• İstanbul23 °C
  • Erzincan15 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KEMAH SANCAĞI’NIN DİYARBEKİR BEYLERBEYİLİĞİ’NE TÂBİYETİ
13 Ocak 2008 Pazar 00:00

KEMAH SANCAĞI’NIN DİYARBEKİR BEYLERBEYİLİĞİ’NE TÂBİYETİ

 KEMAH SANCAĞI’NIN DİYARBEKİR BEYLERBEYİLİĞİ’NE TÂBİYETİ             Kemah Sancağı birtakım kronoloji ve eserlerde, belirli

 

KEMAH SANCAĞI’NIN DİYARBEKİR BEYLERBEYİLİĞİ’NE TÂBİYETİ

 

            Kemah Sancağı birtakım kronoloji ve eserlerde, belirli bir tarih aralığında Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne bağlı olarak gösterilmektedir. Böyle bir tâbiyet ilişkisinin tarihi kayıtlarla mutabakatı ve lüzumu halinde tashihi elzemdir.

Bilindiği üzere Kemah, fethi, selâtîn-i izâmdan kimesneye müyesser olmamış kalesi önüne bizzat gelerek, Bıyıklı Mehmed Paşa’nın muhasara hâlindeki ordusuna destek veren Yavuz Sultan Selim zamanında Osmanlı topraklarına katılmıştır.

Kemah kalesini fetheden Mîr-i âhûr-i evvel Bıyıklı Mehmed Paşa’nın adına ilk defa, o olduğu sanılan Mehmed adlı kişinin 1512’de Sivas’ın Göksu kenarında Nur Ali komutasında ki Kızılbaşlarla yaptığı savaşta rastlanır.(1)Bıyıklı Mehmed Paşa’nın tarih sahnesine faal bir şahsiyet olarak çıkışı ancak Yavuz Selim’in Çaldıran Seferi ile olmuştur. Şah İsmail’i Çaldıran’da mağlup edip geriye dönen Selim ve ordusu, dönüş yolunda Bayburt’un, Kiğı kalesi ile birlikte Emîr-i âhûr Bıyıklı Mehmed Paşa tarafından fethedildiği haberini alır. Ardından kışı geçirmek için Amasya’ya çekilen I. Selim, Kemah kalesinin de fetih emrini yine Bıyıklı Mehmed Paşa’ya vermiş ve kendisinin de katıldığı bir muharebeyle kale nihayet fetholunmuştur.

Sancak haline getirilerek Karaçin-oğlu Ahmed Bey’in idaresine verilen Kemah, 23 Ekim 1514’de Baş-mirâhur Bıyıklı Mehmed Bey’e bağlanan Erzincan-Bayburd Beylerbeyiliği’ne tâbi oldu. Erzincan-Bayburd Beylerbeyisi olarak Diyarbekir bölgesinin fethine memûr edilen Bıyıklı Mehmed Paşa, bu fethi de gerçekleştirerek 4 Kasım 1515’de Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne tayin edildi.

Diyarbekir Beylerbeyiliği’nin ilk idari taksimatını gösterir üzerinde tarih olmayan bir defter, Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’nde D. 9772 numara ile kayıtlıdır.(2) Defterin vilâyet-i Diyârbekir başlığını taşıyan kısmında (4a-5a) şu malûmat yer alır:

 

Livâ-i Kara Hâmid, Beylerbeyi Mehmed tasarrufunda,

Livâ-i Kemâh, Karaçin-oğlu Ahmed Bey tasarrufunda, hâsıl: 400.000,

Livâ-i İspîr, mahlûl,

Livâ-i Bayburd, mahlûl,

Defterde bu şekilde 37 sancak kayıtlıdır. Görüldüğü üzere Kemah Sancağı bu defterde Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne tâbi olarak gösterilmektedir. Bu tip defterlerden yine Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’nde D. 5246 numaralı, muhtemelen 1526 tarihli bir defter daha bulunmaktadır. Defterin evliye-i vilâyet-i Diyârbekir başlığı altındaki listede, ilk idâri taksimatı gösterir listeden farklı olarak Kemah, İspir ve Bayburd isimleri zikr edilmemiştir.

Diyarbekir Beylerbeyiliği’nin 1518 yılında tamamlanmış olan 64 numaralı ilk Mufassal Tahrir Defteri’nde de ismi zikredilen 12 sancak arasında Kemah ismi bulunmamaktadır.(3)Keza 1523 tarihli ve 998 numaralı İcmâl Tahrir Defteri’nde de 15 sancak ismi verilmekte, ancak yine Kemah adına rastlanılmamaktadır.(4) Görüldüğü üzere D. 9772 numaralı defter haricinde, Kemah’ı Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne tâbi olarak gösteren başka bir kayıt bulunmamaktadır.

İsmet Miroğlu, Kemah’a dair en yetkin tarihi çalışma hüviyetindeki eseri Kemah Sancağı ve Erzincan Kazası’nda bu duruma şöyle işaret etmektedir: “Erzincan-Bayburd Beylerbeyiliği’ne tâbi sancakların, bu Beylerbeyiliğin Kanûnî Sultan Süleyman’ın ilk yıllarında lağvedilerek Erzurum Beylerbeyiliği hâline gelişine kadar geçen devrede, bazan Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne bazan da eskiden olduğu gibi Rum (Rum-ı hâdis) Beylerbeyiliği’ne bağlandığı anlaşılmaktadır. Nitekim Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’nde D. 9772 numara ile kayıtlı olup, Osmanlı idârî taksimâtını gösteren 1517 tarihli bir defterde, Kemah, Bayburd, Kiğı, Çemişkezek ve İspir sancaklarının Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne tâbi olduğu görülmektedir. Kemah ve Bayburd’un Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne bağlanmış olması hiç şüphesiz, Doğu ve Güney-doğu Anadolu’nun fethedilmesinde büyük rol oynamış olan Bıyıklı Mehmed Paşa’nın (Fâtih Paşa), merkezi Âmid olan Diyarbekir’e tayininden önce Bayburd ve Erzincan taraflarında olması ile ilgilidir.” (s. 18-19)

Halbuki Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi’nde yer alan D. 9772 ve D. 5246 numaralı defterler ile Tapu-Tahrir defterleri arasında önemli farklar bulunmaktadır. Bu farklılık tarihçiler tarafından değişik şekillerde yorumlanmıştır. Kimilerine göre “idarî taksimat defterleri muhtemelen divân azâlarına ve ilgili devlet adamlarına sunulmak üzere muhtıra kabilinden hazırlanmış olup, resmî birer belge addedilemezler. Dolayısıyla Osmanlı İmparatorluğu’nun idarî taksimatı için yeterli sayılamazlar. Bu yüzden Tahrir Defterleri ile arasında farklılık söz konusudur. Bazılarına göre ise farklılığın sebebi, idari taksimat defterlerinin yetersizliği değil sözkonusu dönemde sancak düzeninin devamlı bir değişiklik içinde oluşudur.” Kimi tarihçiler ise bu farklılığın sebebini “Tahrir Defterleri’nde sadece timar sisteminin uygulandığı sancakların yer alması, dolayısıyla tahrir yapılmayan sancaklardan bahsedilmemesidir. İdarî taksimat defterlerinde ise, tahrir yapılsın veya yapılmasın vilâyete bağlı bütün idarî birimler yer almaktadır.” Bunun yanında “bu defterleri düzenleyen kişilerin bilgi eksikliğinden dolayı da idarî taksimat defterlerinde bariz bir takım hatalar yapılmıştır.”

 Örneğin D. 9772 numaralı idarî taksimat defterinde Kemah, İspir ve Bayburd Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne bağlı olarak gösterilmiştir. Ancak bu sancaklar hiçbir zaman Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne bağlı olmamışlardır. (5) D. 9772 numaralı defterde Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne bağlı bir livâ olarak kayd edilen Bayburt, bulunduğu bölgenin daha 1517’de yapılan tahririnde Erzincan ve Kemah ile birlikte birer vilâyet olarak zikr edilmiştir. (6)

Kemah, İspir ve Bayburd’un Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne bağlı sanılmasının sebebi, Nejat Göyünç’e göre “muhtemelen Bıyıklı Mehmed Paşa’nın Diyarbekir’e tayininden önce, Bayburd ve Erzincan taraflarında olmasından doğmuş olmalıdır.” Yine Kemah’ın bu Beylerbeyiliğe bağlı sanılmasının sebebi de Nejat Göyünç’e göre “Karaçin oğlu Ahmed Bey’in Kemah sancak-beyi iken Diyarbekir havalisinin Osmanlı İmparatorluğu’na katılması sırasındaki büyük faaliyetlerinden dolayı”dır.(7) Yani İsmet Miroğlu’nun, Kemah’ın Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne tâbi oluşuna dair sunduğu gerekçeyi, Nejat Göyünç bu hatanın sebebi olarak tam aksine yorumlamış ve meseleye makul bir açıklama getirebilmiştir.

Keza Kemah Sancağı’nın, Erzincan-Bayburd Vilâyeti’nin 1516-1518 tarihli ilk tahrir defterinde Vilâyet-i Kemah adıyla bu Beylerbeyiliğe bağlı olduğu görülmektedir.(8) Kemah Sancağı sonraki tarihlerde ise Rum (Rum-ı hâdis) Eyâletine ve Erzurum Beylerbeyiliği’ne bağlanmıştır.

Bütün bunlardan sonra Kemah Sancağı’nın hiçbir dönemde Diyarbekir Beylerbeyiliği’ne bağlanmadığı, bunun yanlış olarak kayda alınmasının yukarıda açıklanan sebeplerle olduğu ifade edilebilir.

 

 

 

 

 

 

 

Dipnotlar







[1] M. Mehdi İlhan, Bıyıklı Mehmed Paşa’nın Doğu Anadolu’daki Askeri Faaliyetleri, IX. Türk Tarih Kongresi’nden ayrıbasım, Ankara, 1988, s.807.



[2] Bu defter açıklamalar ve notlarla birlikte Ömer Lütfî Barkan tarafından neşredilmiştir: H. 933-934 (M. 1527-1528) Malî yılına ait bir bütçe örneği,İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Mecmuası, 15. Cilt, İstanbul Ekim 1953-Temmuz 1954, No:1-4, s. 251-329. Barkan bu defterin tarihini 13 Şevval 927 ile Receb 928 (1521-1522) arasında tahmin etmekte. Bkz. s..303, 1.dipnot.; İsmet Miroğlu Kemah Sancağı ve Erzincan Kazası (1520-1566) [Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 1990] adlı eserinde bu defterin tarihini, Feridun Bey’in neşrettiği Haydar çelebi Rûzhâmesi’ne dayanarak 1517 olarak belirlemektedir. bkz. s. 18, 10.dipnot.



[3] Nejat Göyünç, Diyarbekir Beylerbeyiliği’nin İlk İdâri Taksimatı, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Dergisi, İstanbul 1969, sayı: 23, s.26-30.



[4] Mehmet Ali Ünal, XVI. ve XVII. Yüzyıllarda Diyarbekir Eyaletine Tâbi Sancakların İdari Statüleri, X. Türk Tarih Kongresi’nden Ayrıbasım, Ankara, 1994, s. 2214.



[5] Mehmet Ali Ünal, XVI. ve XVII. Yüzyıllarda Diyarbekir Eyaletine Tâbi Sancakların İdari Statüleri, s. 2215.



[6] Nejat Göyünç, Diyarbekir Beylerbeyiliği’nin İlk İdâri Taksimatı, s. 34.



[7]  Karaçin-oğlu Ahmed Bey, 1517 senesi Mayıs ayı ortalarında Bıyıklı Mehmed Paşa kumandasındaki Osmanlı kuvvetleri ile Safeviler arasında Mardin’in Koçhisar (Kızıltepe) kazasının yakınlarında bulunan ve kimi kaynaklarda Koruk, Dede Garkın, Foruk, Dede Kargın, Dede Karagın olarak belirtilen mevkide cereyan eden muharebede bulunmuştur. Bkz. Nejat Göyünç, Diyarbekir Beylerbeyiliği’nin İlk İdâri Taksimatı, s. 25, 11. dipnot, s. 27, 19. dipnot, s. 34.;



(8) İsmet Miroğlu, Kemah Sancağı ve Erzincan Kazası (1520-1566), s. 19.


 


ARAŞTIRMA: ÂDEM YILDIZER


 


 


 


                           

Bu haber toplam 1466 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA