• İstanbul13 °C
  • Erzincan6 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kemah Kazı Çalışmalarındaki İlginç Bulgular Devam Ediyor
20 Kasım 2012 Salı 00:00

Kemah Kazı Çalışmalarındaki İlginç Bulgular Devam Ediyor

 Kemah ilçesinde bulunan Mengücekliler dönemine ait Kemah Kalesi’ndeki Saraylı Hamam’da yapılan kazılarda, bir bohça içinde 15 ve 16’ncı yüzyıla ait el yazması Kur’an-ı Kerimler

 

Kemah ilçesinde bulunan Mengücekliler dönemine ait Kemah Kalesi’ndeki Saraylı Hamam’da yapılan kazılarda, bir bohça içinde 15 ve 16’ncı yüzyıla ait el yazması Kur’an-ı Kerimler bulundu.

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Yurttaş ile ekibi Kemah İlçesi’nde yaptıkları kazıda, kapakları olmayan bölümler halinde 600 yıllık Kuran-ı Kerimler buldu.



Kemah Kalesi’ndeki Saraylı Hamam içinde kazı yapan Prof.Dr.Haldun Özkan, “Saraylı Hamam’da yaptığımız kazıda, bir bohça içerisinde 15 ve 16’ncı yüzyıla ait el yazması Kur’an-ı Kerimler ve 1916 tarihli bir bahriyelinin yazdığı mektup bulduk. Bu eserlerin o yıldan sonra buraya gömüldüğünü kabul edebiliriz” dedi.



Sanat Tarihi Bölüm Başkanı Prof.Dr. Hüseyin Yurttaş, kazılara 2011 yılında başladıklarını ve çok sayıda yazma eser bulduklarını ama birçoğunun küflenip, özelliğini kaybettiğini söyledi. İlahiyat Fakültesi’nden, hat sanatında uzman olan profesörlerle birlikte eserlerin tasnif ve değerlendirilmesinin yapıldığını belirten Prof. Dr.Hüseyin Yurttaş, “Bulunan Kuran-ı Kerim’lerden biri 37 varak. Bu eser İstanbul’daki meşhur hattatlardan Ahmet Karahisari’nin ekolüne bağlı olarak değerlendirildi. Ahmet Karahisari 15’inci Yüzyılda doğmuş, 16’ncı Yüzyılda Kanuni Sultan Süleyman döneminde de yaşamış ünlü bir hattat.



Süleymaniye Camii’nin kubbe yazısını yazmış. Kanuni Sultan Süleyman’ın isteği üzerine Kuran-ı Kerim yazan ve bugün Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından basımı gerçekleştirilen ona benzer bir yazma eser elimize geçmiş oldu. Sayı olarak hiçbir Kuran elimize tam olarak geçmedi. Son kısımlarında tarih ve hattat ismi olur. Ama tahrip olduğu için bunarı tespit edemedik. Gerçekten sanat değeri açısından son derece önemli olan buluntular. Büyük bir ihtimalle 20’nci Yüzyılda oraya gömülmüş” dedi.
 
 
Bu haber toplam 1861 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA