• İstanbul23 °C
  • Erzincan13 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kemahta 23 Nisan Hatırası, Faruk Küçüktaş
03 Mayıs 2010 Pazartesi 00:00

Kemah'ta 23 Nisan Hatırası, Faruk Küçüktaş

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Dolayısı ile Faruk Küçüktaş’ın kaleminden Kemah’ta 23 Nisan Hatırası..Kemah’ın Gül Yüzlü Çocuklarına.. BUGÜN YİRMİÜÇ NİSAN     

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı Dolayısı ile Faruk Küçüktaş’ın kaleminden Kemah’ta 23 Nisan Hatırası..



Kemah’ın Gül Yüzlü Çocuklarına..



 



BUGÜN YİRMİÜÇ NİSAN



 



     Otobüs durağında deniz mavisi bando elbisesi giyinmiş çocuklar onları tören alanına götürecek servis otobüsünü beklerken giysilerine baktığımı fark edip kendi aralarında elbiselerinin düzeltmeye çalışıyorlardı. Günün güzelliği ve ciddiyeti yüzlerine daha iyi yansıması için “Bayramınız kutlu olsun çocuklar elbiseleriniz çok güzel olmuş “dedim. Mağrur duruşları içerisinde neşe içinde bindiler otobüslerine giysilerinin değişik olduğunu  o ana kadar fark etmediğim en sonuncusu sanki bir şey unutmuşçasına geri dönüp  “Ben Tambur Majör’üm Müdür Amca”dedi. Giden otobüsün arkasından hafızamda bu kelime ile baka kaldım.



     Yıllar önce Mahmure Öğretmenimin bana ezberletip son anda Müdür Yardımcısı Alaattin Temel in kızı okuttuğu Saip Egüz’ün hatıramda saklı kalmış birkaç  kelimelik şiiri dilimde telaffuz ediyor yol boyu… Okunmamış günlerin hatırasına yol boyunca durmadan okuyorum…



 



Sanki her tarafta var bir düğün.



Çünkü, en şerefli en mutlu gün.



Bugün yirmi üç Nisan,



Hep neşeyle doluyor insan.



 



İşte, bugün bir meclis kuruldu,



Sonra hemen padişah kovuldu.



Bugün yirmi üç Nisan,



Hep neşeyle doluyor insan.



 



Bugün, Atatürk'ten bir armağan,



Yoksa, tutsak olurduk sen inan.



Bugün yirmi üç Nisan,



Hep neşeyle doluyor insan.



 



           



  Sonra yine aklım Tambur Majör’e takılıyor. Arif TEKİN Müdürümüzün İlkokul beşinci sınıfında büyük gayretleri ile ilk defa kurduğu bando takımının beş ritimli çalgısını hatırlamaya çalışıyorum.Hafızamı çok zorlasam da aklımda kalan sadece “beş para ver ,beş para ver  beş para veremezsen on para ver” ritminden başkası gelmiyor.



    Günler öncesi hazırlığı yapılan Yirmi üç nisan öncesi çocukluk bando günlerime gidiyorum. Tamburmajör Banka Müdürünün oğlu  Serdar KUTVAL,Boruda Postacı Sadettin Amcanın oğlu Sacit ERGİNCAN,Kırmızıgül Demet Demet Türküsünü en güzel söyleyen Hasan TİRKAKİ, Güreşteki rakibim Yavuz TAHMAS,Sınıfın en güzel ütülü önlüğüne sahip Mehmet ORAL,Kasap Doğan Amcamın kızı Yasemin YILMAZ hatırlamadığım diğer arkadaşlarım. Trampette, Misket oyunu  Ustası Uğur BİRDAL ve ben, Bayram şiirlerinin torpillisi NeticeTemel, Çirgişinli Nevin TAHMAS,Sınıfın en eli ağır kızı Sıdıka ZEYBEK, Fizik Bilgisine hayran olduğum Zülal Özdemir (CONKER).Davulda rahmetli arkadaşım Abbas ÖZMEN, Zilde Ressam Lütfi ÖZGÜ.



          



    Yirmi üç nisan öncesi  Beklimin Çoban Düzünde,İstasyon  altındaki top sahasında Karşıbağ Tepesinde, Gedik Boğazında bandoda görev alan  çocuklar tenekeler ile  beş pere ver ritimi tutuyor. Saklambaç,Uzun Eşek,Mellomert,İstop,oyunları bir kenara bırakılmış bu mekanlarda Yirmi Üç Nisan neşesi çocuklarda devam ediyor.



    Evlerinde makine ile traş edilen çocukların dışında Berber Refik’in,Halil Amca’ Şevket Dayı,Hüseyin Amcanın dükkanlarının önü  alaburuz traşı için bekleyen çocuklar ile dolu.Terzibalinin mandallı beyaz laylon ayakkabıları kapış kapış.



   Yirmi Üç Nisan Bayramı Necati Bey Okulunun yokuşundan aşağı eski Hükümet Konağının önüne daha önce Zurnacı Bayramın Çaldığı İzmir Marşı ile giden çocuklar ilk defa bando ile gidiyor. Hepsi asker yürüyüşü içerisinde daha talimli ve daha intizamlı yürüyor. Kızlar kurdeleli, erkekler kırılmayan naylon beyaz yakalık ile ayaklarda ekseriyet beyaz mandallı naylon ayakkabılar.



     Şiirler,ve sunumlar arasında Belediye Başkanı İsmail GÜRSES’in meclisinden zorla geçirdiği yirmi kilo şeker ödeneği ile Zabıta Nihat Çavuş un gözetiminde dağıtılan zencefilli şekerler tatlanırdı bayramımız.Daha sonra Recep Hocanın okuduğu Çanakkale şiiri ile resmi geçitle son bulurdu.Yirmi Üç Nisan..



         



Yıllar öncesi Yirmi Üç Nisan hatıralarımla bir söğüt gölgesinde sığındığım  çay bahçesinde  intizar söylediği türkü ile tokat gibi geldi bana…



 



Ağır gitsin biraz zaman üzülüyorum



Yorgun kuşlar gibi oldum süzülüyorum



Hesabını kim verecek yüzümdeki çizgilerin



Çığlık çığlık yıllarım yoruluyorum



 



Beni yıpratma canımın içi beni ağlatma



Yıllar zaten böyle geçer bari sen yıkma



 



Ne can alır nede canan yük kervanını



Herkes gider aynı yere sür  devranını



Yorul kalbim yorul böyle mahpustan sürgünden söyle



Gücenmeden geçen güne sor yarınımı



 



Umarım kalıcı tatlar olması için memleketimin çocuklarına zencefilli şekerler dağıtılmıştır bu bayramda…



 



Faruk KÜÇÜKTAŞ©



23 Nisan 2010



Faruk Küçüktaş'a Ait Diğer Yazılar



Not: Resimler Geçmiş Dönemlere ait Törenlerdendir. Şeref İşliyen Arşivinden Alınmıştır.

Bu haber toplam 1715 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
av class="eight_sidetinyt_na_prevprew" href=#e"Gleriav class="eight_sidetinyt_na_nexnt nxtw" href=#e"İrleri
av class=_pagnutm" rel=0"a href=dedeka-ko-/cenaze-taziye-3182h.htm">