gidek bize.

 

Üç ayak oyunu: Bu oyun da Kemah ilçesine ait bir oyun olup, beş-altı oyuncu tarafından halay şeklinde oynanır. Aşağıda iki mısraını sunduğumuz türkü eşliğinde de oynanır:

 

Kaleden kaleye şahin ııçurdum

 Ah ile vah ile ömrüm geçirdim.

 

Melikşerif düzünü: Bu oyun yukarda yazılan oyunlara göre çok daha hareketli bir oyundur. Aşağıda güftesini verdiğimiz türkü eşliğinde oynanır:

 

Melikşeref düzünü

Çiçek açmış yüzünü

Gidek gelin getirek

 ıshak beyin kızını.

Oy yandım yandırdın gelin

Aç koyununu dondum gelin.

 

İshak Karakuş oldu

Aldı dereye daldı,

Ağlama İsmet bacı

Çeyizim sana kaldı.

Oy yandım yandırdın gelin

Aç koyununu dondum gelin.

 

 

Çıkrık

Çıkrıgın Urganıyam

Yar üstünün yorganıyam

Anam babam büyütmüş

EI oğlu (El kızı) kurbanıyam.

 

Nanay nanay naz hanım

Çık ayvanda gez hanını,

Ağır konak gelmişem,

Şeker. şerbet ez hamm.

 

Bu çıkrık aıa çıkrık

Başıma bela. çıkrık,

Koymaz ki yare gidem

Ellere kala çıkrık.

 

Nanay nanay naz hanım

Çık ayvanda gez hanım,

Ağır konak gelmişem

Şeker şerbet ez hanım.

 

Çıkrık altı kakmaIı

Bu güzele bakmalı,

Bu güzün de gelmezse

Ortalığı yıkmalı.

 

Nan-ay nanay naz hanım

Çık ayvanda gez hanım,

Ağır konak gelmişem

Şeker şerbet ez hanım.

 

Bulgur türküsü: Bu türkü, eskiden el değirmenleri ile bulgur çekildiği zaman kadın tarafından okunan bir türküdür. Çoğunlukla koro halinde okunur.

 

Değirmeni çekek ne ola

Çekek ki buIgur ola,

Dua edin bacılar

Düğün buIguru ola.

 

Değirmenim dönergendir

 

Ellere güneş çalmış

Bize buIut nedendir?

 

Değirmende döner taşım

 

Değirmende döner taşım

Ne belalı benim başım,

Sevda değil bu bir hışım.

 

Uy aman aman

Yar aman aman hey.

 

Değirmenden fener aldım

Ben o yare neler aldım.

Uy aman aman

Yar aman aman hey ...

 

Değirmenin bendiyim

Ben o yarin dengiyim.

Uy aman aman

Yar aman aman hey ...

 

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Kemah bir gurbetçi beldesidir. İşte aşağıda güftesini yazdığımız türkü de bunlardan biri. Gurbete gidip uzun yıllar dönmeyen erkeği için sılada sevgilisi tarafından yakılan bir türküdür.

 

Aşağıdan gelir benim şişmanım

Ne çok imiş senlen benim düşmanım,

Bilse idim düşmanım çok imiş,

Ben de seni sevdiğime pişmanım.

İstanbuI'a giden olsa gelirim

Bey ağama kahvecilik ederim,

Eğer beni kahvesine almazsa

Ahırda atını tımar ederim.

Has bahçeye ince evlek çekerim

Ortasına mor menekşe dikerim,

Yedi yılda. ondört bayram geçirdim

Bunca yıldır hasretini çekerim,

 

Kemah'ın Düzü: Bu türkü bir iftira üzerine Fırat (Karasu) 'da intihar eden bir çocuk için yakılmıştır. Anne, baba ve çocuğun deyişlerinden derlenmiş bir türküdür.

 

Çocuk:

Kemah düzü kuzulu

Alnım kara yazılı

Başıma geçen haller

Bankonotta yazılı.

 

Baba:

Kemah düzünde meşe

Gün aşa gölge düşe

Kör olası muallim

Dermansız derde düşe.

 

Anne:

Kemah'da oturursun dört yana tel vurursun

Fırat sen ne zalimsin, yavrumu götürürsün.

Mektepleri döşeli, baştan başa döşeli

Ne güldüm ne söyledim, yavrum suya düşeli.

Çocuk:

Kemah boğazı kara, ağlarım yana yana,

Perçemime kan doldu, tarak getir de tara.

 

Anne:

Fırat suyu buIanık, ağlarım yanık yanık,

Yavrum suya gideli, el uyur ben uyanık.

 

 Kaynak:Erzincan İl Yıllığı ,1967

 

Bu haber toplam 2687 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
KÖYLERİMİZDEN HABERLER
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA