• İstanbul16 °C
  • Erzincan10 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
PARMAKKAYA KÖYÜ
10 Aralık 2005 Cumartesi 00:00

PARMAKKAYA KÖYÜ

PARMAKKAYA KÖYÜ (Müşekrek)Karadağ köyünün hemen karşısında, Parmaklar Taşı’nın altına kurulmuş olan köy, ismini de bu taştan almış. Köyün ilk yerleşim yeri “Eski köy” denen

PARMAKKAYA KÖYÜ (Müşekrek)

Karadağ köyünün hemen karşısında, Parmaklar Taşı’nın altına kurulmuş olan köy, ismini de bu taştan almış. Köyün ilk yerleşim yeri “Eski köy” denen yerdeymiş, orada yılanlarla baş edemedikleri için şimdiki yerine taşınmışlar. Eski ismini de rivayete göre, köye ilk gelip yerleşenler Muş’tan gelen 3 hane oldukları için, Muş’tan gelen anlamında Muş-erkek denmiş buraya.

Bağların ve bahçelerin içindeki köye Saldaşı’nın oradan girdik. Gündüz vakti olduğu halde sanki in-cinin top oynadığı kimsesiz ve garip bir halde, Karşı tarladaki keklikler “Hoş geldiniz” dedi bizlere. Neden sonra, muhtar Nazım AĞA (Güler) ve Hacı ÖMER bulundular geldiler bahçeler arasından. Terkedilmiş mahzun ve kimsesiz kalmış hanelerin ve bağların yalnız bekçileri olarak iki sadık arkadaş kalmışlar köyde, onlarda akşamları Erkeğan’a gidiyorlarmış.

Evler sahipsizlikten ve terkedilmişliğin kahrından olsa gerek örümcek bağlamış pencereleriyle daha bir mükedder görünüyordu. Köyün ilkokulu on yıl evvel kapanmış. Camisi, mahzun minaresinin altında ezan sesine hasret bir halde eski günlerine ah ediyor gibiydi. Hanelerin çoğu bakımsızlıktan yaralanmış, yaraları sarılmadığı için günden güne daha bir viraneye dönüyor haldeydi.

Bir zamanlar 30 hane olan köy, 1994 yılında teröristlerin baskınına uğramış ve 2 şehit vermişler. Bu olaydan sonra zaten az olan haneler de İstanbul’a ve Kemah’ın Çirgişin Mahallesine taşınmışlar. İstanbul’da Başkanlığını Nazım AKYILDIZ’ın yaptığı “Parmakkaya Köyü Yardımlaşma Derneği”adı altında bir dernekleri var.

Tahrir kayıtlarında bu köyün, 16. yüzyılın ikinci yarısından itibaren önemli ölçüde gelişme gösterdiği,1516 da Sancak-beyi haslarına dahil olup, bu tarihde 36 hane, 1568 de 111 hane olduğu, mahsullerinin buğday, arpa, darı, şıra, bal, bostan ve pamuktan ibaret olmak üzere vergi hasılının 1516 da 5 500, 1568 de 7 500, 1591 de 13 000 akça olduğu tesbit edilmiştir.

Bu köy, yakın tarihimizin çok tartışılan önemli şahsiyetlerinden ve “Bize Nasıl Kıydınız” adlı bir filme de konu olan Molla İbrahim Hakkı Kemahi Efendi’nin (Tuncer) de köyü aynı zamanda. Anlatıldığına göre bu Zat, hakkında İstiklal Mahkemeleri tarafından idam kararı verildiğini duyunca son bir kere daha dünya gözüyle köyümü göreyim diye evine gelmiş. Akşam olunca hanımına “Ben yarın öleceğim”demiş ve hakikaten ertesi günü teslim-i ruh etmiş. Mezarı, Erzincan’da Terzi Baba mezarlığındadır.

Köyün Sınırları: Doğusu; Yatakların Sırt ve Yukarı Çoban Bakan, Batısı; Eski Şose, Dere Çatı ve Parmakların Sırt, Kuzeyi; Üç Kardeşler, Güneyi; Erzincan Şosesi.

Kaynak: Kemah Kitabı,Bir Derkenar Yılmaz Kurt (Eski Kemah Kaymakamı)

 

 MÜŞERKEK KÖYÜ

Kemah’ın kuzey doğusunda, Munzur dağlarının tam karşısında, dağın yamacında, Kemah’a yaklaşık 40 km. uzaklıkta şirin ve küçük bir köydür. Eski adı Müşerkek olan bu köy;1960’lı yılların sonunda yapılan isim değişikliği kanunu ile ismi Parmakkaya olarak değişmiştir. Köyün tarihi çok eskilere uzanmaktadır. Birinci Dünya savaşında Ermenilerin işgaline uğramıştır. Köyde halen o dönemden kaldığı sanılan yıkık kilise kalıntıları vardır. Başbakanlık Arşivi Genel Müdürlüğünden çıkarılan ve Parmakkaya (Müşerkek)köyü ile ilgili 18.asırda meydana gelen bir hadise nedeniyle; Divanı Hümayun 3 numaralı Ahkâm defterinin 231.sahifesinde yer alan ferman kaydı örneğini buraya aynen almak istiyoruz.

 “Kemah kazasına tabi Müşerkek nam karye ahalileri gelip karyelerine kadimul eyyamdan beri ve şurb ve intifa edegeldikleri Bendbaşı suyu demekle maruf kadimi sularıyla kadimden beri koyun ve sair davarları ra’y olunup otundan ve suyundan intifa edegeldikleri karyei merkume taoprağında vaki kadimi mera yerlerine dahil olunmak icap etmez iken yine karye i mezkurede Taştimuroğlu demekle maruf Ali nam kimse mütegalibeden olmakla selef-i zikr sularıyla kadimi yerleri hilaf-ı şer’ ve kanun ve mugayir-i kadim fuzuli mustakillen zabt ve ma-ı mezkuru gah kendi tarlasına ve gah civarlarında vaki ahar karyeye icra ettürüp ve kadimi mer’a yerlerinde dahi hayvanatlarını rayden men ve ol vechile bunların zaruret ve muzayakalarına bais ve gadr-i azim eyledüğün ve bu babda davalarına muvafık Şeyhulislam’dan fetvayı şerifeleri olduğunu bildirip mucibince şer’le görülüp zikrolunan kadimi sularından kadimisi üzere karye-i mezkure ahalilerine iştiraken şurb ve intifa ettirilip ve kadimi mer’alarından dahi hayvanatları ray ve otundan ve suyundan intifa ettürülüp mezkur hilaf-ı şer-i şerif ve kanun ve muğariy-i kadim tallül ve niza ettirilmemek babında hükmü humayunun rica eyledikleri ecilden mahallinde şer’ve kanun üzere amel olunmak…Fi avasıt-ı Cemadel-ahir,1170.” Söz konusu ferman kaydı,köyde yaşanan su ve mera problemlerinin halledilmesi doğrultusunda arşiv kayıtlarına girmiştir.

Bağdat’tan irşad ve tebliğ vazifesi için 19.asırda Kemah’a gelen Abdülgani,Abdurrezzak ve Abdulbaki isimli üç kardeş,zamanın Sağıroğlu namıyla meşhur Kemah Bey’ine misafir olurlar.Ancak Kemah beyi hak dostu bu üç kardeşin Kemah’a yerleşmesinden fazla memnun olmaz.Onları uzaklaştırmak ister.Neticede ücra bir köşede bulunan Müşerkeğe sürgün eder. Bu şirin köye gelen üç kardeş buraya yerleşirler. hayatlarını, dağın yamacında kurulu ve cennet bahçelerinden bir köşeyi andıran bu köye adarlar. Savaş yılları, muhacirlik yılları derken uzun bir ömür, cefası ve sefasıyla bu köyde geçer. Meşhur İbrahim Hakkı Efendi de bu üç mübarek kardeşten Abdulgani Efendi’nin oğludur. Yüz hanelik Müşerkek(Parmakkaya),civarda evliyalar ve alimler yatağı olarak bilinir. Küçük bir camii, hemen yanıbaşında yer alan bir çeşme ve çeşmenin etrafına kurulmuş bu köyden çok sayıda önemli ilim ve irfan adamı, asker ve devlet ricali yetişmiştir.

Güneydoğu da yaşanan terör belası ne yazık ki burada da kendisini hissettirmiştir.1990 lı yıllarda Kemah da kendini yavaş yavaş göstermeye başlayan terör hadiseleri İbrahim Hakkı Efendinin köyü olan Müşerkeği de vurmuş ve 1995 yılı Temmuz’undan sonra zaten birkaç hane kalan köylüler köyü tamamen boşaltma zorunda kalmışlardır. Bu elim hadiseden sonra, bu köyün sakinleri; İbrahim Hakkı Efendileri yetiştiren bu köyü yaşatmak ve gelecek nesillere emanet etmek İstanbul’da Parmakkaya Köyü Kültür ve Dayanışma Derneği’ni kurmuşlardır.

Kaynak: KEMAHLI İBRAHİM HAKKI EFENDİ Faruk Tuncer İstanbul-1999

Bu haber toplam 3400 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
KÖYLERİMİZDEN HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA