• İstanbul13 °C
  • Erzincan-6 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
KOMŞU GEZMELERİ
17 Haziran 2007 Pazar 00:00

KOMŞU GEZMELERİ

ERZİNCAN 'DA KOMŞU GEZMELERİ Hüseyin AĞCA Küçük şehrin insanları temiz, duygulu ve sıcaktır çok kere. Büyük bir alçak gönüllülükle sürdürür giderler hayatlarını. Gazete,

ERZİNCAN 'DA KOMŞU GEZMELERİ

 

Hüseyin AĞCA

 

Küçük şehrin insanları temiz, duygulu ve sıcaktır çok kere. Büyük bir alçak gönüllülükle sürdürür giderler hayatlarını. Gazete, radyo aktüalitesinin insan kafalarını, dünyanın dört bucağından getirip, bize danışmadan evimize sonra da benimize doldurduğu bir çok safsatalarla altüst ederek ruh dünyamızı felce uğratmadığı yakın zamanlara kadar çocukluğumuz ana dizinin sıcaklığı ve komşu kadınların okşayıcı şefkatleri ile süslenip bezenirdi.

Feza çağı insan kafasını elektronik beyinle makine modeline uygularken ruh ve vicdan huzurumuzu da aldı elimizden. Bugünlerde bir büyük gazetede yayımlanan «Yirminci Asır İnsanının Mahşer çağı» adlı yazı serisi günümüz insanının tragedyasını ne güzel yansıtıyor bir bilseniz.

İşte çocukluğumuzun altın çağında, yani muallimlerin ellerinin öpüldüğü çağda, anaların kumardan babaların meyhaneden bacıların diskotekten, ağabeylerin boykottan, işgalden uzak oldukları çağda idi.

Tek odalı, düz bacalı, saç sobalı yedi nüfuslu, banyosuna çah, divanına sekü şöminesine kürsü, karyolasına kerevet, bardağına maşafa, kasesine üsküre, tabağına sahan dediğimiz evimizin kapısı çalınırdı akşamın ilk saatlerinde.

            -tiyeze anam deyki eger efendisi evde yohsa, sobaları yanıysa kalabelik degüllerse onnara gelecevük. Anacığazım telaşla bana döner:

- Ula bögün dersin çoh mu diye sorduktan sonra cevabımı beklemeden:

- He anam babam Zeyneb, heşbi işimiz yoh. Zahar efendi de geş gelür, buyurunki oturah. istersez keşşoğlugilin Ayış hanıma da haber verin. Yazuh bi damın delügünde kapanıy galıy ahşama gaddin.

Geriye döner dönmez ban'a :

- Ula ey nedim anam babam yazuh canım acıy.

Odunun yanına gedilmiy, kömür desen o tevür. Abdu evde nassı olsa yanıy. Off senin bu ohumandan da usanduh. Ben saha bıldır demedim mi get avu senehet mektebine de ol bi demürcü,Çıh kenara. Katip olanların başı göge  mi erdi sankim. Anam bunları söylerken sağı solu toplar, şiltesinde erkenden uyuya kalmış küçük kardeşimi ite dürte uyandırmaya çalışırken  Gavurun enügi hamanda uyumuş, uy hırtlıgin yana nolur hamanda çoroşu çekmiş. Gız hele çabuk ol avurdan bitene tuman verde degüştürüm sende abunun bıdıginden dutta bi tarafa pallikle hele bahah ne edüyük. Hele göriymisen başıma geleni. Gız oğul hele bahki gallede şeker kahve var mı. Derken kapı tekrar çalınır ve haber gönderenler,den tam iki misli bir kalabalık burunları mosmor elleri kakaırdak kesilmiş ayakları çamur içinde koridora dolarlar.

Gız bacı yohsa erkenmi geldük, gız nerdesiz ena burmara bah hem misafir çağırıy hemde gayıplara garışıylar. Gız…… hanımmm. Anam kardeşimin külotunu yarı giydirmiş olarak koridora koşar. Gız anam gusura bahmayın abura yabancı yer mi. Avu hırtlıgi yanmıyacak yatar yatmaz altını ıslatmışda onunan uğraşıydım. Gız Zeynep nerdeyse gişiden gaçacahsan avu ehramları çarşafları alıp yüklüge tıhsan ele mi, yapuşur. Gız anam abun1arı mektebe yolluyuhki adam olalar eyce cüdam olup yanımıza geliyler. Bacı ne eyi ettizde geldiz ayaklarıza gurban olum. Yalavozlukdan canımız çıhıy. Gız Heyriye hanım vallaha Zeynep getti sen ahlıma geldin, abu oğlana da söz geçmiy ki ne eyi etinde geldin. Daha nasılsız eyimisiz. Gız gaynana da getürseydin bah Faika hanımtiyeze de burda otururduh ne has olurdu.

Misafirler yerleşmiş ve ben kara kara düşünmeye başlamışımdır. Yarın Asiye hanımın tarih dersi, gromösyönün fransızca imtihanı imansız Nafinin cebir sözlüsü var. Bizim tek odalı evimizde de anamın misafirleri. ..

Ablam gelenlerin ellerini teker teker öptükten sonra el bağlayıp bilhassa Faika hanım teyzenin görebileceği ve onun isteklerini hemen karşılayacak bir yere kıyam vaziyetinde oturmaya hazırlanırken, kapı tekrar çalınır. Babam gelmiştir. Ablamın  Anne babam geldi diye ihtiyatsızca seslenişi yeni yerlerine yerleşmiş olan misafir hanımları karma karışık bir hale sokar.

Gız çabuk avu yazmamı ver gözün körolmiya malamat olacoh. Abu yetmiyacege tenbeh ettimki efendi evdemi degül mü sor diye. Bu telaş ile onaltı yaşındaki beni ve onyedi yaşındaki Hatice teyzenin oğlu Aliyi unutan komşu kadınlar dışardaki babamdan başlarını örteyim derken nerelerini açmazlardı ki. Annem babamı kahveye dönmeye ikna ettikten sonra biraz sinirli fakat rahat bir iç çekişle odaya döner :

Gusura bahmayın Allaheseversiz. Sizin olduguzu bilmiymiş de ahlısıra bir ahşam evde oturacah da baba gösteriş yapacah. Misafirlerin özür dilemelerine bile fırsat vermeyen misafirperver anam, hemen kahveyi geciktirdiği için ablamı acı şekilde haşlayıp, iri bakır cezveyi odanın içindeki önü basma perdeli terekten alıp sobanın üzerinde fokurdamakta olan soba kazanına daldırıp mangala sürdü. Bu arada kısa süren telaşlarına rağmen bu karakışta sere serpe oturacakları sıcak bir yer bulmuş olduklarına çok memnun olan komşu kadınlar tatlı sohbetlerine dalmış hatta hayli ilerletmişlerdi de.

- Gız Ayışe hanım dıggınkgilin gızı Salimenin oğluna alıylarmış haberin var mı has gızdur biliymisen. Ey hebacı has gız amma avu anasının boşboğazlığım nedek Gız anam neresi has avunun bizim oğlan deyki gız ana avu dıggırıkgilin gızı alacak oğlana ele acıyam ki. Mübarek günde yüzüne bahanın orucu bozulur. diye her kafadan bir ses çıkan sıcak ve basık odada konuşulanlara en fazla ilgilenenler genç kızlar ile genç kız anaları idi. Ablam kraliçe süreyyanın resmini taşıyan en az on genç kızın çeyizine emaneten girip çıkmış ve devrini tamamlamış fincanlarla nohut kokan kahveyi ezile büzüle dağıtırken Faika teyze sözde ablamdan gizlice Ayşe teyzenin eteğini çekerek:

- Abunu göziz görmiy mi, köşe daşı gibin gız.Tarlada ırgat, tandurda hanım, eşikte avrat. Gız vallah avu oğlan esgerden gelene gaddin elimden gapmazlarsa guşa gurda gapdurmam hanımın bi tivine çekse yeter, görmiymisiz o zebanı gılıhlı herifin derdini yirmi senedür çekiyde bir gün gıg dedügünü duymaduh Allah içün. Ayşe teyze duyduklarından memnun etrafına bir göz kırptıktan sonra Faika teyzeye :

- Gız bacı benim de ahlım gediy getmesine emme kafirin enügine söz geçürebüliymiyem anam. bi de duddurmuş enüsdünde ohuyan bi tane ne bülüm ne fıddırık varmış illede o olacah diye. Yohsa bacı bende bülüyemki Allahı var  analığa da yahışur danalığa da. Avu tombul tombul yanaklarını galçasındaki saçlarını gördükçe yüregim eziliy amma nedersen oglan benim amma göynü benim degül. Gız Fayka hanım geçen salı günü çadırcı hamamına getmişdim ...   hanımda ordaydı. Göbek daşına bi oturuş oturmuş zannedersen nur doğmuş herkes ona bahıydı. Biz ağzım burnum diyene gaddin el oğlu gapıp gaçacah. Geçen gün gulağıma çalındı edeylerki bi tene öğretmen başlarının etini yeymiş ille de alacam diye.

Başka bir gurupta fiskosa dalan Hayriye teyze ile Hatice bibinin sohbeti daha başka idi. anların ne evlenecek kızları nede everecek oğulları vardı. Ama dertsiz de değillerdi hani. Hatice bibi derin bi ahh çektikten sonra:

- Gız anam babam Heyriye hanım sen gurbet gördün oğlun da ohıy, gız anam babam oğlanı bağladılar mı ne etdiler evleneli üç sene oldı hemin bi şey yoh gız bacı. Abu yüregimi açsalar ataş dolu sankim. Adam içine çıhamıyuh. Allah kimseyi torunsuz tocuhsuz etmesin. Oğlanın tepesinden tütün çıhıy. Gız bacı ne Sultan Melik goyduk ne Sultan Seydi düneyin de gar gış soğuk bahmadan Miri Şerife çıhdılar. Oradan geliykende Başaçuğa tohunacahlar. Anam bacım düyna bi tevür oldu . Aslanlar gibin oğlan, dağlarınan güleşiydi evlenmeden evel. Gelin deysen köşe daşı. Amma gellelimki ne fayda.

Gız Hatice bibi o gaddin düşünme anam sonra saha bi halolsa onnar sahan yanacahlarmı sanıysan. Tü gız geberdin diye ellerini bayarda bilmem nerelerine gına yaharlar. Tüüüh, neye sıhacan datlı canımı. Bahan ne. Oğlan adam ola gısırgilden gız almıyaydı. Bizimkilere gıran mı düşmüşdi. Getti bi cin degüşügüne sap oldu da ne oldı. Anasına bah gızını , kenarına bah bezini dememişlermi. Ben beni büldüm büleli onnarın sülalede doğru dürüst enüg sabi olan yoh. Ahan dızdıggildeki gızları ne ettiki sizdeki ne ede. Bahan çekecek degül ya, helbet o gısır bacısına çekecek.

Öte yanda bu konuşmalara kulak kabartan diğer bir komşu kadın hafifçe yanındakinin kulağına eğilerek:

- Gine aşdılar dozdozun hekatını, sankim ne olacah bu kedi enügleri olsa ne olmasa ne, ,sanki bize bi faydalarımı tohunacah. Bizim herif deyki,

- Garı ye işde keyfeen bah, aburda üş günnük ömrüm ya galdı ya galmadı. Abu veledleri de bi neyli meccaaniyemi versekde ne etsek. Yeter artuh. Birine yemeni ötekine pantol deyken gızın boyu bacadan çıhdı daha bıcağına bi çöp goyamaduh. El var gün var, ahan yarın biri kapımızı çalsa anam ne diyecök. Çeyizi hazır degül bekleyin desek millet durur mu. Bin gafadan bin ses çıhar. Vay efendim ana olsaydı da gızına çehez düzseydi diye .. Daha sözünü bitirmeden karşısında çayını yudumlamakda olan oğul sahibi bir ana.

- Haydi haydi sen garılıhlısandur anam. Senin yoh dedügün çehezi değme garılar goymaz.  yoh yoh diye adıy çıharısan. Herkeşde büliyki sende gırh gız çehezliyecek mal vardır. Nere getdi altun bulan Hasanın küpü. Sözün kendi kızına gelmiş olmasından memnun olan beriki teyze yüksek sesle

-Gız anam ey nedek yanı. Var desek bu kerlimde öginiy deysiz. Niye yoh olacahmış, hepisi de var. Allah herkeşi de var etsin. Her oğul uşağa bi tarlada löylez bi tarla badılcan ekiy bizimki. Deyki gız garı elimiz dutıyıken şunnarı bir baş göz etsek de daha bi şey istemiyem Allahdan. Düynanın bintevür hali var. Ortada gor giderük sorna gorumuza sögmesinler.

Bu sırada misafirlerin en yaşlısı kendi kendine sağdan soldan eteğine topladığı her şahsa ait birer parça eşyayı karıştıra karıştıra ve esneyerek söze başladı.

- Di yeter oldı yeter hepize bi hal oldı. Bide deysizki düynanın dadı yoh. Helbet olmaz. Azucuhda dırdırı goyunda ficek söyleyin. Bah abulda bu gaddin cahal var. Azucuhda onlarınan gonuşun. Bah ahan mendileri bülezügleri çapaları topladım. Dutdum Haydi Fayga hanım bi tene de bahah. Amma çüt olacah.

Elinde tuttuğu cismi gizleme çabası içindeki ihtiyar komşu daha sözünü bitirmeden köşede sus pus oturan ve ficekci Kadriye hanım diye ün yapmış olan komşu birden patladı. Of az galıydıki canım çıha sıhıntıdan. Hay Allah razı ola senden hanım bibi. Abunnara galsa bütün şeherin oğlannarını everip gızlarını gelin edeceklerki zahar sıra gendilere gele. Uyyağzızıy öpüm bibi. Anam bunnarda ne ar var ne haya. Hırtlıgize baba çıha nolur. Azucuhda durunki biz iki tene ilaf edek. Anam şindikiler bi başga tevür oldu. Biz bıldır daha mı eyüydük ne sanki. Gün günü aradıy gız baci. Ahh nerde bizim herifin zamanı. İrehmetliginen otuz sene bi yastuğa baş goyduh da bi defada bi köti sözinü eşitmedim töbe. Allah gani gani irahmet eyliye. Gız Fayga hanım sen irehmetligi eyi tanımıydın. Bigüne bigün çarşudan çıhınsuz geldügünü görmedim. Adam bacım o vahdın gişilerinin bi başga dadı vardı. Sevmelerinde mert , dövmelerinde erkek kılıhlıydılar. Şimdikilerin hepisi hamençük. Ötevi gün bizim gız gişisi içün bi şey nahleddide ayahlarımdan torpahlar kaşdı anam. Onasıl iş bacım. Ele ergişilikmi olur. Öbür tarafdan bir başkası atıldı.

 

Sanki şimdiki zamanın gişileri gişi degülde ganlan da garımıki. Vay hala. Bıldır bizim herif nahleddiydi. Tüken gonşularından birinin gızı gelin gettügünün üçüncü günü babasına mekdip yazmış. Demişgi bu benim herif her gün içiy. Geliy baha sataşıy. Beni sinemaya götirmiyecekmiş. Huhurikli babasıynan gıcırık anasının ebdes sularım tökecem de heyir düvalarını alacahmışamki kişim beni severmiş. Vay başşa delimi ne. Deymişgi ya bu herf olacağın gulağım çekin yavutda bohcamı alıp gelecem. Vay başıma gelenler göriymisen hele cazıyı. Uşmadan sinmesini örgeniyler bacım. Herif dedügün dört tene yigidin golında eve gelmedigden sögüp saymaduhdan sornada sineye sarmaduhdan sora ne…… yararmış. Yoh bacı yoh bunnar deli vallah deli bacı. Bulıylarda bulandurıylar. Bu devürde goca nerde. Al yanahlı sırma saşlı ceylan gözlü guduretden sürmeli ceran gibi gızlar goca diye mer mer meliylerde gapılarına uğrıyan yoh. Işte bele bu cahallar. Yok anam yok. Bu devrün gişileri zemzeminnen yıhanmışlarda bu fıtdırıklerin derdini çekiy, garı diye evlerine alıylar. Bizimkiler olsaydı. Tuuu, ilk geceden dışarı ederlerdi.

 

Ficek için yarıda kesilen öteki sohbeti kendi içindekileri dökerek devam ettiren komşumuzun söyleyecekleri dahi bitmemişdiki kapının hızlı hızlı vurulduğunu işittik.

 

Bir kaynaşma bir telaş sırasında dışardan bir erkek gürültüsü duyuldu. Saat gece yarısını çok geçmiş, kahveler kapandığı için evlerine dönen komşu evlerin erkekleri hanımların hala evlerine dönmediklerini anlayınca bizim kapıya toplanmışlardı. Sinirli kocasının sesini duyan bir komşu kadının ehramına sarılmaya çalışırken şu sözlerini duydum.

 

Allah canınızı almıya uşahlar. Vallah herif beni boşar. Gız Fadime gız uyan gözün körolmıya, uy göriymisiz başıma geleni, gız bacı gusuruna bahma, altını da ıslatmış uy yetmiyesen seni, geliykende ayahyoluna götürdümki ele güne irezil etmiye beni. Gız anam hele Allaha ısmarladuh. Körolmıyasan seni herif iki dakka daha gelmiyeydinde avu bi çüt çuğabımı temametseydim. Haydı Allaha emanet olasız, Allah açuh koya .. , Hanım. Biz yedük esgiltdük hızır yerine koysun. Bu terane sürüp giderken beklemekten sinirlenen komşu erkek1erinin gittikçe yükselen tehdit gürültüleri arasında anamın tekrar buyur eden sözlerini kimse duymadı ve bir bit pazarı olarak bıraktıkları evimizin bir boş köşesini bulupta yarınki dersleri hazırlanmaya çalışan benim tek endişem tarih öğretmenimiz Atiye hanımın sıra dayağı ile şimdi rahmetle andığım Kostantin adıyla andığımız, sayen okul müdürümüzün kara değneği idi.

 

Nahır geldi bi çüt çözüm galdı ama, yerimiz bitti, Allah sütunumuzu açık koymasın aziz hemşerilerim.

 

 

 

Kaynak: Erzincan,Tandırbaşı Kültür Ve Eğitim Dergisi,

    Şubat 1971

 

Bu haber toplam 1590 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA