• İstanbul23 °C
  • Erzincan20 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KEMAHTA AŞURE GÜNÜ PROGRAMI
06 Şubat 2007 Salı 00:00

KEMAH'TA AŞURE GÜNÜ PROGRAMI

  KEMAH'TA AŞURE GÜNÜ PROGRAMI              Kemah halkı tarafından aşure programı tertip edildi. Kemah’ta bu konuda bir

 

 

KEMAH'TA AŞURE GÜNÜ PROGRAMI

 

 

 

 

 

 

        Kemah halkı tarafından aşure programı tertip edildi. Kemah’ta bu konuda bir ilke imza atılarak, halk bu yıl aşureyi hep birlikte kaynattı ve Kemah halkına ikram etti. Aşurenin dağıtılmasından önce Kemah Lisesi salonunda ‘Muharrem ve Kerbela’ konulu bir program düzenlendi. Kemah Kaymakamı Sayın Eyüp ÇALIŞIR, Belediye Başkanı Sayın Şükrü BALCI’nın da hazır bulunduğu programa halk yoğun ilgi gösterdi. Saat 10.00 da başlayan program, saygı duruşu ve İstiklal Marşıyla başladı.

Merkez Camii İmam-Hatibi Rıdvan TOKER Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından açılış konuşmasını yapan Kemah Müftüsü Yaşar KAŞKAYA birlik ve beraberliğin önemini vurgulayarak şunları söyledi; “…bu ay Hz. Peygamberin de hadislerinde buyurduğu gibi, Allah’ın ayıdır. ‘Oruç tutulması bakımından en faziletli ay, Ramazan ayından sonra bu aydır.’ Bu ayda Yüce Peygamberimiz de oruç tutmuşlar, Ramazan ayındaki farz oruçtan sonra da tutmaya devam etmişlerdir. Yine bu ayı önemli ve faziletli kılan pek çok hadisenin de bu ayda gerçekleştiği rivayet edilmiştir. Hz. Adem’in tövbesinin kabulünden, Hz. Nuh’un gemisinin karaya oturmasına; Hz. Yunus’un balığın karnından çıkarılışından, Musa (a.s)’ın Firavun’un zulmünden kurtuluşuna kadar daha bir çok önemli hadisenin bu aya tekabül ettiğini görüyoruz. Ancak bu hadiselerden biri var ki hepimizi derinden sarsmış, Alevisi-Sünnisi hepimizi perişan etmiştir ki o da Kerbela Vak’asıdır. Bu hadise tarihte yaşanmış en vahşi ve Peygamber nesline yapılmış en acımasız bir dramdır. O yüzden bu vahşeti kınamak, hep birlikte hislerimizi paylaşmak ve geçmişteki o acı olaylardan ders çıkarıp kenetlenmek için bugün buradayız…”

 

Gençler tarafından mersiyelerin de söylendiği programda, daha sonra kürsüye gelen Kemah esnaflarından Mustafa AĞIRMAN ise özetle; Bu tür organizasyonların önemine dikkat çekerek Muharremin genel özelliklerinden ve Alevi toplumu için çok anlamlı bir ay olduğundan bahsetti.

 

Arkasından kürsüye gelen, Kemah YİBO Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni ve aynı zamanda Alevilik Müslümanlık mı kitabının da yazarı olan İhsan Ünlü ise şunları söyledi;

 “Birileri bizi farklı gibi göstermeye çalışsa da, bizi ve dolayısıyla ülkemizi bölmeye çalışsa da hepimiz kardeşiz, biriz ve beraberiz. Yüzlerce birimiz, birlikteliğimiz varken, birkaç ufak ayrıntıya takılarak birbirimizi kırıp üzmemiz çok yanlış ve yersizdir. Hz. Ali efendimizin buyurduğu gibi; bırakın Müslüman din kardeşi olarak birbirimizi incitmeyi, Adem kardeşi olarak diğer din mensuplarını bile kucaklayacak, yaratılanı Yaratan’dan ötürü hoş görebilecek erdemi gösterebilmeliyiz. Biz öyle bir yüce dinin mensubu ve öyle asil bir milletin mensuplarıyız ki düşmanımızın bile insan olduğunu hesaba katarak husumette aşırıya gitmeyecek; husumete vakit bile bulamayacak derecede muhabbet dostları olmak zorundayız. Çünkü bizler, bu söylenenlerin sadece lafta kalmayıp, yüzlerce yıl her türden din ve ırk mensubu insanın bu coğrafyada kardeşçe, barış ve huzur içersinde yaşadığını biliyoruz. Ve yine biz, 'Yetmiş iki millete aynı nazarla bakmayan, medresede müderris olsa da Hakk'a âsidir' diyen Hacı Bektaş-ı Veli'yi biliyoruz. 'Benim çadırım gökyüzüdür, içine herkesi alır.' diyen Yunus Emre'yi biliyoruz. 'Kim olursan ol yine gel ' diyen Mevlana'yı biliyoruz.  Kimseyi ayırmadan herkesi kucaklayan, kendileri fakirlik içerisinde yaşarken başkalarını düşünen ve tercih eden Ehl-i Beyt'i biliyoruz. Ve tabii hepsinin membaı ve kaynağı olan, kendisine taş ve diken atan insanlar için felaket emri istendiğinde; 'hayır onlar ne yaptığını bilmiyor, ben gazap peygamberi değil rahmet peygamberiyim' diyerek, insanlığa ne kadar düşkün olduğunu gösteren, âlemlere rahmet Hz. Muhammed Mustafa’yı biliyoruz. Bütün bunları bile bile, insanlığa kucak açıp bu evrensel hoşgörü ve zenginliğimizi göstereceğimiz yerde, kendi içimizde düşmanlıklar üreterek ve hayali düşmanlar yaratarak kısır bir döngü içerisine saplanmamız ancak gerçek düşmanın işine yarar ve ekmeğine yağ sürer.” Ünlü, Kerbela Vak’ası ile ilgili olarak da şunları belirtti; “Maziyi geri getirmek mümkün değildir. Tarihte olanlar, yaşayan insanlar için birer ibret vesikasıdır. İbret alınarak tekrar aynı hataların yaşanmamasına çalışılır. Bugünün Müslümanları da o günkü hadiselerden ders çıkarıp aynı yanlışlara düşmemelidir. Tarih, ne övünme ne de dövünme malzemesidir. Evet, haklı olarak Kerbela’yı düşünen mü’min çok üzülür, bağrı yanar ama aklını da duygularının önüne geçirerek ileriye bakar.

 

Hz. Hüseyin için gözyaşı döken Müslüman, O’nun davası uğrundaki samimiyetini ve ihlâsını, yüce değerler için yalnız da olsa gerekirse gözünü kırpmadan canını ve malını verebileceğini düşünerek O’nun hayatı gibi bir hayat yaşamaya çalışır, çalışmalıdır.

 

Hacı Bektaş Veli hazretlerinin dediği gibi “Bin kere mazlum olsa da bir kere zalim olmaya kalkışmaz.” diyerek sözlerini Aşık Veysel’in Birlik şiirini okuyarak tamamladı.

Son olarak kürsüye gelen Alevi dedesi Rıza AYDIN da birlik beraberliğin önemine atıfta bulunarak Muharrem ayının genel özelliklerinden bahsetti. Bu ayın Alevi ve Sünni canlar olarak herkes için önemli olduğunu, ülkemizin kritik bir dönemden geçtiği şu günlerde herkesin birbirini kucaklamasına güzel bir vesile olduğunu, bu yüzden de böyle bir organizasyonu gerçekleştirenleri şükranla karşıladığını belirtti. Programa katılanlar daha sonra hep birlikte çarşı merkezine giderek halkla birlikte aşurelerini yediler..

 

Kaynak:

www.kemah.gov.tr

 

Bu haber toplam 975 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA