• İstanbul23 °C
  • Erzincan18 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KEMERYAKA KÖYÜ
10 Aralık 2005 Cumartesi 00:00

KEMERYAKA KÖYÜ

KEMERYAKA KÖYÜ  Köyümüz Kemah’ın bir ön karakolu hükmünde, Munzur’ların karla kaplı Marsinik’in zirvelerinin, yalçın kayalıklardan oluşan Piri Bey ve Karaavlu Tepe’lerinin eteğine

KEMERYAKA KÖYÜ

 

Köyümüz Kemah’ın bir ön karakolu hükmünde, Munzur’ların karla kaplı Marsinik’in zirvelerinin, yalçın kayalıklardan oluşan Piri Bey ve Karaavlu Tepe’lerinin eteğine kurulmuş yiğit bir Anadolu Köyü.

İlçeye Tanasur Vadisini sırtlardan takibeden 9 km’lik stablize bir yolla bağlı. Köyün içinden başlayan Asrenik Dere’sinin yeşerttiği bağ ve bahçelerin yeşillikleri arasına, Kaşdibi Tarla’larının bitişiğine kurulduğu için, genel geçim kaynakları tarım ve hayvancılık. Bunun yanında arıcılık ve balıkçılık da gelişmiş durumdadır.

Köyümüz bir taraftan Hırdıç Sırtları, karşı tarafından Salıntepe Sırtları ve arka cepheden de Çatalkaya tarafından çepeçevre sarıldığı için resmen kuytu bir dere yatağının içinde kalmış. Bir de köyümüz Munzur’ların uçsuz bucaksız kanyonlarına, kabanlarına yakın komşu durumdadır. Köyümüzün 1961 de açılan ilkokulu da 15 öğrencisiyle halen eğitim ve öğretim vermektedir.

İstanbul’da başkanlığını Kani Arslancan'ın yaptığı “Kemeryaka Köyü Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneği” 1970 de kuruldu.

Tahrir Defterlerindeki kayıtlara göre, 1568 de köyümüzde 32 hane müslüman ve hristiyanlar birilikte yaşıyormuş. O zaman yetişitirdikleri mahsulleri ise, buğday, arpa, darı, bakla, pamuk, bal ve bostan ürünleri olup, aynı yıl için 8000 akça toplam gelirleri olduğu tesbit edilmiştir. Yine aynı kayıtlarda, köyümüzde 1 değirmenin olduğu, köyün yakınında bulunan ve Vank-ı Çınariç adını taşıyan vankın, yılda 1355 akça tutan geliri, Kemah’da Cemaleddin ve Ahi Ferec mahallerindeki cami ve mescitlere vakfedilmiş olduğu yeralmaktadır.

Aslımızın, Refahiye’ye bağlı Kayı Köyü’nden yaklaşık 400 sene önce gelme olduğu rivayet edilmektedir. Seferberlikde eşkiyalar Kemah’ı basmadan önce bu köyümüzü basmışlar ve 8 vatandaşımızı şehit etmişler. Bunun üzerine devlet, ahaliyi muhacir olarak, Divriği’nin Odur Köyü’ne göndermiş, 3 yıl orada kaldıktan sonra sulh ve sükunetin sağlanmasından sonra geri döndüklerinde, köyde “taş taş üstünde”değilmiş.

1994 yılının 1 Haziran’ında köyümüze baskın düzenleyen teröristler iki vatandaşımızı kaçırdılar, daha sonra da şehid ettiler. Bu terör hadiselerinden önce köyümüzde, 3000 davar, 350 de büyükbaş hayvan vardı. Her yıl Haziran’ın 20 sinden Eylül’ün 20 sine kadar Çırap, Keşiş Gölü, Kemah Gediği, Kırkmerdiven Başı ve Türk Yurdu yaylalarında yaylacılık yapılırdı.

Köylülerimiz şimdi gidemedikleri o yaylaların soğuk sularını bile özlemişler ve şimdilik adlarını yad etmekle iktifa ediyorlar: Çırap Suyu, Kızılpınar, Ercipınar ve meşhur Kırkmerdiven Çeşmesi. Ziyaret Taşında “Kermiç Ziyareti” diye bir mağara bulunmaktadır. Vank Dere’sinde, Kilise Tarlası’nda ve Salın Tepe’de kilise kalıntıları, Azametli Oskar Kayasının tepesinde eski kalıntı ve peyler olduğu bilinmektedir..

Köyün Sınırları: Doğusu; Çiftlik Hududunu takiben Kıronun Mağarası, Karatepe ve İşkak’ın alt kısmını takiben Zekerin Mağarası, Batısı; Tanasur Deresini takiben Cinariç Bendi ve Yılancık Boğazı, Kuzeyi; Fırat Nehri, Güneyi; Keşiş Gölü.

 

BAŞLICA GEÇİM KAYNAKLARIMIZ

1. Küçükbaş hayvancılık 2. Arıcılık 3. Balıkçılık 4. Tarım Küçükbaş hayvancılık kapsamında tulum ve salamura peyniri yapılmakta ve canlı hayvan satışı yapılmaktadır. Yağ, süt ve diğer ürünler büyük çapta yapılmamaktadır. Köyümüzün geçim kaynaklarının %60 ını oluşturmaktadır. 1994 yılında köyümüze düzenlenen terör saldırılarından dolayı büyükbaş hayvancılık bırakılmış, küçükbaş hayvancılıkta da azalma olmuştur. Arıcılık doğal ve fenni olarak yapılmaktadır. Munzur dağlarının binbir çeşit çiçeğinden alınmış bal özleriyle oluşan kaliteli ballarımız ülkenin heryerinden alıcı bulmaktadır. Balıkçılık Vank deresinin kıyısına kurulmuş tesislerde alabalık üretilerek yapılmaktadır. Tesislere gelenler hem orada doğal ortamda kulakları okşayan su sesinin verdiği huzur ile ağaçların serin gölgesinde halı gibi döşenmiş çimenler üzerinde balıklarını kendileri pişirip yiyebiliyorlar hem de evlerine götürebiliyorlar.

 

Tarım geçim kaynaklarımızın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Buğday arpa ve diğer bostan-bahçe ürünleri tarımcılığımızın temelini oluşturmaktadır. Tarımda son yıllarda özellikle buğday ve arpa ekiminde gevşeme olmuş olup, tamamen bırakılmamıştır. Bunun dışında özellikle İstanbul'da olanların da köydeki yakınlarına maddi ve manevi desteği sürmektedir.

 

kaynak: www.kemeryaka.com

Bu haber toplam 2016 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA