• İstanbul23 °C
  • Erzincan27 °C

Bilgin Kutluğ / www.kemahlilar.com

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Bilgin Kutluğ / www.kemahlilar.com

Tarih savaşanları yazar

04 Aralık 2014 Perşembe 12:17

 

Değerli okuyucular ve değerli hemşerilerim;

Son zamanlarda gerek görsel basıl gerekse yazılı basının önemle üzerinde durduğu ve her dönem gündeme gelen ve gündem olan insanlığın geçmişine ışık tutan ve geleceğini şekillendiren tarih konusunda elimden ve kalemimden geldiği kadar düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Tarih denildiğinde günümüz insanın en çok merak ettiği husus bireye indirmek suretiyle ben nerden geldim? Veya bizim akrabalar nerden geldi? Bizim uyruğumuz nedir? Buna benzer sorular ilk akla gelenlerdir, aslında bu durum gayet doğaldır ve açıkçası her nasıl akla gelirse gelsin tarih konusunun merak edilmesi veya merak uyandırması ilginin artmasına dolasıyla öğrenme olgusunun harekete geçmesine neden olmakta, sonuç olarak ise bu hususta bilmediğimiz birçok olayında öğrenilmesine akabinde düşünceye sevk ederek bir sonraki olayların analizinin sağlıklı yapılmasına fayda sağlamaktadır.

İnsanlık tarihi konusunda ortak analiz yaparsak, aslında insanlık tarihinin şekillenmesinde birçok etken olduğunu söylersek hata yapmamış oluruz, bu etkenlerin en başında gelen günümüzün de vazgeçilmezi olan nehirler, ırmaklar, göller yani kısaca su kenarları, su birikintilerin olduğu yerler (suyun olduğu yerler) insanoğlunun ilk yerleşkeleri kurduğu yerler, yani ilk yerleşik hayata geçtiği yerlerdir. (Mezopotamya, Mısır Nil nehri kenarları) aslında medeniyet insanlığın medeniyet tarihi bundan sonra başladı denilebilir,  şöyle ki yerleşik hayat beraberinde bulunduğu bölgenin korunması, tarım yapılması, aile hayatına geçilmesi, korunak yapılmasını zorunlu hale getirmiştir. Bununla birlikte hâkimiyet alanları oluşmuş, sınırlar genişlemiş, insanlık nüfusu hızla çoğalmıştır, yönetim şekilleri meydana gelmiştir. Genel olarak tek kral veya imparator tarafından toplumlar yönetilmiş zaman zaman devletin başı aynı zamanda tanrı-kral olarak kabul görülmüştür.

İnsanoğlu hızlı bir gelişme süreci göstermiş hayatı kolaylaştıracak çeşitli aletler yapmış ve bu süreci iyi okuyan ve geliştiren devletler insan kaynağını da iyi kullanmak suretiyle döneminin tarihine damgasını vurmuştur. Tüm bu gelişmeler uluslararası boyuta taşımayı başaran ve dönemin ileri denilebilecek teknolojisini elinde bulunduran aynı zaman da ticaret yapmak suretiyle kazanç sağlayan milletler hep bir adım önde olmuşlardır. Bu gelişmeleri sürekli hale getiren milletler ise güçlü devletler kurmuş ve tarihin sayfasında yerini almıştır.

Medeniyetin yayılmasında ve İslam dininin ve âlimlerinin insanlığa rehberlik yaptığı yadsınamaz bir gerçektir, İslam âlimleri diğer milletlere bu konuda önemli bir kılavuzluk yapmış, birçok buluşun altyapısını hazırlamış ve insanlığın hizmetine sunmuştur, ancak İslam âlimleri tarafından açılan bu yolda nesiller arası sen-ben çekişmeleri sebebiyle süreklilik olmamıştır, fakat o dönemlerde sefalet içinde yaşayan günümüz de Avrupalı diye tabir edilenler ise İslam âlimlerinin açtığı bu yoldan devam etmişler ve mevcut buluşları geliştirmiş ve insanlığın genel kullanımına fayda sağlayacak şekilde tasarlayarak hayata geçirmişlerdir. Dolasıyla ileri teknoloji ve alt yapısına sahip olmuş, günümüz dünyasında söz sahibi olmuşlardır, bu bağlamda İslam âlimlerinin hakkını teslim etmek beraber açtıkları yoldan kaldığı yerden devam etmek bizlerin en önce ve önemli görevleri arasındadır.

Tüm bunların yanında konunun özüne dönersek aslında insanoğlu ilk yerleşimlerde kara ulaşım yolları kurmuş ve ticareti bu yollar üzerinden yapmıştır, daha sonra denizlerde ve okyanuslarda gemiler yapmak suretiyle deniz ticaret yolları kurmuş ve bu yolların hâkimiyeti için savaşlar vermiş, bahsetmiş olduğum yolları kontrol altına alan devletler büyük medeniyetler ve imparatorluklar kurmuştur. Günümüze veya geleceğe bakarsak ticaret ve medeniyette zaman olgusu ön plana çıkmıştır, en kısa sürede en fazla fayda nasıl sağlanabilir düşüncesiyle artık Hava ticaret yollarını tercih sebebidir. Daha geniş açıdan bakarsak gelişmenin, zenginliğin, ileri medeniyet seviyelerine ulaşmanın yolu artık bilişim, enerji ve Hava ticaret yollarında güç sahibi olan devletler yeryüzünde söz sahibi olmak suretiyle kalıcı olacaktır.

Bizlere düşen görev ise tarihi iyi anlayarak, yaşanmış süreçleri sağlıklı irdeleyerek ilmin yanında olmalı, olmayan ilmi almalı, yeni icatlar bulmalı veya yapmalı, insanımızın kullanımına sunmalı, gelecek nesillere aktarmalı ve milletimizin yeryüzünde ilelebet yaşamasını sağlamak olmalıdır.

Bilgin KUTLUĞ

Bilgin.kutlug@dhmi.gov.tr

Bu yazı toplam 1162 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA