• İstanbul17 °C
  • Erzincan11 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
TANDIRBAŞI KÖYÜ
10 Aralık 2005 Cumartesi 00:00

TANDIRBAŞI KÖYÜ

TARİHİMİZ Köy camisinin alt tarafından, tandır yapımı için kullanılan çok iyi bir toprak çıktığı için, ismini bu topraktan almış Tandırbaşı köyü. Köye, Kömür Çay’ından yukarı

TARİHİMİZ Köy camisinin alt tarafından, tandır yapımı için kullanılan çok iyi bir toprak çıktığı için, ismini bu topraktan almış Tandırbaşı köyü. Köye, Kömür Çay’ından yukarı doğru kıvrım kıvrım tırmanan bir yoldan çıktık. Öyleki köyün göründüğü Gedik Mevkiine geldiğimizde, karşımızdaki Karadağ’ın boyuna eriştiğimiz zannı ve aleme bu rakımdan temaşa etmenin imtiyaz ve mutluluğuyla dünyaya biraz yukarıdan baktık. Hatta bu mutluluk, bir yönüyle de “yüksek yüksek bu tepelere niye ev kurdukları” sualine de bir nevi cevap olmuş oldu. Köye öğlen vakti geldiğimiz halde kimsecikler yoktu. Köy denince akla gelen horoz ötmeleri, köpek havlamaları ya da tüten bacalardan eser yoktu. Kafamızca şu metruk köyü bir gezelim düşüncesiyle dar sokaklar arasında dolaşırken, eski muhtar Arif İLTER, şaşkın ve hayret dolu“ Nereden zuhur etti bu ademler” der gibi bakışlarla hoşgeldin edip bize “Oda’sını” açtı. Pencere kenarına oturunca görülen manzara çok etkileyiciydi. Uçsuz bucaksız derin bir vadi ve yavaş yavaş yükselmeye başlayan Karadağ’ın kıvrımları, büklümleri, tepeleri ve nihayet zirveleri. Karla kaplı zirvelerini o kadar yakın hissediyorsunuz ki, pencereden elinizi uzatsanız bir avuç karı alıp kahvaltı sofrasına koyuverecekmissiniz gibi geliyor.Köy Haydarlı Tepe’sinin eteğine, Cornat, Bodig Armut ve Şorak Bağlar tabir edilen bahçelerin üst tarafına hayli hakim bir noktaya kurulmuş. Şimdi ekilmeyen boş tarlaların hayli verimli olduğunu, bir zamanlar Kemah’ta iyi buğday denince hemen akla, “Hezerik Buğdayının” geldiğini belirttiler.Eskiden 20 hane olan köyde şimdi kalan 3 haneden biri olmanın gruruyla, Ali İhsan İLTER “Biz de gidersek bu köy kapanır “derken, Hoca’nın Davudi sesiyle başlayan Öğlen Ezanındaki hüzün ve keder sanki köyün ruhuna okunan bir “Sala” gibiydi. Anlaşılan üçüncü hane de köyün imamıydı. İstanbul’da 50 haneleri varmış. 1971 de açılan köyün ilkokulu 1986 da kapanmış.Tığ Taşı’nın üstünde eski bir köy yeri, mezarlığın Pertisör mevkiinde kale kalıntılarının olduğunu söylediler. Mevsimin Sonbahar’dan Kış’a geçiş hazırlıkları yaptığı Ekim 31’inde geldiğimiz Hezerik’te, köyün sonbaharını çoktan bitirip artık Bahar’ı bir daha gelmeyecek Kış’a girmiş olduğunu idrak etmenin kederiyle, bir hatıra fotoğrafı çektirip ayrılıyoruz Tandırbaşı’ndan. Köyün Sınırları: Doğusu; Kömür ve Manişgir Köprüsünü Takiben Salın Sırt, Batısı; Hakbilir Kurunun Sırtı, Kurun Gediğini takiben Karaburun ve Sunguru (Taşbulak) Taşlı Çukurun Tepeyi takiben Dırazın Sırt, Kuzeyi; Çörencil Karataşının Sırt, Mezarlığı takiben Kalem Çayı, Güneyi; Marik, Galapetek’i takiben Haçak Burun Sulak ve Çırahpul. Kaynak: Kemah Kitabı,Bir Derkenar Yılmaz Kurt (Eski Kemah Kaymakamı)

Bu haber toplam 1727 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
KÖYLERİMİZDEN HABERLER
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA