• İstanbul25 °C
  • Erzincan26 °C

Recep Babacan / www.kemahtarihi.com

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Recep Babacan / www.kemahtarihi.com

Suç kimde?

12 Mayıs 2016 Perşembe 09:59

Aziz okuyucularım güzel günlerdeyiz elhamdülillah. 3 aylara girdik. Ramazan yaklaşıyor. Huzur inşallah bu coğrafyada hâkim olur.

Bu ayki köşe yazımızda sizlere Hz. Sumeyra’dan ve Hz. Nesibe’den bahsetmek istiyorum. Onların Hz. Peygamber(sav)’e olan aşkından bahsetmek istiyorum. Hz Sumeyra, İman edip Mus’ab Bin Umeyr’in eliyle islam ile tanıştıktan sonra Allah Resulü Medine ye geldiğinde ona aşık evlerden biri de Hz. Sumeyra’nın evi olmuştur. Allah ve Resulü uğruna her şeyini feda etmiştir.

Bedir de büyük oğlu Avf’ı şehit vermiştir. Uhut da babası ile Halit Bin Rifa isimli kocasını şehit vermiş.  Uhut da iki bedrin gazisi olan Muaz ile Muavviz isimli oğlunu vermiştir. 

Yeniden Bukeyir İbni Abdi isimli bir Ensari ile evlenmiştir. Ondan da 4 oğlu olmuş. O çocuklarını da Yermuk’ta, Yemame’de, Kadisiyye’de arka arkaya şehit vermiştir. Hz. Sumeyra’nın sahabe içindeki ismi 7 şehit annesiydi. Ondan herkes dua isterdi. Ya ResulAllah seni çok seviyorum deme hakkı Hz. Sumeyra gibi insanların hakkıdır. 
Bizim gibilerin değil. O bu sözlerin altını dolduran bir isimdi.
Sahabe Allah Resulünü farklı seviyordu. Mus’ab Bin Umeyr’in eliyle iman eden bir sahabe de Ummu Umare Binti Kab yâda daha bilinen adıyla Hz. Nesibe (R.A)
Nesibe ismi  o dönem Medine de baba tarafından asil olanlara verilirdi. Ama Hz. Nesibe’yi asil yapan babasının soyu değil onu asil yapan "Fedake ebi ve Ummi Ya Resulallah" demeseydi, Nesibe de o çağlarda yaşayan diğer Nesibelerden biri olurdu.
Nesibe’yi asil kılan soyu değil imanıdır. O iman yolunda büyük fedakârlıklar yapmıştır.Medineli bir hanımdır, Hz. Nesibe.  Mus’ab Bin Umeyr Medine’ye vardığında Hz Nesibe 50 yaşındadır.

Kocası Zeyd Bin Asım. Babası Muazim Bin Neccar. Neccaroğullarından yani Efendimiz (SAV)’in ninesi, Abdulmuttalibin annesi Selma validemiz ile aynı aileden. Yani Eba Eyyüp El Ensari ile aynı aileden. 

Evliliğinden 2 oğlu var. Büyüğünün adı Abdullah, Küçüğünün adı Habib.Mus’ab Bin Umeyr’in elinden iman şerbetini içer içmez bir iman evi olur bu ev. İstisna evlerden biridir bu. 50 yaşına rağmen Mus’ab Bin Umeyr haydi Allah Resulü ile buluşmaya gidiyoruz dediğinde 75 insan takılmıştır arkasına. Bu 75 kişiden ikisi hanımdır. Biri Hz. Nesibe (R.A), diğeri ise Esma Bindi Amr (RA)’dır.

İnşallah bir başka yazımızda Hz Esma(R.A)’yı yazarız.  Hz. Esma (R.A) Akabe’ye giderken 9 aylık hamiledir. Yolda çocuğunu doğurur. Nasıl bir aşktır bu. Hz. Nesibe’yi 50 yaşında Akabe’ye yürüten de aşktan başka bir şey değildir.

Allah Resulü ile görüşürler. Hz Peygamber (SAV)’İ  bir yıldır Hz. Mus’ab Bin Umeyr’den dinlerler. Zaten  Mus’ab Bin Umeyr’e aşık olmuş. Vakarına, ferasetine, ilmine itidaline, dirayetine, sebatına, sabrına her şeyine aşık olmuş. Aşık olurken şöyle bir şey düşünmüş. Eğer Mus’ab Bin Umeyr böyle ise Allah Resulü nasıldır. Akabe de  Hz. Peygamber (SAV)’İ görünce acaba hayal kırıklığına uğramış mıdır?

Hayır. Mus’ab Bin Umeyr’in yakasını tutmuş sen niye bana anlatmadın. Bu nasıl birisi?  Senin anlattıkların ne ki bu nasıl biri? 

Orada da aşkın üzerine aşk eklemiş. Orada biat etmiş. 
Dönüş yolu. Herkes umduğuna nail olmuş bir şekilde duruyor. Dönüş yolunda Hz. Nesibe (R.A) ellerini kaldırmış dua etmiş. "Allah’ım kalbimden bir an olsun Resulünün sevgisi çıkarma"

Bu nasıl bir dua Allah aşkına, bu dua öylesine yapılmış bir dua değil.  
Ama Hz. Nesibe ye o duayı yaptıran başka bir şeydir. Sevgide ve istikrar ve istikamettir.

Maalesef bizde o yok.
Allah Resulü deyince elhamdülillah.  Bu topraklara iman tohumu ekenlerin ayaklarının altına kurban olalım ki bize böyle bir şey kazandırdılar. 
Bu topraklarda yetişmiş ve eğer tohumu bozuk değilse Muhammed (sav) deyince yüreği yanmayacak adam yoktur. Ama bizde bir eksiklik var.
Söyleriz ama dışarı çıkınca unuturuz.  
İlk gün heyecanlıyız ama bir müddet sonra unuturuz. 
İlk tanıdığımızda severiz. Zaman ihtiyarladıkça sevgide ihtiyarlar. 
Hz. Nesibe (R.a) onun söylüyor. "Allah’ım heyecanımı azaltma. Sevgimde istikrar ve istikameti şaşırtma" diyor.

Hz. Nesibe(R.a) o duayı yaptığı andan vefat anına kadar aynı şuurda yaşadı. Oğullarını İslam’a hadim eyledi. İslam için şehit eyledi.
Hz. Nesibe(R.a) annelik yaptı. Annelik oynamadı. İki oğlundan büyük olanı Abdullah Hendek’te şehid oldu. Yaşı 17 idi. Ancak küçük oğlu Habib 10 yaşında idi, Hz. Ali’nin akranı idi. 

Uhud ve Bedir’e gelemedi. Efendimiz onu Hendek harbine aldı. Abisi Abdullah’tan daha önce şehadete ulaştı. 20- 25 yaşlarında hicretin onuncu yılında Yemame’nin yalancı peygamberi Museylimet-ul Kezzab’a yolladı. 

Allah Resulü Müseylime’ye  yazıyor  "Sen yalancısın, Peygamberlik gibi bir iddian var. Vazgeç bu iddiadan ve tövbe et". Mektubu Museylime acıyor ve soruyor.
"Bu mektubu kim gönderdi"

Habib(R.a) diyor ki "Allah’ın Resulu Muhammed" Müseylime tekrar soruyor. "Peki sen benim peygamber olduğumu bilmiyormusun?

Habib(R.a) "Duymuyorum seni diye cevap veriyor.
Müseylime soruyu yineliyor. "Ben peygamber değilmiyim?"
Hz. Habib "Seni duymuyorum cevabını veriyor. Yani Habib(R.a)   "Ben hakikate karşı kulaklarımı açmış, batıla karşı kulaklarımı kapatmışım" cevabını veriyor aslında.
Museylime her duymuyorum kelimesini duyduğunda canlı canlı bir uzvunu kesiyor. Kollarını, dudaklarını vs. her kesildiğinde Muhammedur Resullullah diyor. İşte bu aşkın kaynağı Hz. Nesibe (R.a)’dır.

Bugünün dünyasında Habibler yoksa suç Habiblerde mi, çocuklarda mı yoksa Zeyd bin Asım gibi babalar HZ. Nesibe gibi analar olamadığımız içinmi?
Yoksa suç bizde mi?Analık ve Babalık oynayanlarda mı? Rabbim aynı şuuru bizlere nasip eylesin.

Haydi kalın sağlıcakla…

Bu yazı toplam 650 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA