• İstanbul15 °C
  • Erzincan1 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KEMAH ‘TA KAR YAĞMIŞ KAR
01 Ekim 2008 Çarşamba 00:00

KEMAH ‘TA KAR YAĞMIŞ KAR

KEMAH ‘TA KAR YAĞMIŞ KAR        Sabah uyandığımda kar yağıyordu lapa, lapa  hemen kendimi dışarı attım. Hiç iz olmayan  yoldan  gittim geldim

KEMAH ‘TA KAR YAĞMIŞ KAR

        Sabah uyandığımda kar yağıyordu lapa, lapa  hemen kendimi dışarı attım. Hiç iz olmayan  yoldan  gittim geldim  çocuk gibi  Bir boy resmimi çıkardım  iki karış kara  bu yaban bayırına erkenden  belki  bu koca adam  tırlattı diyecekler cam kenarındakiler ama  desinler. Denmelere kalan özlemlerimi yaşamak istiyorum bu beyaz örtü üzerinde ta gitmek istiyorum şu Efteni Gölüne  süzülen geç kalmış turnalar gibi yari diyarda yaşamak istiyorum çocukluğumda ki gibi…
       Kış giysileri çoktan çıkmıştı  zaten  Nedim Çavuşun  Tortum’dan  hatıra  getirdiği filik keçi yününden  örme  Erzurum papağı, Herdifli Gülüzar Kivram’ın ördüğü  keçi kılı çoraplar, babaannemin göz nuru  saç örgü desenli yün kazağım… İğdik düzünde  hafif tozak , biraz ayaz hava  ama  kim dinler ..
       Sivingin arasında hatıl başında sokulu kuşburnu çalısı süpürgesi kaptın mı evvela evlerin önü temizlenip , ardından eğer ayak yolu dışarıda ise orası , ahır merek yolu , süpürülecek  , tavuklarla beraber kuşlar yemlensin  diye kocaman bir açıklık yapılacak güney geçe sine evlerin.. Babaannemin ikazına  gerek kalmadan bu alana  en yakın ağacında dalları silkelenmesi lazım  kuşlar rahat konsun diye. Kuşlarda  sanki bilirdi  her zamankinden daha fazla buğday veya mısır serpildiğini, bu alan açılmadan bir önsezi ile dallarına dizili verirlerdi  ağacın…
        Çul çaput bağladığımız ahirin pös tutmuş kapısını açarken keskin bir gübre kokusu ile yanan benzimiz  içerisinde yatmaktan bir yanı uyuşmuş ağır yavrulu  ineğimizin önüne  esas övün öncesi  gevişlik korunga, fiğ ve gazel karışımı ilk mönüyü sunardık erkenden. Sonra köşede  yığıntı  gübreyi içerisini ısıtsın diye beş çatallı yaba ile alt üst etme işlemi başlardı.
          Alt mekânda işler bitmiştir şimdi talimat gerektirmez baba öğretisi sivinklerin ucunu süpürme faslına derhal geçilmeli. Yoksa kenarlarda  güneşin erittiği damlalar  ben beyaz çırpık üzerinde kahverengi çizgiler meydana getirirdi. Hem bazen kerpiçler su çeker bu yüzden mayıs ayında  taş dibindeki  çökekler gibi bir bakarsın heyelan etmiş bulunduğu yerden…İlkindi  vaktine kadar kurun yolu da açılmalıydı hayvanlar için …
           Bir fiil işleri tam tamamı yapmış  olarak içeri girerken gözlerimdeki  bir an önce dışarı çıkma arzusu içerisindeyken  babaannemin terli sırtıma  sokulan bir havlu ile bedenimi  ön korumaya alan o yumuşacık elleri ile bir bardak papatya  karışımı kuşburnu çayı ile sıcacık olurdu. Sofra kurulmuş   saç selinti sobası üzerinde tazelenen tandır ekmeği ile ter telaş  yarı doymuş karınla elimizdeki kısır keçi kavurması sıkmasına son dişi kapı önünde atıp kendimize mukayyet olma telkinleri ile kavuşurduk  kızağımıza ..


                 Çocukluğumda  kızak kaymak  bir neşeydi  dört gözle beklerdik  karın  yağmasını. Hatta  kızak kayacağımız yerlerdeki taşları bile  günler öncesi ayıklardık süratimizi kesmesin diye.. Çukur Beklim çocukları  yokuş başında, Gögüsbağı çocukları  mezbaha bayırında  ara sıra Palazların Gazinin efeleği tutarsa  eğer merdiven ile  ilkindi donu olur olmaz günün finali için bütün karma kızakçılar ile ormanlık olan  kengerliğin tepesinde, Katmer kaya dan  Beyto Mehmet in  yokuşunda, Çarşı mahallesi istasyon mevkiinde, Gedik  çocukları Hacı İsmail pınarının bayırında  ara sıra Mektepönü  camisinin altında, Karsıbağ çocukları  sinelerin tepesinden  aşağı kayarlardı  artık nerede dururlarsa, ta ki pantolon arkasında olan yaş bedenimizi üşütene kadar  bir iddia bir sükse içinde  kimin kızağı daha hızlı  vay be  uçuyor mübarek…
       O günün modelleri büyük olan kızak için wolvo, biraz orta için vabis ,bazısı anadol isminde  ama  kızakların en iyisine niye mercedes ismi verirdik  hala anlamış değilim.
Yandan firenliler , hortumlular, karyola sacından olan çeşitleri sürat ve kalitede ön plandaydı tabi..
       O zamanlar analarımız üşümeyelim diye sıcak gavurga doldururlardı ceplerimize, armut gahı ,dutkurusu,off birde köme varsa babannemizin  veya anneannemizin dolabında  gişinin gıralı bizdik ,kim bulmuş kıttıyı (Leblebi) sadece , atmış dört’ ün oğlunun çebinde olurdu  oda sadece yalakasına verirdi çoğu çocuklar imrenirdi ..
Ara sıra Kıttoroş Nuri nin üşümüş mandalinaları için kavga ettiğimizde olurdu hani.

       Genelde ortak kayma yeri istasyon üstü idi. En klâslar orada birbiri ile yarışır Necati bey okulunun  bir haftalık mevzu konuşması burada olgunlaşırdı. Teneffüs aralarında bile bu konu bir hafta sürerdi bir daha ki birinci değişinceye  kadar. Bazen paten üzerine kayanlar çıkar ona özenip kafa kol kıranlar olurdu, çarpışma esnasında kanı durmayan yaralarımızı  Özdemir amcanın o şefkatli sesi ve davranışı ile itinalı elleriyle  sardırır sonunda da iğneci Habip’in teneke kutu içerisinde çıkardığı cam şişeli enjektörüne çektirip  bir kez pıskırtıktan sonra  korkudan gerilmiş üşümekten mos mor olmuş kalçamıza zerk ettiği tetanos iğnesini yerdik.



       Belediye Zabtiyelerini unutmamak lazım Nihat Çavuş’ un gazabına uğrardı bazıları ama o çoğunda geri verirdi kızağımızı, , Şökkeli Şabana yakalanın hiç  geri alma şansı yoktu,  bundan başka   bir istasyon görevlisi makascı Binali’ ye birde Rahmi Cavuş amcaya  çok kızarlardık pist alanına külleri septikleri için , haklıydılar yol umum yeri ama çocuk aklı işte ..
        Bedenler bitap düşüp söz dinlemememe silleleri aldıktan sonra esvap değişip çok değil beş dakikada  uyuşup aç karnına sızardık.

  Kar yağıyordu  gurbetin tepesinde kar lapa, lapa  ta ki bir türküye kadar …………



Bir çift Turna gördüm durur dallarda
Seversen Mevla’yı kalma yollarda
Sizi bekleyen var bizim ellerde
Bizim ellere  doğru gidin turnalar

Faruk Küçüktaş

ESKİ YORUMLAR

kemah gülü  Tarih: 18.08.2008

Çok güsel yazmışsınız ellerinize yüreğinize sağlık.Ayrıca gonca yada slm.

İsmail PALAZ  Tarih: 19.07.2008

Abi Bizleri alıp yıllar öncesine götürdün.Benim bir teklifim olacak isterseniz kışın fazla değil 2-3 günlüğüne toplanıp yine merdivenle ormanın altından kaymaya varmısın. ben varım. bu yazıyı okunyan herkesi davet ediyorum.

nuran oral  Tarih: 15.05.2008

içinizdeki kemah sevgisi ve özlemini çok güzel anlatıyorsunuz yüreginize elinize saglık kemahta on beş sene yaşadım yazınızı zevkle okudum yazılarınızla hasret giderdik selamlar

AYTAÇ ÜLKER   Tarih: 13.05.2008

Canım abim yüreğine sağlık

özkan akdogan  Tarih: 06.05.2008

abi yüregine saglık. senin gibi kemahını seven vatanını seven insan kalmadı artık.olsaydı zaten buhale gelmezdi kemahımız.abi saygılar.kendine iyi bak. 

Doğan KARATAY'a  Tarih: 29.02.2008

Sağol Kirvam güzellikler sayenizde yazılıyor..Sizlere gurbetten birşeyler vermenin hazzını yaşıyorum bende.. Sayenizde garipliğimizi unutuyoruz..Tüm dost gönüllere selamlarımı görderiyorum..

Herdifli Doğan Karatay  Tarih: 29.02.2008

Meraba Faruk abi seni üç gün önce rüyamda gördüm aldım sabah yolumu yaya Kemaha gittim ilk her zamanki gibi işşim dairedeki arkadaşlarımı ziyaret ettim nüfustaki arkadaşım Yalçına uğradım Kemaha ait derginizi ogün Kemaha gelmiş olacakki aldık baktak senin yazılarına baktık derginizi aldım Mermerliye götürdüm akşam evde okumaya başladım hele şu Kemahta kar yağmış adlı yazın beni çok duygulandırdı inan edata beni çucukluma götürdü gözerim doldu.Güzel yazılarını bekliyorum.

sıddıkkale  Tarih: 28.02.2008

eline yüreğine ve kalemine sağlık

ekrem yıldızhan  Tarih: 31.01.2008

hani hasretlik çekerya insan özlemi burnunda tüter hani hatırlamak isterde aklına gelmez birtürlü işte bana ve birkaç hatıralarımı hatırlattın sana çok teşekkür ediyorum ankara anıttepe ilköğretim okulundan 

sıtkı KüÇÜKTAŞ  Tarih: 21.01.2008

Eline diline sağlık Kardeşim.

ÜSKÜBÜRTLÜ  Tarih: 20.01.2008

Efendim...O eşsiz tasviratınız ile gözlerimizin önüne getirdiğiniz manzarayı seyri endam eylemek, hakikaten bir devlet...Munzur uşağı ve dahi kuşağı, bu veciz hıkatlarınızı herdaim Hayırla yad edecektir ve defaatle kıraat eyleyecektir...Zemperideki Kemah içün şükranlarımızı sunuyoruz efendim..Vesselam

Yüksel Toyran  Tarih: 16.01.2008

Çocukluk anılarıyla dolu bir yolculuğa çıkmama neden oldunuz. Çok teşekkür ederim. Ağzınıza yüreğinize sağlık. YÜKSEL TOYRAN

Volkan TAHMAS  Tarih: 12.01.2008

ağabey çok güzel olmuş betimlemen;tebrik ediyorum yüreğine sağlık.Sevgiler.

kemahli  Tarih: 12.01.2008

TURNAM GELIR BIZIM ELDEN YENI KALKMIS AGIR GULDEN N'OLUR KONUS BIZIM DILDEN UC TELLI DORT TELLI BES TELLI TURNAM 

MEHMET ÖZKAN TAN KÖYÜ  Tarih: 10.01.2008

haydi kardeşim yine kar yağmış tan yolu kapalıymış kardeşin fahri çıkamamış sinelerin yokuşu kap merdiveni bende hamur teknesini alayım salalım karşıbagın tepeden varmısın varım deme sakın çünkü bende o derman yok ama gönül hiç büyümedi hala çocuk selmlar

kemahli  Tarih: 10.01.2008

Kar in yagisi ancak bu kadar guzel anlatilabilirdi.Hele bir de Kemah soz konusu ise..Kemah i ve bu guzel kis anilarini bizimle paylasitiginiz icin size cok ama cok tesekkur ederiz.Elinize,yureginize ve kaleminize saglik..Umarim hasret kaldigimiz ve ozlem duydugumuz bu guzellikleri bize yasatmaya devam edersiniz.Yurtdisinda biri olarak daha cok ihtiyacimiz var.selam ve saygilar..

 

Bu haber toplam 1841 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA