• İstanbul17 °C
  • Erzincan9 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Totocu Zakir,Bir Kemah Hatırası
20 Haziran 2014 Cuma 09:52

Totocu Zakir,Bir Kemah Hatırası

Totocu Zakir,Bir Kemah Hatırası

TOTOCU ZAKİR...

Dede Hasan’ın kahvehanesinin en dip köşesinde bulunan masada burnunun ucuna tutturduğu gözlüğü ile gazetesini okuyordu Totocu Zakir Amca.

Her zaman spor sayfasındaki en ince yorumlara kadar incelerken önceki gün takımı Galatasaray’ın Samsun Spor’a yenilmesine çok kızmış olacak ki tam aksine hiç hoşlanmadığı siyaset haberlerini okuyordu..

Kahvehanenin önündeki üzüm asmasının altında sandalyeye ters oturmuş sokaktan gelip geçene laf sokuşturmaya çalışan kahveci tam karşıda tekel deposu olarak kullanılan yerden sırtında sigara dolu çuvalla çıkan Bakkal Şükrü Gündüz’e kaşıyla içerideki Totocu Zakir Amca’yı işaret ederek onunda duyacağı bir sesle seslendi..

- Ağa Samsun sigarasını bol aldın mı?

Beşiktaşlı olan Şükrü Gündüz sırtındaki çuvalı kahvenin önüne koyarak kahveciye;

- Sorma ya dünden beri herkes samsun sigarası istiyor. Şimdi bir çuval aldım. Ha!! ben İzmir Marşını bilirdim meğer Samsun Marşı da varmış.. Adamları Samsun Marşı ile gönderdiler.

Totocu Zakir dışarıda konuşulanların kendini kızdırmak için söylendiğini bildiğinden az önce kale kapısından otlamak için içeri koyduğu inekleri oturduğu yerden seyreden Katırcı Ali ye dönüp;

- Amerika’nın yeni başkanı da Jimmy Carter oluyormuş. Dedi.

Ali Dayı alakasız bu soruya omzunu silkerek;

- Bana ne Amerika’nın katırından, sanki ekmeğimi mi verecek; diyerek cevap verip ardından hala Galatasaraylıların hakkında konuşan kahveciye dönüp;

- Sen hele bir çay ver babam.. Bir çay ver.. Biri spordan kafayı yemiş, biri bilmem hangi memleketin katırından bahsediyor. Bu milletin başka işi gücü yok.

Kahveci Çayı Katırcı Ali Dayının önüne koyarken onun eline dokunulduğunda huylandığını bildiğinden sakarlık yaparmış gibi Katırcı Ali Dayının eline usulca dokunmuştu. Ali Dayı;

- Tüü sana be!! ..Allah belanı vermesin deyip; yerinden fırlayıp elini yıkamak için lavaboya giderken ağzına geleni söylüyordu.

- Adam olmuşsun ama esnaf olamamışsın. Esnaf ol, esnaf..

Daha da çok sayacaktı ama kahvenin sahibi Rahmi Çavuş, yanında Ceviz Tomruğu Tüccarı olan Erkağan’lı Cemal, Filik Osman, ve Kiğarı’lı Hüsamettin ile kahveye girmişlerdi. Ayıp olur diye sustu. Tekrar kale kapısını görecek şekilde camın önüne oturdu. Arada bir kale kapısından otlamak için içeri koyduğu ineklerine bakıyor, bir yandan da eline bir daha dokunmasın diye göz ucuyla kahveciyi takip ediyordu.

totocuzakir1.jpg

Tehirli gelen Doğu Ekspresinin yolcuları ile postaneye posta zimmet çuvalını taşıyan görevli ile sohbet ederek yavaş, yavaş çarşıya doğru çıkıyorlardı. Trenden inen iki kadın posta görevlisine arzuhalcinin yerini sorup az ilerdeki kapısı kapalı, gelmek üzere olan Arzuhalci Karabekir’in yazıhanesinin beton basamağına oturdular. Ellerindeki tapu kâğıtlarını çıkartıp aralarında konuşmaya başlamışlardı. Bütün hışmıyla trenden yolcu yükü bulamayan Hamal Mehmet Şerif ipini yerde sürükleye, sürükleye kahvenin önünden geçiyordu. Boynundaki mendilini hırsla çekip yüzündeki teri silip, keyifli zamanlarında ona takılan kahveciye imalı, imalı bakarak;

- Akıllı dur bak Hasan!! Yoksa bu ipi boynuna geçiririm.. diye onu payladı.

Mehmet Şerif’in tersini bilen kahveci yukarıdan elinde sefer tasıyla gelen Arzuhalci Karabekir’e seslenerek bekleyen müşterileri olduğunu söyleyip Hamal Mehmetşerif’in dediklerini de duymazlığa verip masalardaki boş bardakları toplamaya başladı.

Epeyce hararetli konuşmadan sonra içtikleri çayların parasını vermeye kalkan tomruk tüccarlarından biri kenarda sessizce zeytin ekmek yiyen Hamal Hasan’a da bir çay ısmarlayıp kahvenin yan tarafında park etmiş ceviz tomruğu yüklü burunsuz thames kamyona yöneldiler.

Kamyonun önünde tamponun ortasında ki delikten soktuğu manivela kolunu çevirip motoru çalıştırmaya çalışan şoför Doktor Talat çenesini bir kenara oynatıp küçücük şoför mahalline tıkış, tıkış binmeye çalışan tüccarlara seslenip;

- Ağalar hayrola!! Hele durun bahah ki ne..yükümüz şavaklı’nın yünü değil.. Tomruk bu tomruk.. Bu ölüsüne yandığımda belediyenin askeri revosu da değil, Thames, Thames içi zaten bi pırtik..diyerek kızgınlığını belli etmiş, daha sonra içlerinden ikisini Minibüsçü Fayik’in on bir arabasıyla Erzincan’a gitmesi için ikna etmişti. Şoför mahallinde yayılarak oturana da takılarak,

- Hele sende şu Kadir Dönmez den biraz fındık fıstık al ağa . Bu meret bilek gücü ile yürüyor. Zaten koca Erzincan’ı gezdiriyorum bir döner bile ısmarlamıyorsunuz be yav.. Beytahtın’da karpuz, peynire ve ekmeğe talim. ..Ne eyi..Valla yav..Ne eyi..

Totocu Zakir Amca bayii ye yatırılması için kendisine verilen totoların hesabını yapıp bir mecmua sayfasına sararak üzerine lastiği geçirdi. Ne olur, ne olmaz diye elinde kalan bir kaç kuponu masanın üzerinde bulunan domino oynanan kontrplağının altına koyup tekrar çok ilgisini çeken haberi yeniden okumaya başladı. Gazetede “birikmiş yüz liranız varsa bize getirin bir yıl sonra 200 lira alarak alın” diye yazıyordu. Yazının altında okunması zor olan Banker Kastelli hakkında bir sürü teferruatta yazılıydı. Toto gecen hafta 13+1 de tam üç yüz bin lira vermişti. Eğer tutmuş olsaydı diye düşündü..

Yan Masada herkese arkası dönük elinde Georges Politzer’in Felsefenin Temel İlkelerini okuyan Beber Halil’in Oğlu Özhan ‘a; dönüp ;

- Ne dersin Özhan Bey Bu Banker Kastelli’nin işine doğrumu acep yüz lira veriyorsun bir sene sonra iki yüz lira alıyorsun.. diye sordu.

Özhan hiç istifini bozmadan;

- Bunlar Kapitalist düzenin oyunları Zakir Abi sen pek kafana takma hepsi çakal bunların hepsi sömürücü.. diyerek elindeki kitabı okumaya devam etti.

Bu cevap üzerine daha da kafası karıştı. Bu çok para hesabını okumaktan vaz geçti. Spor sayfasında manşetten verilen Cemil Turan’ın jübile yazısını okumaya başladı. Beşiktaş Fenerbahçe karşı karşıya gelecekti. İçinden inşallah Beşiktaş yenilir dedi.. O zaman Bakkal Şükrü Gündüz’ün dükkânının kapısına kanarya resmi asmaz mıydı?

Elindeki toto kağıdında son kalan bir kaç kolonu da ihtimal hesabı yaparak sağ elinin baş parmağı ile durmadan masaya istem dışı tık tık yapmaya başladı..

Banliyö treninden gelen trencilerin totolarını alarak eve doğru yollandı. Aklında hep Berber Halil’in oğlu Özhan‘ın söylediği şeyler vardı. Kapitalist düzen neydi acaba. Bankerle ne alakası vardı. Hem Amerika’nın başına Jimmy Carter seçilmişti. Bak Kurban Bayramımızı bile kutlamıştı. Hem de tam sayfa ilan vererek. İyi adam olmasa Bayram Kutlar mıydı?.

Yol boyu kendine eşlik eden ve kucağında taşıdığı odun kütüğü yüzünden bir ayağını yerde sürüyerek yürümeye çalışan Hamal Hasan’a sordu.

- Galatasaray bu hafta yenecek mi? Hasan..

- Ey ben ne bilem.. Belkim yenilür..

- Desene totolar yattı yine,

- Kastelli bizi daha çok bekler. Desene..

Faruk KÜÇÜKTAŞ…19.06.2014

Bu haber toplam 2450 defa okunmuştur
YORUMLAR
kemah
mehmet akçay
Sıtkı hocam ellerine sağlık. Vallahi insan kendini biran kemahta hissediyor. Hocam bu güzel aniyi yaşattığın için çok teşekkür ederim. Tekrar tekrar ellerine sağlık. Levent akcay
22 Temmuz 2014 Salı 16:00
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA