• İstanbul28 °C
  • Erzincan25 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
T.C. Kemah Kaymakamımız Eyüp Çalışır Bey ile Kemaha dair..
02 Nisan 2009 Perşembe 00:00

T.C. Kemah Kaymakamımız Eyüp Çalışır Bey ile Kemah'a dair..

T.C.Kemah Kaymakamımız Sn.Eyüp Çalışır Bey ileKemah’a ve Kemahlılara dair konuştuk.. Sn Kaymakamımız; öncelikle geçtiğimiz yıl şenlikler vesilesi ile geldiğimiz Kemah’ta ciddi

T.C.Kemah Kaymakamımız

Sn.Eyüp Çalışır Bey ile

Kemah’a ve Kemahlılara dair konuştuk..

 

Sn Kaymakamımız; öncelikle geçtiğimiz yıl şenlikler vesilesi ile geldiğimiz Kemah’ta ciddi yatırım ve projelerin açılışlarında yaptığınız çalışmalardan haberdar olduk. O günden bugüne görünen veya görünmeyen hizmetlerden bahsedecek olursanız bize neler aktarırdınız?

 

 

Şenliklerden başlarsak, evet şenliklerde çeşitli açılışlar yapılmıştı. O zaman itibariyle sayın ulaştırma bakanımız da iştirak etmişti. Kemah’a uğrayan Hürriyet Treninin de müdahil olması biraz daha medyatik boyutunu gündeme getirdi. O zaman bizim yüksek okulda ki çalışmalarla ilgili bir gezi inceleme gezisi yapılmıştı. İşte kız pansiyonun açılışı, Kütüphanenin,  Etüd Salonunun, Okuma salonunun,  İnternet evinin açılışı,  Tedaş’ta o sistemin, özellikle kabloların yer altına alınmasının açılışı ve diğer tarafta merkezdeki okullarımıza teknoloji sınıflarının kurulması o sistemlerin o donatıların kurulmasıyla ilgili açılışlar yapılmıştı. Tabi diğer sosyal ve kültürel boyutlarını bir kenara bırakırsak yatırım anlamında merkezde genelde bunlar olmuştu.

Şenliklerden sonra doğrudur insanlar tabi artık kendi yaşadıkları yerlere doğru akın ettikten sonra biz Kemah’ta özellikle köyler ile ilgili merkezde neler yaptık köylerde neler yaptıkla ilgili söyleyeceklerimizi kısaca özetleyecek olursak;  çok önem verdiğimiz Kemah meslek yüksek okulu nun inşaatına devam edildi ve şu aşamada da tamamıyla bitti. Yani fiziki gerçekleşme oranı % 100'e ulaştı bu kapsamda neler yapıldı dersek yaklaşık 200 tane yüksekokul öğrencisinin kalacağı Mehmet ve Aziz Torun beyler tarafından yaptırılan pansiyon kısmı tamamıyla bitti. Dersliklerin ve öğretim görevlilerinin olduğu idari binanın idari kısımların olduğu bizim ana hizmet binası birinci kısım dediğimiz bölüm Erol Yüksel ve Salim Mutlutürk tarafından yaptırılan kısım tamamıyla bitti. Çok amaçlı salon; İhsan Payalan ve Cafer Bektaş tarafından yaptırılan çok amaçlı salon tamamıyla bitti en son da Cevdet Kolak vakfımızın yine ana hizmet binası ikinci kısım dediğimiz bilgisayar salonun, bilişim salonunun yemekhanenin kantinin misafirhanenin olduğu kısımlar da tamamıyla bitti. Bundan sonraki bizim yüksekokulla ilgili yapacağımız şeyler; bahçe düzenlemesi ve yapılan binaların içinin donatımının tamamlanması şeklindedir. Bunların dışında yine köylerle ilgili işte şikâr bölgesinin toplamda 15 km olan yolumuzun ki bu yolumuzdan 5 tane köyümüz istifade ediyor buranın 10 km sinin asfaltı tamamlandı. 5 km sininde alt yapısı hazırlandı kısmetse hazirandan sonra da buranın asfaltı gerçekleştirilecek.

Gediktepe, Kardere, Bozoğlak, Seringöze ve Dikyamaç biliyosunuz bu 5 köyümüz bu yoldan istifade ediyor ki o köyleri kapsayan yollar yapıldı. Bunun dışında bizim Oğuz’la ilgili Eriç’ten Şahintepe’ye kadar olmasa bile Oğuz’u biraz daha geçtik. Şahintepe tarafına doğru orada önce bir yol genişletme çalışması ciddi oranda özellikle 3 aya kadar bizim orada kepçelerimiz greyderlerimiz çalıştı güzel bir yol çalışması yapıldı. Ve en son kıştan öncede buranın stabilizesini de yaptık ki yaklaşık buranın bi 10 km i aşkın bir yerdi. Atma ile ilgili ufak bir çalışma yapıldı hem içme suyuyla ilgili hem yol anlamında ama yolda heyelanlı bir bölge var gerçi heyelanlı bölge ile ilgili henüz bir çözüm bulamadık. Çünkü oradan menfezin yapılması bir güzergâh değişikliği olması gerekiyor içme sıkıntılarıyla ilgili ciddi bir sıkıntıları vardı

 

Kemah Köyleri arasında yol sorunu ciddi anlamda çözüme kavuşmuş diyebilir miyiz?

 

Şimdi burada önce şu tespiti yapmamız lazım; bizim hedefimiz Türkiye’nin neresinde olursa olsun bütün köylerimizi bütün mezralarımızı asfalt yapalım diye bir hedefimizin olmaması lazım. Ama şu hedefimizin olması lazım; biz bütün köylerimize bütün mezralarımıza adam gibi bir yol yapma hedefimizin olması lazım. Yani bu yol şimdi 3 tane insanın 5 tane insanın yaşadığı yolların asfalt yapılması maliyet anlamında çok mantıklı gelmiyor ama bu mezralarımıza gerçekten insanların çok rahat ulaşabilecekleri çok rahat gidebileceği bir stabilize asgari bir yolun burada yapılması lazım. Asfalt meselesinde özellikle nüfusu biraz kalabalık olan grup köy yolları dediğimiz bütün yolarında asfaltlanması gerekiyor. Biz bu bağlamda gerçekten büyük oranda yani % 80 civarı asfalt yapılması gereken yolları yaptık.

Şimdi bu sene yapılması gereken hedefimizde yerler var. Bunlardan bir tanesi Acemoğlu, Çalgı arası yaklaşık 8 km ki Çalgı’dan Kemah arasını asfalt yapmıştık zaten. İki sene önce kalan kısmı da  8 km burayı da tamamlayacağız. Buranın önemi şuradan kaynaklanıyor, burası bir güvenli alternatif yol anlamında gerçekten özellikle yazında kışında çok rahat kullanılabilinecek bir yol buranın mutlaka yapılması lazım ki bu sene hedefimizde. Genel olarak baktığımız zaman bir ana arter olarak söyleyeceksek bir Kerer yoluyla ilgili geçen sene birazda tabi karayolları bölge müdürlüğümüz ve sayın bakanımızın bu konudaki gerçekten ısrarları takipleri sonucunda yol gerçekten çok güzel oldu. Şu an yine alt yapısı tamamıyla halledildi. İşte sanat yapıları menfezleri yapıldı, elek altları çekildi, sıkıştırıldı serildi. Asfaltı hazır duruma getirildi bu sene orayı da asfalt yapıldı ki Elmalı’nın altına kadar yani Refahiye sınırına kadar orası da yapılacak mutlaka. Yapıldığında bizim Kerer tarafında hemen hemen asfaltla ilgili hiç bir problemimiz kalmayacak. Bu kapsamda zaten Doğanbeyli girişi var, Doğanbeyli de o asfalta dahil ediliyor. Orada belki 1 -1.5 km Agacsaray ile ilgili bir problem kalıyor. İnşallah orası da hallolacak. Diğer güzergaha baktığımızda Erzincan yönündeki köylerimize baktığımızda burada da asfalt olan köylerimiz olduğu gibi asfaltlı olmayan stabilize olan köylerimiz var. Şimdi burada barajla ilgili bir sıkıntımız var. Baraj yetkilileriyle, İç Kale firmasıyla görüştüğümüzde bunlar kesinlikle buranın yapılacağına şu an ekonomik krizden dolayı biraz rolantiye aldıklarını ama şu an zaten proje aşamasına geçtiklerini,  bunların etütleriyle ilgili tamamen her şeyin hallolduğunu söylediler. Bir şekilde bu baraj yapılacak benim endişem buralara yapılan asfaltlamanın boşuna gitmesidir.

 

Kemah Barajı hakkında da uzun zamandır bir beklenti var? Proje ne aşamada diye.

 

Şimdi şöyle, şu an itibariyle birçok bankaların kredileri durduğunu, dondurulduğunu biliyoruz. Tamamen geçici bir süreç bu, yani şuan kriz itibariyle bankaların krediler noktasında sıkıntı çıkarılması neticesinde biraz dondurulmuş bir durumda ama vazgeçilmiş değil. Sadece belli bir dönem için biraz daha beklemeye alınmış diyelim belki dondurulmuş demek doğru olmayabilir. Beklemeye alınmış ama beklemeye alınırken bu finansal açısından beklemeye alınan bir şey. Proje anlamında zaten teknik takip açısından yapılması gerekenler açısından işte su kullanım izninden tutun da Çet raporuna kadar onun dışında buranın proje aşamasına kadar bütün bunlar çalışmalar devam ediyor. bu süreç devam ediyor. Firma yetkilerinin genel müdür olsun genel müdür yardımcıları olsun söyledikleri şu bizim açımızdan cazip bir proje mutlaka bu yapılacak ki bunların bir avantajı da şu oldu; en son yeni bir yasa çıktı yeni yasada demir yolu en çok firmayı düşündüren demir yollarıydı demir yollarının yapımını zaten devlet üstlendi. Devlet üstlendiği için bunların bu projesi çok daha cazip hale geldi onlar açısından daha efektif bir hale geldi. Şimdi tamamlanması gereken burayla ilgili yapılması gereken mesela bir Yağca yolunun asfaltlanması lazım. Orada biraz daha kalabalık anlamda bakıldığında belki bir İncedere’nin orada yaklaşık 1 km mesafe orada bir iki üç tane köyümüzün asfaltlanması lazım. Bu gerekiyor ama baraj nedeniyle bugün yaptığımız yarın bir iki sene sonra bu baraj altında kalacaksa ki bizim tereddüdümüz de bu yönde o zaman buraları biraz daha düşünülmesi biraz daha zamana bırakılmasında fayda var diye düşünüyorum.

Diğer taraftan tek bir güzergâh düşündüğümüzde Oğuz  Eriç, Oğuz istikameti yolu ki orada da şu ana kadar Eriç’e kadar tamamen asfaltlanmış. Tek sıkıntımız Oğuz ve Şahintepe güzergâhı kalıyor ki çok büyük oranda oranın asfaltı da en az Oğuz’a kadar Şahintepe’ye kadar devam edilmeyebilir.  Ama Oğuz’a kadar bunun asfaltını yapmak istiyoruz tek sıkıntılı yer bizim biraz daha Güllübağ Yahşiler tarafı. Orayla ilgili de bu sene bir çalışma yapmayı planlıyoruz, yani genel yol resmimiz bu.

 

Oldukça başarılı bir yol haritasına paralel bir de su ve sulama durumunu öğrenebilir miyiz?

 

 

Bizim yetmiş üç tane köyümüz var. Bu köylerimizde içme suyu anlamında ufak tefek kısıtlılıklar var. Ama şebekesi olmayan suyu olmayan hiç bir köyümüz yok. Zaten bu dönemde olmaması da düşünülemez. Çok insani bir şey değil ama malumunuz son yıllarda biraz kuraklıktan kaynaklanan su yetmezlikleri yetersizlikleri var. Bununla ilgili mesela öyle köylerimiz var ki 5 tane 4 tane 6 tane kaynaktan köye su getiriliyor. Mesela şu an aklıma gelen Tan Köyü; mesela 4 kaynaktan su geliyor. Karadağ, Bozoğlak tarafları bu birazda iklimsel dönemsel bir şey. Ama su yetersizlikleri olan köyler olmakla beraber içme suyu anlamında söylüyorum genel anlamda büyük bir sıkıntımız yok. Sulama anlamında şuan ideal düzeyde değiliz, ama gerçekten hem il özel idaresi kapsamında hem hizmet birliğince desteklediğimiz kaynaklarla hem de köylünün kendi imkânlarıyla hem İstanbul’daki dernekler eliyle olsun muhtarlıklar eliyle olsun gerçekten güzel çalışmalar yapılıyor. Geçen sene mesela Koçkar, Yücebelen tarafında sulamayla ilgili epey bir çalışma yapıldı bu sene. Mesela Ağaçsaray ile ilgili çok güzel çok büyük bir proje bu yapılmaya çalışılıyor. Karadağ ve diğer tarafta Kardere tarafında var. Yani biraz köylümüzün kendi çabaların biraz kaymakamlığın biraz genel idarenin katkılarıyla ideal düzeyde olmasa bile sulama su anlamında da güzel çalışmalar var. Ama sanıyorum birkaç seneye kadar bunlar istenilen düzeye gelir diye düşünüyorum.

 

  Kanalizasyonla ilgili beklentimizin veya olması gerekenin Kemah olarak çok altındayız. Belki bunun nedeni yeni yaygınlaşmaya başlamış olması, ama mutlaka bütün köylerimizde gerçekten bunun yapılması lazım. Bütün köylerimizde, gereken düzeyde kanalizasyonların, şebekelerin kurulması lazım. Ama maalesef Kemah merkezde bu noktada yeterli değil, bir kısım mahallelerde tamam olması gerektiği gibi bir kısım mahallelerde çok yetersiz. Genel Kemah çapına baktığımız zaman kanalizasyonlar seviyesinde konusunda yetersiz olduğumuzu bu konuda daha çok çalışmamız gerektiğini düşünüyorum.

 

 

Sn. Kaymakamım Kemah’ta görev yapmayı ve Kemahlıların memleket sevgisini nasıl değerlendirirsiniz?

 

Belki de Kemah’ta çalışmanın en güzel tarafları bu. Geldiğimde böyle bir ortam olacağını beklemiyordum. Kendi memleketine bir özlemi ve sadece bunu söylemde kalmadan eylem boyutuyla da yaşayan bir tarafı var Kemahlıların. Kemah’a geldiğimiz zamanlarda beri bu hep gözlemlediğim bir şeydi. Şu an yapılanlara bakıldığında müthiş bir dayanışma var. Hem İstanbul’da yaşayan arkadaşlarımız olsun hem Ankara’da, Erzincan’da yaşayan olsun, İstanbul boyutu gerçekten çok bambaşka bir şey bu belki imkânlarla ilgili bir şey insanların memleketine karşı biraz daha duyarlı olmasından kaynaklanan bir şey. Ne derseniz deyin, biz baştan beri yaptığımız bütün çalışmalarda bu arkadaşlarımızın özellikle hayırseverler olsun diğer dernekteki arkadaşlarımızın olsun gerçekten gönül birliğiyle bir işbirliğimiz oldu ve bunun da Kemah semeresini gördü.

Semeresini nasıl gördü dediğiniz gibi işte yüksekokuluyla, kütüphanesiyle, kız ve erkek pansiyonuyla, ondan sonra köylerle yapılan yatırımlarıyla birçok noktada Kemah’a bu yatırım olarak geri döndü. Kemah Meslek Yüksekokulu’nu biz çok önemsiyoruz sebebi şu;  artık taşra boşalmaya başlıyor, taşrada genç kesim gerçekten az. Bir şeyler yapılabilmesi içinde gerçekten genç kesime ihtiyaç var. Kemah’ta meslek yüksekokulunun açılmasıyla burada bizim beklentimiz üç yüz civarı öğrencinin buraya gelmesi. Burada hem eğitim anlamında bir kalitenin yükselmesi hem de ekonomik anlamda belli bir katkının sağlanması mümkündür. Sosyal ve kültürel anlamda da buraların dönüştürülmesi, buranın daha yaşanabilir hale getirilmesi, bir yere eğer bir insan varsa sonuçta bir şekilde medeniyette gidiyor. Bizim sadece meslek yüksek okulunu yapalım insanlar gelsin burada nüfus artsın gibi bir kaygımızda yok. Burada eğitim standardının yükseltilmesinden tutunda, ekonomik katkısına, kültürel katkısına, sosyal katkısına, sportif alanlardaki katkısına, tanıtımına her anlamda yani burada bir ilerleme bir yükselme olacak. Şimdi bu insanlar gelen insanlar biz burada Kemah’ta ne kadar iyi ağırlarsak ne kadar alt yapıyı onlara sunabilirsek o kadar dışarıda Kemah’ın reklamı olacaktır.

Biz Kemah’ta binalar yaptık, kapalı spor salonundan tutunda çok amaçlı salon pansiyonuna dersliklerine misafirhanesine lojmanına kadar. İşte şuan bu kapsamda 9 tane yüksekokula tahsil edilen belediye tarafından tahsil edilen lojman da yapılıyor. Diğer taraftan bu sene bir halı saha çalışmamız var. Yine şu an önümüzdeki projelerden bir tanesi de gençlik ve kültür merkezi diye projemiz var. Diğer taraftan işte Sultan Melik’le ilgili yine vakıflar genel müdürlüğünce çok güzel çalışma yapıldı. Orada restorasyon çalışması olsun, eskiden gerçekten Kemah içinde büyük bir mahcubiyet nedeni olan işte wc’lerin vs. bunların yıkılıp demode olan şeylerin daha nezih bir ortam yaratılması bu anlamda şuan güzel çalışmalar yaptık. Yani topyekûn bir üniversite, bir yüksekokul geldiğinde bir öğrencinin ihtiyacı nedir? Bir lokantadır bir kafeteryadır bir oyun salonudur belki bir cep sinemasıdır buna benzer bir sportif faaliyetleriyle ilgili bir halı sahasıdır. Zaten geçen sene bizim normal toprak yüzeyli sahamıza uluslararası standartlara hem soyunma giyinme odalarıyla hem tribünün kapatılmasıyla saha ebatlarının genişletilmesiyle belli düzeye getirildi. Mutlaka Toki’nin konut sıkıntısını Kemah’ta giderilmesi gerekiyor. Alt yapının bir an önce Kemah’ta bitirilmesi gerekiyor. Artık alt yapı bittikten sonrada üst yapıyla ilgili nasıl güzelleştirebiliriz, bununla ilgili mutlaka bir an önce çalışmaların yapılması gerekiyor ki bunlar çok uzun sürecek şeyler diye düşünüyorum.

 

Kemah’a yapılan yüksek okul ve buna bağlı tesislerin Kemah’a bir canlılık ve katkı sağlanmasını nasıl değerlendirirsiniz?

 

Şunu ifade edebilirim, şimdi mutlaka istihdam anlamında yüksekokulun bir katkısı olacaktır. Ama bir kafeterya bir cep sinema açılacaksa bir müteşebbiste bir internet cafe açacak. Orada bir istihdam bir sürkülasyon oluşacak. Yani örneğin mağaza açılacak, öğrenciye veya giden gelen memurlara yönelik bunlar hep global anlamda şeyler oluyor. Kesinlikle buna şunu da ilave edebiliriz tabii ki yüksekokulunda istihdam konusunda bir katkısı olacaktır. Özellikle süt sığırcılığıyla ilgili bir Kemah’ta tesisin kurulması gerçekten bu muazzam bir katkı sağlayacak diye düşünüyorum. Orada 200-300 tane süt sığıcılığının yapılması, diğer taraftan Karadağ’da yine özel sektör tarafından süt sığırcılığıyla ilgili şuan ciddi çalışmaların yapılması ki Kemah’taki bahsettiğim şirket hemen hemen bitirme noktasına getirdi bunu Karadağ’da da işte yolu, yeri, elektriği, suyu v.s halledildi. Bildiğim kadarıyla nisan ayı itibariyle de burada yine ilk başlangıç 150 süt sığırcılığı yapılmaya başlanacak. Bütün bunlar birbirini tetikleyen şeyler yani bir taraftan ben Kemah’la ilgili yapılması gerekenler noktasında temelde hayvancılığın mutlaka yeşertilmesi lazım. Yani bu büyük baş olur küçükbaş olur yani bizim şuan gerçekten küçükbaşta da çok yetersiz düzeydeyiz. Artık bunun geleneksel üretim tarzında biraz daha ekonomik üretim tarzına geçilmesinde fayda var. Bir insanın 30-40 tane koyunu olması bir noktaya kadar anlam ifade ediyor. Ondan sonra çok anlam ifade etmiyor. Artık bunun biraz daha 300 ler 500 ler düzeyinde tamamen ulusal üretim sistemine geçilmesinde fayda var. Büyük başla ilgili çalışmalar var şuan. Yine bizim yaptığımız projeler kapsamında Koçkar’da altı çarpı 30;  her 30 aileye altı tane büyük baş şuan öyle bir projemiz var. Kabul aşamasında, daha önce Doğanköy, Alp, Maksutuşağı üçgeninde bu uygulanmıştı,  Hakbilir’de uygulanmıştı. Şimdi Koçkar’da bunu uygulamaya çalışıyoruz. Bunun dışında yine bizimde destek verdiğimiz Avrupa birliği kapsamında değiş tokuş programları var. 10 çiftçimizi Avrupa’nın bir ülkesine götürüp, orada 15 güm eğitimden deneyim paylaşımdan istifade olanakları gerçekleşecektir. Mesela şuan İspanya’dan partner bulduk. İtalya’dan, Hollanda’dan partner bulmaya çalışıyoruz ve büyük bir ihtimalle bir aksilik olmazsa bu yaz, 10 tane çiftçimizi tamamen masrafları Avrupa birliği tarafından karşılanan Leonardo da vinci programı kapsamında bir Avrupa ülkesine göndereceğiz. Oradaki hayvancılık nasıl gibi tamamen bilgi paylaşımı amaçlı böyle uygulamaya göndereceğiz.  Diğer taraftan şuana kadar belki başaramadığımız bir organik tarımın artık mutlaka Kemah’ta aktif hale getirilmesi lazım. Çünkü 30 yıl 40 yıl ekilemeyen o kadar çok arazi var ki. Bunlar çok fazla masraf yapmadan organik tarıma geçilebilecek düzeydedir.

 

Kemah’ta hayvancılık ve tarım noktasında bölgede en sağlıklı ve en doğal koşullara sahibiz fakat sanki bunu çok fazla değerlendiremiyoruz gibi. Bu konudaki görüşleriniz veya çalışmalarınız ne yöndedir?

 

 

Tabi çok haklısınız, burada insanların hayvancılıkla ilgili neler yapılması gerektiğini artık sadece ihtiyaç kısmının bırakılıp daha para kazanmaya dönük daha ekonomiye dönük üretim tarzının benimsenmesi gerektiğini ifade ettim. Bu bir imkân meselesi burada devlet eliyle yapılan projeler var. Bizler tarafından yapılan projeler var, yani insanlar arıcılık yapmak istediklerinde insanlar bir araya geldiğinde veya insanlar küçükbaş veya büyükbaş hayvancılık yapmak istediğinde bir araya geldiklerinde bizim elimizde yapılan projeler hem sosyal yardımlaşma dayanışma açısından yaptığımız projeler var. Hem de tarım bakanlığından yaptığımız projeler var daha da ötesi artık iş kurma yardımları yapabiliyoruz. Hem vakıftan köylerde 10 bin tl ye kadar hem de ilçe merkezinde 15 bin tl ye kadar iş kurmayla ilgili ve çok cazip gerçekten oranlarda yardımlar yapılıyor. Bir diğer boyutu da artık insanların belki imkân meselesinden bahsettik imkânları olmayabilir bizim ortamda da artık ortaklık ve kooperatifçiliğin gelişmesi lazım yani birisinin emeğidir birisinin parasıdır gibi. 3-5 tane vatandaşımızın, hemşerimizin, kardeşimizin bir araya gelip biraz daha piyasaya dönük üretim tarzının yapılması lazım. Küçükbaş hayvancılık yapılacak doğrudur bir anda 200 tane bu bir imkân meselesi ama belki İstanbul’daki eşinin dostunun akrabasının sermayesi,  kendinin biraz katkısı, emeği artık bu tür tarzların benimsenmesi gerekiyor diye düşünüyorum.

Onun dışında cevizcilikle ilgili çalışmalar yapıyoruz. Mesela bu sene biz fidanları yine bedavaya vereceğiz. Cevizde artık tamamen geçmişte yapılan çalışmaların ürününü yiyoruz. Şu aşamada çok fazla üzerine bir şey katamıyoruz. Katmak içinde tabi bunun içinde bir şeyin olması lazım. Vatandaşta da bir iştiyakın bir hevesin olması lazım. Onlar da bu olduktan sonra birazda bizim katkılarımızla belli bir noktaya getirilmesi gerekir. Çünkü bir ceviz açısından bakıldığında yanı başımızda Gümüşhane’de pestil yapılıyor, pestile ceviz bulmakta zorlanıyorlar. Yani bizim Kemah için söylüyorum, bizde üretiliyor üretilen her şey İstanbul’a gönderiliyor. Biz burada bir şey bulamıyoruz. Yetersiz gerçekten, normalde pazarı var ama üretim çok kısıtlı. Bununla ilgili bir hatıramı müsaade ederseniz kısaca anlatayım. Geçen sene o zaman bizim 3. ordu komutanı idi Sayın İsmail Koçman bey eşi ile ziyaretimize geldiklerinde, eşinin de arkadaşı Kemahlıymış. Kemah’tan, cevizinden o kadar çok bahsetmiş ki, oda kafasında şöyle bir şekil oluşmuş işte Kemah’ta pazar vardır, pazarda ceviz satılır. Orada dükkânlar vardır alış veriş yapılır.  Bize dediler ki;  Kaymakam bey burada ceviz pazarını gezebilir miyiz? Biz de dedik ki burada böyle bir pazar yok. Nasıl olur dedi ya,  bana cevizden bahsediliyordu. Şöyle izahat yaptık kendilerine;  burada 2 aylık bir zaman içinde ceviz toplanır ve tüketilir.  2 ay sonra satacak ceviz bulamazsınız. Belki tadımlık bir şeyler bulursunuz. Artık gerçekten şuan parasal anlamda da çok iyi rakamlarda yani ama maalesef Kemah şartlarında gençler artık bu tür şeylere çok fazla hevesli değiller. Birazda bunların o anlamda desteklenmesi gerektiğini düşünüyorum.

 

Bu sene mesela biz il özel idaresine tarım kaleminden kesinlikle talepleri değerlendirip olumlu bulduklarımızı, fidanlarımızı vereceğimizi söylüyoruz. Herhangi bir ücret ödemeden biz onlara hatta vakıftan yardımcı olabileceğimiz sosyal güvencesi olmayan vatandaşlarımıza vakıftan da bu anlamda yardımcı olabileceğimizi söylüyoruz.

 

 

Yine Kemahımız açısından çok fazla istifade edemediğimiz ve atıl durumda kalan turizm değerlerimiz var. Örneğin;  Kemah Kalesi gibi. Kültür, inanç ve doğa turizmi açısından her yerde bulunmayan nimetlere sahibiz, fakat bunları değerlendiremiyoruz sanki?

 

Bu konuda da gerçekten çok güzel gelişmeler oldu. Hatta sizinle röportaj yaparken Tüyap’tan yazı işleri müdürümüz aradı ve burada İstanbul üniversitesinde özellikle arkeolojik kazı yapan prof. Orhan Belli’nin bizim standımıza geldiğini ve benimle görüşmek istediğini bildirdi. Daha önce kendileriyle görüşmüştük, bu kazı çalışmalarıyla ilgili. Sağ olsunlar çokta yardımcı olmuşlardı. Hala da olmaya devam ediyorlar. Şimdi şöyle güzel gelişme var; Orhan Belli hoca, bu işi takip ediyor. Biz inşallah bu sene yazın Kemah kalesinde arkeolojik kazı başlatmak üzere gerçekten epeyi bir mesafe kat etmiş olacağız. Bu anlamda da sayın valimizin dedi ki parasal anlamda problem yok ne kadar gerekiyorsa biz bunu destekleyeceğiz.  Bu sözü aldık ve bu sözün üzerine biz Orhan Belli hoca ile ve hocamın tavsiye ettiği Atatürk Üniversitesinde şuan doçent olan Murat Aktemur hocamızla irtibat kurduk.  Murat hocam bu organizasyon bittikten sonra ben de Kemah’a döndükten sonra Erzincan’a gelecekler. Erzincan'da kazı çalışması başlatacaklarına dair dilekçe verecekler. Biz de bu dilekçeye istinaden ek olarak maddi olarak destekleyeceğimize dair bir taahhütde bulunacağız. Kültür turizm bakanlığında da kazı çalışması yapılması için izin sürecine gireceğiz ki izin sürecinin de şuan bir problem gözükmüyor. Yine sayın valimiz geçen onbeş gün önce Ankara’dayken bakanlık müsteşarıyla görüştüğünde bir problem olmayacağını onların bu konuda destek olacakları ile ilgili taahhütleri ve sözleri de var ayrıca. Dolayısı ile Murat Aktemur hoca başkanlığında 20-25 kişilik ekiple inşallah bu sene yazın bir buçuk iki ay sürecek bir kazı çalışmasını Kemah kalesinde başlatacağız.

Bu çok önemli gerçekten biliyorsunuz Kemah Kalesi dünyanın en büyük ikinci doğal kalesidir. Muazzam bir potansiyeli var. Burada Osmanlı mirası, Selçuklu mirası var,  Mengücekliler var. Daha da ötesi Hititler, Urartular öncesi değerler var. Yani bir şekilde bizim mutabık kaldığımız Osmanlı ilk dönem eserlerinden başlayalım dedik. Bunları gittikçe de Urartu dönemine kadar uzatalım diye mutabık olduk. Onun dışında Sultan Melik ile ilgili dediğimiz gibi çalışma geçen sene tamamlanmıştı. Ali baba türbesi, İskender baba, bunlarla ilgili 3 tane türbemiz yine restorasyonla ilgili vakıflar genel müdürlüğü bölge müdürlüğümüz eliyle yapıldı. Kemah kalesine arkeolojik kazı çalışmasını gerçekten çok önemsiyoruz ve bu anlamda da her taahhüdün altına girmek istiyoruz. Yazın gerekirse biz yurtlarımızı bu arkadaşlarımıza açacağız. Bunların iaşelerini,  masraflarını karşılayacağız.

Bu bağlamda bir de ifade edilmesi gereken şu da var. Tüyap Fuarında tarihi kentler birliği başkanı olan Metin hocamla ayaküstü Yukarı Fırat Havzası Kültür Turları konusu hakkında görüşmelerimiz oldu. Özellikte düzenledikleri Kemaliye, Divriği, Harput, Nemut vs. böyle bir paket tur programı var sanıyorum. Bu yukarı Fırat havzasının merkezi Kemaliye olarak şu aşamada düşünülüyor. Bizim ısrarımız burada bu havzayı kültür havzasına bu tur paketine kesinlikle Kemah’ında dâhil edilmesi. Bu anlamda Kemah’taki kazı çalışmaları çok anlam ifade ediyor.  Bizim tarihi eserlerimiz gerçekten çok fazla Sultan Melik’i ile Kemah kalesiyle, Türbeleriyle Kümbetleriyle, köylerimizdeki farklı kiliselerimizle, gerçekten muazzam bir potansiyel barındırıyoruz. Bunun artık bir şekilde farkına varılıp bu anlamda bunun turizme açılması gerekiyor. Metin hocam; görüştüğümüzde bu işe çok olumlu yaklaştı. Kesinlikle Kemah’ı da dahil etmek istediklerini ifade ettiler. Bununla ilgili biz takibatı yapacağız bize düşeni yapmaya çalışacağız. Yine benim aklımdan ve gönlümden geçen en azından bu Doğanköy’deki tordan kilisesinin de bir şekilde turizme kültür dünyamıza kazandırılması gerektiğini düşünüyorum. Gerçekten çok etkileyici bir eser.

 

Sultan Melik türbesi yukarısında bulunan Sancak Türbesi’nin de bakıma ciddi anlamda ihtiyacı olduğunu gözlemlemekteyiz.

 

Sancak türbesinin de mutlaka restorasyonun tamamlanıp oraya dahil edilmesi gerektiği noktasında hiç bir şüphem yok. Tarihi mezarlıklar daha da ötesi Sultan Melik türbesinin önündeki mezarlık var o mezarlıkta birçoğu kaybolmuş. Hatta orada dikkat etmişseniz sanıyorum sarnıç gibi şuan toprağın altında kalan çok güzel tüneller vs. de var. Bizim vakıflar bölge müdürümüzle o konuda bir görüşmemiz olmuştu onların böyle bir çalışma yapabileceklerine dair bir sözleri var. Tabii ki o sancaktar türbesinin önce bir projesinin bu koruma kurulundan geçmesi, ondan sonra da yapım aşamasına getirilmesi gerekiyor. Bu anlamda şuan ki aşamada herhangi bir somut adım olmamakla beraber gönlümden geçen yapılmasını arzu ettiğim en önemli meselelerden bir tanesi de bu. Bunu mutlaka gündemimize alacağız.

 

Son bir sene içerisinde yapılan bunların haricinde ve bunlara paralel hizmetlere dönecek olursak neler aktaracaksınız

Son bir senede yapılanlar; dediğim gibi Kemah yüksek okulunun bitirilmiş olması diye başlayabiliriz. Burada tabi hayırsever iş adamlarımıza çok teşekkür ediyorum. Gerçekten, çünkü onlar olmasıydı böyle bir katkı yapılmamış olsaydı kesinlikle bizim buraya böyle şeyler yapma ihtimalimiz olmayabilirdi. Yani burada şu ana kadar 3, 3.buçuk trilyon para harcandı. Tamamen hayırsever hemşerilerimizin katkısı ile bunların bütçesi oluştu. Buradan Mehmet Torun olsun Cevdet Kolak vakfımız ve Hamit Bey olsun, özellikle İhsan Payalan olsun gerçekten başından beri o sürecin içerisinde çok önemli bir yerleri oldu. Kendi bizzat yaptırdığı yerler dışında çok büyük katkıları olan Erol Yüksel, Salim Mutlutürk beyler olsun Cafer Bektaş bey olsun bu arkadaşlara hem şahsım olarak hem ilçe halkı olarak gerçekten çok teşekkür ediyoruz. Bunlar ile beraber yine ortaöğrenim kız öğrenci pansiyonu’nun yapılması ki şuan işte 20’nin üzerinde kızımız burada kalıyorlar, Kemahımız için ayrı bir güzellik oldu. Bu eser de Baki Yıldızaydın tarafından finanse edildi. Yavuz Peker tarafından okullara teknoloji sınıflarının yapılmasından, Mustafa Kaçmaz’ın katkılarıyla kütüphane ve etüt okuma salonunun yapılmasından dolayı bu vefakâr hemşerilerimize de ayrı ayrı teşekkür ediyoruz. Kemah sahasının soyunma odalarının ve tribünlerinin yapılması ki Türk Telekom ve yine kaymakamlık tarafından yapılan projeler eliyle yapıldı. Hükümet Konağının baştan sona tadilatının yapılmasını da hesaba katarsak merkezle ilgili şu aşamada söyleyeceklerim bunlardır.

 

Köylerle ilgili ise Şikar bölgesinin özellikle toplam 15 km’sinin 10 km sinin asfalt yapılması 5 km sinin de asfalta hazır hale getirilmiş olması bizim için önemliydi. Oguz yolunun tesviyesinin yolunun genişletilme çalışmasının olması hem de buranın stabilizesinin yapılması önemli. Onun dışında köylerimizle ilgili şuan yaklaşık bu sene 40 km civarında ikinci kat asfalt yapıldı. Dedeoğlu tarafları olsun Kerer yolu olsun buralarla ilgili ikinci kat asfalt yapıldı. İçme suyuyla ilgili şuan Mermerli’de son aşamadayız. İçme suyunun yapılması hususunda Maksutuşagı’nda bir çalışma yapıldı. Ağacsaray’da yine şuan çalışmalar devam ediyor ki bunun yaklaşık tutarı 180 milyar civarı.  Tabi ufak tefek şeyleri çok fazla saymıyorum ama genel olarak bakıldığında kaydedeğer çalışmalar bunlar. Koçkar ve Yücebelen’de yapılan sulamayla ilgili yine yaklaşık 200 milyarı bulan bir çalışma yapıldı. Köylerde yapılan çalışmalar yollar bağlamında içme suları kanalizasyon bağlamında devam ediyor bundan sonrada bu senede yine programımız şekillenmek üzere bu senede çalışmalar devam edecek tabi. Bu arada Kemah Refahiye yolunda artık son asfaltlanma aşamasına getirildiğini tabi bu noktada da özellikle Ulaştırma Bakanımız Binali Yıldırım’a gerçekten teşekkür ediyoruz. Çünkü onun ısrarları takipleriyle iş bu noktaya getirildi. Tabi bu çalışmalar özlediğimiz ve gayret gösterdiğimiz güzel gelişmeler. Önümüzdeki günlerde de bu çalışmalarımıza hızla devam edeceğiz mutlaka. Son olarak gönlümüzden geçen de mayıs ayı sonu itibariyle Kemah Meslek Yüksek Okulunun resmi bir açılışının yapılması ve eylül sonu itibariyle de öğrencilerimizin burada eğitim ve öğretime başlamalarıdır. Genel olarak toparlayacak olursak söyleyeceklerimiz bunlardır.

 

 

Biraz öncede ifade ettim, burada İstanbul boyutu olmadan dernek boyutu olmaksızın tüm bunların Kemah’ta yapılma ihtimalleri yoktu. Gerçekten bu anlamda özellikle İstanbul Kemahlılar Derneği başkanı sayın İhsan Payala’nın gerçekten her anlamda maddi ve manevi katkıları çok büyük oldu. Bizzat çok amaçlı salonu; Cafer Bektaş ile beraber yaptırmakla kalmayıp birçok insanımıza hayırseverimize de teşvikçi oldular. Bunları bu işi yapmaları hususunda telkinde bulundular. Bu anlamda çok büyük katkıları oldu. Hayırseverlerimizin tabi mutlaka hepsini hayırla yâd ediyoruz. Özellikle dediğim gibi Mehmet - Aziz Torun beylerin katkıları, Salim Mutlutürk beyin, Erol Yüksel beyin, Cafer Bektaş beyin, Baki Yıldızaydın beyin, Mustafa Kaçmaz beyin, Yavuz Peker beyin,  tabiî ki biraz önce söylediğim gibi İhsan Payalan beyin katkısı çok büyük. Şuan aklıma gelenler bunlar. Özellikle öğretmen evinin yapımında tabii ki bir önceki dernek yönetim kurulumuzun yine İhsan Payalan başkanlığındaki dernek yönetim kurulumuzun ve üyelerinin çok büyük katkıları oldu. Oranın tadilatını teşrifatını yine onlar tarafından üstlenerek modernizasyonu yapıldı.

 

İstanbul Kemahlılar Derneği de yeni yönetimini oluşturdu. Yeni yönetim ile ilgili düşüncelerinizi de alabilir miyiz?

 

Bir önceki yönetimdeki arkadaşların her birine tabiî ki ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Hayır işinin azı çoğu olmaz, hepsinin mutlaka katkısı var hepsine gerçekten teşekkür ediyorum. Arkadaşların burada bir kurumsallaşmaya gittiklerini görüyoruz yani gerçekten dernekçilik anlamında çıtayı çok yükseğe çıkardılar. Sonuçta dernekçilik şahıslara bağlı olmayan kurumsal faaliyetlerin devamı olmalıdır.  Yeni gelen arkadaşlarım da şuan gördüğüm kadarıyla iştiyaklı arkadaşlarım. Gerçekten bir şeyler yapmak istiyorlar.  Biraz geçiş yaşadıklarından dolayı tabi ufak tefek aksaklıklar olabilir.  Ama özü itibariyle bakıldığında kesinlikle bu arkadaşların da kendi memleketlerine çok işler yapmak istediklerini biliyorum. Şu an iletişimlerimiz gayet güzel, seçildiklerinde Kemah’a ziyaretlerimize gelmişlerdi. Sağ olsunlar tabi çok memnun olduk gelmelerinden. Gelip gidiyorlar hem yüz yüze hem telefonla görüşüyoruz. Zaten şu aşamada da Tüyap’ta beraberiz Emitt fuarında.  O arkadaşlarla da bir önceki arkadaşlar gibi çalışmayı ümit ediyoruz, bunu istiyoruz açıkçası.

 

 

 

Kemah’da Kaymakamlık yapmak nasıl bir duygu?

 

Kemah’ta çalışmaktan gerçekten mutluyum. Yani bunu laf olsun diye söylemiyorum. Mutlaka sıkıntılar yaşamıyor muyuz, dünyanın neresine giderseniz gidin o sıkıntıları yaşarsınız. Çalıştığım şuan itibariyle 2 buçuk yıl oldu kısmet olursa bir üç yılı tamamlayacağız ve ağustos itibariyle de büyük bir ihtimalle hatta ihtimalden de öte artık vaktimizde dolduğundan başka bir mekânda Türkiye’nin başka bir coğrafyasında çalışmaya devam edeceğiz. Kemah’ta, insanlarının vefası dışarıdan gelen bizleri sahiplenmesi ve kendilerinden biri kabul etmeleri gerçekten çok önemli. Bu empati işidir, yani karşılıklı frekanslar çalıştığınız bir mekanla ilgili çalıştığınız coğrafyayla insanlarla ilgili. Eğer frekanslar uyuşursa siz artık oranın bir parçası olursunuz. Biz de belki bunu yaşadık. Yani biz Kemah’la,  Kemahlılar ile frekanslarımız uyuştu ve gerçekten kendi köyümüze kendi beldemizde çalışıyor gibi çalıştık. En azından yani hani çok iddialı konuşmak ta istemiyorum. Bu çokta yakışmaz yani çok abartılı şeyler ifade etmekte çok doğru değil ama kendi gördüğüm resmi tasvir etmeye çalışıyorum. İkincisi de belki de yapısal bir şey. Kendimle ilgili kısmı da daha önce çalıştığım yerlerle ilgili bunu söyleyebilirim. Çalıştığım yerden ayrılırken vicdanımla başbaşa kaldığımda, vicdanım bana gerçekten sen buranın hakkını verdin mi sorusuna gönül rahatlığıyla ewet verdim diyebiliyor muyum benim için bu çok önemli. Yani sen burada üç yıl kaymakam olarak çalıştın, bir katma değerin oldu mu, bu insanlara faydan oldu mu, bir şeyler katabildin mi?  Eğer gerçekten sen burada üç yıl kaldın, devletin sana verdiklerini hak ettin diyebiliyorsa vicdanım, bu yeter. Yoksa emin olun insanların övgüsü vesaire bunlar için bu sıkıntılara girilmez. Bütün mesele giderken vicdanın rahat olmasıdır. Doğrudur ben burada çalıştım ve ben buranın hakkını vermeye çalıştım. Ayrılık vakti de artık yavaş yavaş gözüktü. Normal şartlarda geçen Ağustos ayında benim Kemah’taki sürem dolmuştu, bir yıl daha uzattık şu an zaten uzatmaları oynuyoruz 90 dk. bitti 120 dk. İçerisindeyiz.

 

Sn Kaymakamım gönül ister ki uzatmalar da hiç bitmesin ama görev de bu ülkenin elbette tüm coğrafyasında kutsaldır. Biraz veda konuşması gibi oldu ama..

 

Evet, öyle oldu biraz ama gerçek olan da budur. Genel olarak söyleyeceğim şeyler bunlar, yani şunu da söyleyeyim Kemah’tan ayrılsam dahi yani mutlaka bir gün ayrılacağız, ayrıldığımda hayatım boyunca unutamayacağım o kadar çok insan dost kazandım ki gerçekten öyle ve sadece çalıştığım dönemde kayıtlı olan bir şey değil bu. Bundan sonrada belki hayatımın sonuna kadar tabi kaç yıl yaşarız bunu bilemeyiz ama unutamayacağım dostlukları her zaman arayacağım. Zaten dostlukların devam edeceği çok insan kazandım, bu da benim için bir bahtiyarlık diye düşünüyorum

 

Kemahlim.com’u takip ettiğinizi biliyoruz, çalışmalarımızı nasıl buluyorsunuz? Bizlere tavsiye ve önerileriniz ışık tutacaktır mutlaka. Bu yönde de son olarak fikirlerinizi alabilir miyiz?

 

Takip ediyorum gayet güzel yayın ve çalışmalara imza atıyorsunuz. kemah.gov.tr’den daha hızlısınız biz son 5-6 ay daha belki çok aktif olamadık biraz daha pasif kaldık site anlamında ama gerçekten güzel bir hizmet ifa ediyorsunuz. Burada hem Kemah’ın tanıtılması hem de dışarıda Kemah’a Kemah’la ilgili haberlere özlem duyan birçok hemşerimiz var. O özlemi siz karşılıyorsunuz. Tabi burada gördüğüm kadar da objektif olmaya çalışıyorsunuz. Bu çok önemli yani herhangi bir tarafa ait olmadan olabildiğince objektif haberler sunulursa bu noktada biz zaten bize düşeni mutlaka talep edildiğinde yaparız. Bilgi anlamında olsun, diğer şeyler anlamında olsun her zaman destek oluruz. Sizlere çok teşekkür ediyoruz, Kemah ve Kemahlılar için herkesin bu işte çorbada tuzu oluyor. Sizin de tuzunuz işte bu şekilde veya başka şekillerde de oluyor. Size ve site yönetimini oluşturan tüm ekibinize çok teşekkür ediyoruz gayet güzel çalışmalar yapıyorsunuz. Başarılarınızın devamını diliyorum.

 

Biz de bize vakit ayırma nezaketinde bulunarak röportaj yapma imkânı sağladığınız için özellikle teşekkür ediyor sizi tanımaktan ve tanıtmaktan şeref duyduğumuzu ifade etmek istiyoruz.

Sn. Kaymakamımız Eyüp Çalışır'ın İstanbul Kemahlılar Derneği

İstişare Toplantısındaki Brifingi

İndirmek İçin Lütfen Tıklayınız

 

Röportaj: Ercan Babacan

Düzenleme: Tuba Hanım

Video Çalışması: Akif Tekbacak

 

Bu haber toplam 829 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA