• İstanbul15 °C
  • Erzincan3 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kemah’a yolunuz düşerse eğer bir gün
05 Kasım 2010 Cuma 00:00

Kemah’a yolunuz düşerse eğer bir gün

Yaklaşan Kurban Bayramında bu yıl tatil hakkını memleketinden yana kullananlar için Faruk Küçüktaş ile Mehmet Özkan hemşerilerimizin özetlediği memleketin gezilecek görülecek yerlerinden

Yaklaşan Kurban Bayramında bu yıl tatil hakkını memleketinden yana kullananlar için Faruk Küçüktaş ile Mehmet Özkan hemşerilerimizin özetlediği memleketin gezilecek görülecek yerlerinden bir demeti temsili bir yazı ile paylaşır, memleketimizin doyumsuz tadını çıkarmanızı temenni ederiz.

 

Sultanhamam’da bir çay ocağında muhabbet başlıyor..

Ula oğlum bizim dındıradaki boz dana gibi melül melül bakma çabuk ol biraz. Tekirdağlı garson bu söze içerlemiş olacak ki “Usta be özellikle sizin memlekete gidip karış karış gezeceğim bakayım ki her gün dilinden düşürmediğin memleketin hakkında anlattıkların doğrumu. Ocakcı karşısında duran Kemah posterine bir göz atıp dur ben sana gideceğin yerleri sayayım ki tam gezesin der ve sıralamaya başlar...

 

Kemah’a yolunuz düşerse eğer bir gün

 

Fırat’ta  boyacı recep gibi

köprüden atlayıp yıkanmadan, 

Sultan Melik Şah’ı ziyaret edip

Kurban kesip davet vermeden,

Kömür veya Tımısı (Tuzla)  tuzlasında yalınayak,

tuz havuzlarından Kemah tuzu çıkarmadan,

Tuzu havanlara yükleyip de

Kocaman bir karpuz kesip paylaşmadan,

Soğuk sulara gidip mangal yapmadan,

Tahta köprüsünden sarkmadan, 

Herdif ( Mermerli) yokuşundan çıkmadan,

Hayvanları çaya vurup öküzün kuyruğundan tutup

Uru (Akça) veya Valsı (Boğaziçi) çayından

Urfat (Muratboynu) tarafına geçmeden,

Kemah Kalesine çıkıp

Tüm Kemah’ı Fırat’ı Kömür çayını,

Beklim yarmasını temaşa eylemeden,

Gavur kızının çardağını gezmeden, 

Tünelin üstüne çıkmadan,

Gülabi bey camiinde Cuma kılmadan,

Meydan çeşmesinde kanmadan, 

Sineler mezarlığına defnedilen

Merhumun cemaatine katılmadan,

Deliktaşı görüp şaşırmadan,

Karga camisinin enkazından ders almadan,

Tanasor deresindeki virane konaklara,

meyve sekilerine,

hele çoraklık yokuşuna katır sürmeden, 

Sogukpınar camisinde 3 kişilik cemaatle

Öğlen namazı kılmadan, 

Gece deresinde Gırtıl oğlunun

bahçe bostanına dalmadan,

Tanısor’dan inek pınarından Tan köyüne çıkmadan,

Yukarı gölde, küçük gölde çimmeden,

Gedigin tepede dinlenmeden,

Teştek’ten değirmene gitmeden,

Derebaşı’nda redenek gözesinden suyu alıp

çolağın değirmende çay yapmadan,

Vank’ın derede Kemeryaka’lılardan balık yemeden,

Vurup çifteyi sırtına

Tan köyünün bahar yaylası gabanı geçip

güz yaylası çatal pınarda molayı verip

açıp bohçasını salamura peynir ile domates,

tandır ekmeğiyle karnını doyurup

Erikdüzünü aşıp çıkmadan,

Bostan kaşına koşarken

dizüstü düşmeden geyik peşinde

yılancık boğazına tırmanıp ulaşamadan,

Yusuf Ziya Ademhan merhum gibi

 keşiş gölünü yarıya kadar yüzüp  devam etmeden,

Ergi puhar yolundan düşe kalka

çakşır kırıp yüklemeden,

Efsane yaylamız Karagöl yaylasında

düşüp sürünün önüne dağ bayır dolaşıp

Kekligin yokuşu inip boğazı tırmanıp

vızzigi çıktımı kezuh yaylasına ermeden,

Munzur’un göğsünden Eskibağlar yaylasını görerek

istikamet Dedek dağı demeden,

Urfat (Muratboynu) ile  Hudu’nun (Koçkar)  yaylaları

Sohmarik yaylasını görmeden, 

Yaylaların ağası  bin bir derde deva suyu havası

 Üskübürtü (Yücebelen) görmeden,

Şehit mezrasında deri peynirini  tatmadan, 

Bogaziçi köyü; üzüm ovası,

kara üzüm  yemeden, 

Üç tepelerin emiri gediği

Gölkaynak köyüne selam vermeden,

Marigin (Ayranpınar) inininde

yazın ortasında donduran oyukları görmeden,

Parmakkaya’da İbrahim Hakkı Kemahi’yi ziyaret etmeden,

Erkağan’ın (Karadağ)  Acemoğlu’ndaki

çoban mağarasına uğramadan, 

Tavginer (Koruyolu) ile Tortan’da (Doğanköy)

tahıl ovası tarlalarda ekin biçmeden,

Alp köyündeki palan ustasından palan almadan,

Ardos’da gün batımını seyretmeden,

Avşin’de (Şahintepe) keklik avına çıkmadan,

Ihtik’de (Bozoğlak) Karsora çıkıp

Kırmızı benekli alabalık tutmadan,

Terkiloh’da (Kayabaşı) sivri baba tepesine çıkmadan,

Atma çayından kıvrıla kıvrıla Şökkeye (Seringöze)

eli yüreğinde çıkmadan,

Tavginer’de (Koruyolu) dut pekmezi,

cevizlik’te bala ceviz daldırmadan,

Kemah’da meydana kurulup kaleye sırtın verip,

Demli bir çay içmeden,

Fırat kenarında söğüt gölgesinde piknik yapmadan dönmeyin.

 

Anladın mı oğlum şimdi çek 305 numaraya askıdakileri bakayım..

Bu haber toplam 1251 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA