• İstanbul24 °C
  • Erzincan35 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
ULUÇINAR KÖYÜ
10 Aralık 2005 Cumartesi 00:00

ULUÇINAR KÖYÜ

Değerli arkadaşlar, Köy sitesini hazırlayan oğlum Barış, uzun zamandır köy sitesi için köyün Tarihi hakında bildiklerimi yazmamı istedi. Bunun üzerine oturup düşündüm. Büyüklerimizden

Değerli arkadaşlar, Köy sitesini hazırlayan oğlum Barış, uzun zamandır köy sitesi için köyün Tarihi hakında bildiklerimi yazmamı istedi. Bunun üzerine oturup düşündüm. Büyüklerimizden işittiklerimim dışında hiç bir şey bilmiyordum. Zaten Köy sitesinin bir amacıda Köyümüzün Tahriçesi, kültürü, yaşam biçimi ve inançları hakkında bilgi birikimi yapıp bu bilgi birikimini bizden sonraki kuşaklara yanı oğullarımıza, kızlarımıza ve torunlarımıza ulaştırmaktır. Bakın hiç birimiz üçüncü veya dördümcü dedemizin adı ve kim olduğu hakkında bir bilgimiz yok. Neden çünkü hiç birimizin (kendi yaşıtlarım ve daha büyükleri için) dedeleri veya babaları yoksulluk vs. den dolayı böyle bir lüksü olmadı. Kendi Dedemden bahs etmem gerekirse mesela; benim Dedem ''APO LILIK'' Hüseyin Uluçınar kendi yaşıtları arasında yörenin en ünlü ustasıdır, o zamandaev, ev donanması, harman makinası, saz, keman, pipo, tüfek, tabanca, kapı ve pencere doğraması ve daha sayamadığım bir sürü yetenek mesela burda birisini sizlere aktarmak istiyorum; Dedem iyi saz çalıyormuş ağaçtan kukla yani insan ve hayvanları yapıyormuş ve parmaklarına bağladığı ipleri kuklalara bağlıyormuş, saz çalarken kuklaları oynatıyormuş. Büyük bir sanatçıdır ama okuma yazması yoktur. Bir düşünelim eğer okuma ve yazması olsaydı veya olanakları olsaydı neler olmazdı değilmi.? Yıllar sonra Fribourg(Isviçre'nin Bir Kantonu'dur) sokaklarında çocuklarla gezerken sokakta bir sanatçı gitar çalarken parmaklarına bağladığı iplerle kuklaları oynatıyordu. Ben çocuklarıma bakın bu sanatçının yaptığını dedem altmış-yetmiş yıl önce yapıyormuş dediğimde çocuklarımı büyük bir sevinç aldığını gördüm. Benim kişişel kanım bu site bugünkü değerleri yarına taşımak için bir araçtır. Bütün duyarlı ULUÇINAR'lılara (HOVUT) burdan sesleniyorum köyün tarihi hakında bildiklerinizi bize ulaştırırsanız gelecekteki torunlarımıza daha sağlıklı bir geçmiş bırakabiliriz. Şimdi gelelim benim duyduğum Hovut tarihine Anadolu uygarlıkların, renklerin, dillerin, dinlerin beşiğidir. Bir uygarlık yıkılırken kendinden sonraki uygarlıklara yataklık eder. Savaşlar, yıkımlar, talanlardan dolayı ya dillerinden ya dinlerinden yada ırklarından dolayı Anadoluda insanlar hep yaşamlarını yada soylarını devam etmek için kaçmış ve kendilerince emniyetli yerlere yerleşmişler. 1500'lü yıllarda böyle bir zorunlu göç sonunda; iki kardeş o günün Erzincan Beyliğine gelirler ve yerleşmek için bir yer isterler. Bey iki kardeşe: "Kuzgeçe köylerini geçin istediğiniz yere yerleşin" der. Bu oluru alan iki kardeş Fırat ırmağını takip edip Acemoğlundan yukarıya Munzurdağının doruklarına doğru çıkan dereden yukarı çıkarlar. Ozamanlar bir Bey'in yeri olan. Hovut'u çok beğeniyorlar ve yerleşiyorlar iki kardeşten çoğalıyorlar. Köyün kurucuları olan iki kardeşin çocukları; ULUÇINAR'lar, GÖKER'lerin dışında köy sonradan Ovacık ve çevresinden gelip yerleşen; YÜCEBAY'lar, OKATAN'lar, AKTAN'lar, GÜRCAN'lar, ERTAN'lar, LAÇİN'lerden oluşmaktadır. 1960'lı yıllarda başlıyan göç fırtınasına Hovut'lularda kapıldılar ve Dünya'ya dağılmaya başladılar. Bugün Istanbul, Ankara, İzmirde ve Almanya, İsviçre, Hollanda, Fransa gibi ülkelerde geleceklerini ve yaşamlarını devam etmekteler. Yani sözün kısası artık Hovut'lular Dünyalı oldular. Saygılarımla 7 Ocak 2004 Nurettin Uluçınar

Bu haber toplam 3141 defa okunmuştur
YORUMLAR
Tatlı lar
İskender tatlı
Araştırma eksik uluçınar möyünden çıkan tatlı soy adını taşıyanlarda var hemde 50 kişi civarında bunları napıcaz
05 Temmuz 2016 Salı 11:53
KÖYLERİMİZDEN HABERLER
    Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA