• İstanbul24 °C
  • Erzincan22 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Kültür Varlıkları ile Kemah Kitabı Yayınlandı
30 Ocak 2010 Cumartesi 00:00

Kültür Varlıkları ile Kemah Kitabı Yayınlandı

Haber Yasin Köz Atatürk Üniversitesi’nde görev yapan bilim adamları önemli bir çalışmaya daha imza attı. “Kültür Varlıkları ile KEMAH” kitabında, Kemah’ta yer alan tarihi kalıntıların
Haber Yasin Köz


 
Atatürk Üniversitesi’nde görev yapan bilim adamları önemli bir çalışmaya daha imza attı. “Kültür Varlıkları ile KEMAH” kitabında, Kemah’ta yer alan tarihi kalıntıların en önemlisinin Kemah Kalesi olduğu belirtiliyor.

Prof. Dr. Hamza Gündoğdu’nun başkanlığındaki Doç. Dr. Ahmet Ali Bayhan, Yrd. Doç. Dr. Ali Murat Aktemur, Öğr. Gör. Sibel Tığcı ve Arş. Gör. Muhammet Arslan’ın ortak çabasıyla gerçekleştirilen “Kültür Varlıkları ile KEMAH” kitabında, Kemah ve çevresinde yer alan kültür varlığı ortaya konuluyor.

Çalışmada, Kemah'ta yer alan tarihi kalıntıların en önemlisinin Kemah Kalesi olduğu belirtiliyor.

Yöredeki Akbudak, Kalecik, Sarıtaş, Bardık, Yücebelen ve Taşbulak kalelerinin de önemli kalıntılar olduğu belirtilen çalışmada, ortaya çıkarılan iri blok taşlarla harçsız örgülerin ve seramik buluntularının Kemah çevresinin Demirçağı ve Ortaçağa ait önemli yerleşim merkezlerinden biri olduğu ifade ediliyor.

Mevcut kalıntıların önemli bir kısmının Urartu uygarlığını işaret ettiği saptamasının yapıldığı çalışmada, şu tespitler yapılıyor:

“Kemah ilçe merkezinin kuzeybatısındaki eski adı Sonkoru (Sunguru) olan Taşbulak Köyü’nde, köyün yaklaşık 500 m. batısındaki üçgen biçimli sarp bir tepe üzerinde, iri kayalardan örülü temel izleriyle ve seramik parçaları ile günümüze gelebilen kale de yörenin önemli Ortaçağ yerleşmelerinden biridir.

Özellikle alt kısmında yer alan kayaya çentilerek oyulmak suretiyle yapılan kaya mezarı, Urartu ve Roma medeniyetleri sınırları dâhilinde yer alan pek çok yerde karşımıza çıkabilmektedir. Örneğin Tokat Çördük Kalesi kaya mezarları (aynı zamanda bu kalede suya inen basamaklı tünel de mevcuttur), yine Tokat’ta Gümenek (Komana) Kaya Mezarı ve Tokat Kızık Köyü Kaya Mezarı, her ne kadar Roma dönemine ait olsalar da, işleniş ve biçim bakımından, Taşbulak Köyü Urartu Kaya Mezarlarıyla benzerlik göstermektedirler.”

 

MELİK MENGÜCEK GAZİ TÜRBESİ

Kemah çevresinde yer alan en önemli kültür varlıklarından birinin de Melik Mengücek Gazi Türbesi olduğu ifade edilen çalışmada, daha sonra şu değerlendirme yapılıyor:

“Sekizgen gövdeli ve piramidal külahlı kümbet, özellikle tuğla işçiliği bakımından Büyük Selçuklu geleneğinin Anadolu’ya yansıması biçiminde değerlendirilmektedir.

Bistan Kümbeti (XII. yüzyıl sonu), İsfahan Mescid-i Cuma’sı (1080), Meraga Kümbet-i Surh (1140), Harrekan kümbetleri (1067–1068), Abarkuh Kümbet-i Ali (1056), Nahçivan Yusuf bin Kuseyr Kümbeti (1162) gibi, Büyük Selçuklu mimari örnekleri, Melik Mengücek Gazi Kümbeti’nin Anadolu öncesi Türk mimari geleneğini Anadolu’ya taşındığını göstermektedirler. Tokat - Niksar Kırk Kızlar Kümbeti, Amasya Gök Medrese Kümbeti, Tokat Ali Tusî Kümbeti de tuğla mimarinin Anadolu’da ki önemli temsilcileri olarak karşımıza çıkmaktadırlar.”

 

ANONİM TÜRBE VE KİLLİKDERESİ TÜRBESİ

Kemah’ta ki Anonim Türbe ve Killikderesi Türbesinin de önemli eserler arasında yer aldığına dikkat çekilen çalışmada, Karasu’nun sol kıyısındaki kayalık üzerinde yer alan ve yörede Gözetleme Kulesi olarak bilinen yapının (Gözcübaba Türbesi) olduğu tespitine yer veriliyor.

Yöredeki en önemli kültür varlıklarından biri durumundaki Togay Hatun Kümbeti’nin silindirik gövdeli oluşuyla diğer kümbetlerden ayrıldığı anlatılan çalışmada, şu görüşler yer alıyor:

“Araştırmalarımız esnasında yörede tespit edebildiğimiz han kalıntılarından ikisi de yıkık vaziyette ve temel seviyesinde günümüze ulaşmıştır. Bunlardan Alp Köyü yakınlarındaki han kalıntısı, Erzincan-Kemah karayolu üzerinde İpek yolunun önemli bir dinlenme yeri olarak karşımıza çıkmaktadır.”

 

GÜLABİBEY CAMİİ

“Gülabibey Camii, Muratboynu Köyü Camii, Taşbulak Köyü Camii ve Ayranpınar Köyü camileri dikdörtgen planlı, ahşap direklerin üzerine ahşap kirişlemeli tavanlarıyla dikkat çeken, son onarımlarla orijinalitelerini yitiren yapılar olarak ön plana çıkmaktadırlar.

Bu özellikleriyle Erzurum’da ki ahşap direkli ve ahşap çatılı camileri hatırlatırlar.” bilgilerinin yer aldığı kitapta, İslamî nitelikteki eserlerle ilgili olarak da şu bilgilere yer veriliyor:

“Salih Ergincan Evi ve Ayranpınar Köyü Hüseyin Koçyiğit Evi gibi yöre konakları, arazinin eğiminden de faydalanılarak iki ya da üç katlı düzenleme gösterirler.

Kemah ilçe merkezinde yer alan Hacı Mehmet Behçet Bey Çeşmesi ve Sağırzade Hasan İmadüddin Bey Çeşmesi son dönem Osmanlı çeşmeleri olarak Doğu Anadolu Bölgesi’nde ki örneklerinin yakın benzerleri şeklinde karşımıza çıkmaktadırlar.”

 

TARİHİ MEZARLIKLAR

Yöredeki tarihi mezarlıkların da tüm detaylarıyla incelendiği bilgisinin yer aldığı çalışmada, “Melik Gazi Türbesi’nin kuzeydoğusunda yönünde yer alan Tarihi Mezarlıkta, gözden geçirdiğimiz mezar taşları XVIII. yüzyılın ortalarından XX. yüzyılın başlarına kadar yaklaşık 150 yıllık bir süre içinde Kemah yöresinde devlete ve yöreye önemli hizmetlerde bulunmuş, saygın bir ailenin fertlerine ait 23 mezardan ibarettir” deniliyor.

Kültür Varlıkları ile KEMAH”  kitabında sonuç olarak şu değerlendirmeye yer veriliyor: “Denilebilir ki Kemah ve çevresi, Anadolu’nun zengin tarihinin hemen her evresinde birçok kültür varlığının yapımına beşiklik etmiştir.

Ancak söz konusu kültür varlıklarının çoğunun terk edilmişlik ve bakımsızlık sonucu yıkıldığı ya da yıkılmaya yüz tuttuğu görülmektedir. Kemah ve çevresinde, kültür varlıklarını koruma ve yaşatma bilinciyle atılacak her adım, hiç olmazsa ayakta kalan maddi kültür kalıntılarının geleceğe aktarılmasını sağlayacaktır.”

Kültür Varlıkları ile KEMAH”  isimli kitap Prof. Dr. Hamza Gündoğdu’dan temin edilebilir.

Bu haber toplam 1179 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA