• İstanbul24 °C
  • Erzincan23 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
YAVUZ PEKER
13 Ekim 2010 Çarşamba 00:00

YAVUZ PEKER

“16’sında ’fleksiglas’la patron oldu, akaryakıt istasyonuyla 100 milyon doları yakaladı”          Erzincan’ın Kemah ilçesinden İstanbul’da çalışan

“16’sında ’fleksiglas’la patron oldu, akaryakıt istasyonuyla 100 milyon doları yakaladı”    

 

    Erzincan’ın Kemah ilçesinden İstanbul’da çalışan babasının yanına gelen Yavuz Peker, önce bir sıhhi tesisatçının yanına çırak girdi. Perşembe Pazarı’nda yetişti ve 1963’te ’fleksiglas’ üretmeye başladı. Shell, Pirelli, BP, Petrol Ofisi, Mercedes gibi devlerin güvenini kazandı. Peker’in şirketi Sibirya’dan Cezayir’e kadar akaryakıt istasyonları kuruyor, 100 milyon dolar ciro yapıyor.

 

SİSTEM Reklamcılık A.Ş.’nin (Sistem Reklam) patronu Yavuz Peker, 1959’da 12 yaşındayken, Erzincan’ın Kemah ilçesinden, İstanbul’da çalışan babasının yanına geldi ve Sirkeci’de bir sıhhi tesisat ustasının yanına ’eti senin kemiği benim’ düsturu ile çırak verildi. 1 yıl içinde çok iyi usta olmayı başaran Yavuz Peker, ardından Perşembe Pazarı’nda soğuk demirci bir atölyede iş buldu. Burada da çok iyi yetişen Peker, iki musevi işadamının ’fleksiglas’ imalatı için kendisine destek vermesi üzerine kendi işini kurdu. Bu imalat sayesinde dünya devleri Shell ve Pirelli ile tanıştı ve akaryakıt istasyonları, servis ve satış dükkanları, zincir ofisler kurmaya başladı. BP; Petrol Ofisi, Mercedes’in de aralarında bulunduğu çok sayıda küresel markanın kurumsal yenilenme projelerinde anahtar teslimi projeler gerçekleştirdi. Peker’in Sistem Reklam çatısı altındaki firmalarında 600 kişilik istihdamı bulunuyor ve bu firmalar Sibarya’dan Cezayir’e kadar anahtar teslimi akaryakıt istasyonları kuruyor. Grubun cirosu ise 100 milyon dolara ulaştı.

 

İstanbul sevdası

 

Yavuz Peker, şöyle başlıyor anlatmaya: "İstanbul’a ekmek parası için geldim. 5 kardeşiz. Babam bir bankada çalışıyor, kardeşim okuyordu. Benim köydeki eve bakacak gücüm yoktu. İçimde İstanbul sevdası da vardı. İstanbul’a gelince babamdan biraz zılgıt yedim, sonra Sirkeci çevresinde su tesisatı işi yapan bir musevi ustanın (Serkis usta) yanına ’eti senin kemiği benim’ diye çırak verdiler. Hocapaşa, Sirkeci çevresinde oteller, restoranlar, hatta vilayet binası her yere tesisat hizmeti veriyorduk, soba kurup kaldırıyorduk. 1 yıl sonra ustam dükkana uğramaz oldu çünkü beni çok iyi yetiştirmişti ama bu meslek de beni sıkmaya başlamıştı. Sağa sola ’iş arıyorum’ diye haber gönderdim. Dayım, Perşembe Pazarı’nda saç işleri yapıyordu. Kalafat yerinde bir soğuk demirci ’gelsin bakalım’ demiş. Serkis ustayı bırakıp Perşembe Pazarı’na gittim."

 

Kalafat yeri okul oldu

 

Yeni ustası Talat Güngör’ün Perşembe Pazarı’nda gemilerin yanaşıp iş yaptırdığı kalafat yeri çevresinde iyi tanınan bir usta olduğunu belirten Peker şöyle konuşuyor: "Talat usta iyi ustaydı. Mesela, Türkiye’de otoyol korkuluklarını ilk yapan odur. Orası benim için okul oldu. 1962 başında iki musevi tüccar Albert ve İshak beyler geldiler ve fleksiglas imalatına başlamak için takım tezgah yapmamızı istediler. Fleksiglas, reklamcılıkta kullanılan akrilik malzemeden yapılan bir ürün ve Türkiye’de üretilmiyordu. Beni ustamdan ödünç aldılar sonra bana iş teklif ettiler."

 

İlk fabrikamı 94 krizi aldı Çorlu’ya yine yapıyorum

 

SİSTEM Reklam’ın sahibi Yavuz Peker, şöyle konuşuyor: "BP bizi zıplattı ve hem kadromuz, hem de işimiz büyüdü. Büyükçekmece’de 37 dönümlük yerime fabrika yaptım. Ancak 1994 krizinde onu satmak zorunda kaldım. Beylikdüzü’nde kiralık yer buldum ve ölmümüne çalıştık. Bu yerleri satın almayı da başardık. Şu anda Sibarya’dan Cezayir’e kadar akaryakıt istasyonları kurmaya devam ediyoruz. Türkmenistan’daki tek bir istasyon için buradan 7 TIR malzeme yükledik. Mercedes’in bütün showroom’larını, Fiat’ın Avrupası’nı yapıyoruz. Demirbank’ı, HSBC’yi, Oyakbank’ı, Fortis’i, Pamukbank’ı yaptık. Araç Muayene İstasyonları’nın büyük bölümünü de biz yaptık. Şu anda Çorlu’da 40 bin metrekarelik bir fabrika projesi için yine düğmeye bastım. Çelik fabrikamız ve kompozit panel üretimimiz oraya gidecek."

 

BP’nin 350 istasyonunu 1 yılda teslim ettik

 

YAVUZ Peker, Shell ile başlayan akaryakıt zinciri tecrübesinin, BP, Mobil, Petrol Ofisi ile devam ettiğini belirtiyor ve "1985’ten sonra uluslararası zincirlerde kurumsallaşma hızlanmıştı. BP’nin Avrupa’da bu kapsamda tüm istasyonlarını yenilediğini duydum. Sonra buradaki BP’lerin de aynı şekilde yenileneceğini öğrendim. Gittim ’bu işi yapabilirim’ diye baskı yaptım" diyor. Peker, BP yetkililerinin önce güvenmediklerini ve sorumluluk vermediklerini anlatıyor. Peker, şöyle devam ediyor: "Sonra Topkapı’da güzel bir BP istasyonunun tadilatı için istasyon sahibini ikna ettim. BP’nin Avrupa işini yapan Almanlar geldi, bu istasyona onay verdiler. BP de beni çağırdı ve ’350 istasyonu 1 yılda istiyoruz’ dedi. Üç firma birleşip 350 istasyonu 1 yılda tamamladık."

 

’Patron ol’ teklifi gelince ustayı bırakıp gittim

 

YAVUZ Peker, Albert ve İshak beylerle ilişkisini şöyle özetliyor: "Ben onlara imalat için gerekli ekipmanı ve tezgahları yapınca peşimi bırakmadılar. 60 lira haftalıkla çalışıyordum, 800 lira teklif ettiler. Ustamı çok seviyordum, teklifi geri çevirdim. ’Sana bir dükkan alırız, imalatı kurarız, bize çalışırsın’ dediler. Bu çok cazip geldi. Çünkü kendi işimi kurabilecektim. Ama Talat usta 3 yıl benle konuşmadı. Sonra barıştık ve yine baba evlat gibi olduk. İlk müşterilerimizden biri Shell, diğeri Pirelli oldu. İkisi de hálá müşterimdir. 1966’da musevi ortaklarla yolumuzu ayırdık. Askere gittim geldim. 1978’e kadar yüksek maaşlı çalışıp mutlu oldum. Sonra kardeşim tekrar Reklam İş’e çağırdı, adını Sistem Reklam’a çevirip yola devam ettik, bugünlere geldik." 

Sadi ÖZDEMİR

14 Nisan 2009

Hürriyet Gazetesi

 

“Çalışmaya demirci çırağı olarak başlayan Yavuz Peker, bugün dünya devi firmaların tabelalarını üretiyor”

 

Alışveriş için bir markete gittiğinizde, aracınızın deposunu doldurmak için bir benzinciye uğradığınızda ya da bir cep telefonu bayiine girdiğinizde karşınıza büyük olasılıkla Yavuz Peker çıkacak!

Yavuz Peker, tabela yapıyor. Ancak bu tabelalar sıradan firmalara ait değil: Shell’den Petrol Ofisi’ne, Migros’tan Mercedes’e birçok global firma Yavuz Peker’in müşterisi...

Peker’in kurduğu Sistem Reklam, işe benzin istasyonlarında totem adı verilen ve üzerinde firma logosu ile benzin fiyatlarının yer aldığı direkleri yaparak başlamış. Bugün ise anahtar teslimi benzin istasyonları kuruyor. 5 kişiyle başladığı işi 500 kişiye çıkaran, 3 kıtaya yayılan Peker iş yaşamına ise demirci çırağı olarak başlamış. Kendisi şöyle anlatıyor:

“Karaköy Perşembe Pazarı’nda demircilik yapıyordum. Çırak olarak başlayıp ustalığa terfi etmiştim. Aynı semtte hırdavat işi yapan iki kişi, açık hava reklamcılığına soyundu. Demir işleri için de bana başvurdular. 1963’te reklamcılığa böyle girdim. İlk müşterimiz Shell oldu. Shell’in logosundaki istiridyenin kalıbını hazırlıyordum. 1966’da ortaklığımız bozuldu.

Başka bir ortakla banka şubelerine tabela yapmaya da başladık. 1968’de Yapı Kredi’nin logosundaki meşhur uçan leyleklerini yaptık. Leylek köylere kadar girdi. Çok kazançlı oldu. 1978’de bu ortaklık da bitti. Sistem Reklam’ı kurduk ve bir aile şirketine çevirdik.”

 

Makine getirdi, meslektaşları kınadı

Yavuz Peker kardeşleriyle birlikte müşteri portföyünü artırmış. Ancak 1985’ten başlayarak işin boyutu değişmiş. Peker şunları anlatıyor:

“Benzin istasyonları değişmeye başladı. Daha renkli malzemeler isteniyordu. Ürün kalitesi yükseldi. O ana kadar bu işte sanatkârlık ön plandaydı. Kafa yapımızı değiştirdik. Teknolojiye yöneldik. 1987’de yurtdışından bir makine aldım. 3 boyutlu şekillendirme yapıyordu. Çok pahalıydı. 380 bin İsveç frangına almıştım. Türkiye’de eşi yoktu. Tüm meslektaşlarım beni kınadı. ‘Bu parayı kaç yılda kazanacaksın?’ diye eleştirdiler. Ama makine iki ay içinde gece de çalışır konuma geldi. Kaliteyi yükseltti. İşler hatasız olmaya başladı. Sektörde öne çıktık.”

 

Cephe kaplamasına da girdi

1990’ların başında firmalar anahtar teslim benzin istasyonu istemeye başlamış. Peker inşaat şirketi Sistem Yapı’yı kurmuş. O ara cephe kaplamasında kullanılan iki tarafı alüminyum, içi plastik ‘kompozit panel’ler benzin istasyonlarında kullanılmaya başlanmış.

Peker hemen Sistem Metal’i kurmuş. Kompozit panel üreterek Albond markasıyla piyasaya sunmuş. Sistem Reklam 1995’te ise yurtdışına açılmış. Peker şöyle anlatıyor:

“Kazakistan, Pakistan, Bulgaristan’da benzin istasyonları yaptık. Shell’in dünyada ikinci tedarikçisi olduk. Petrol Ofisi, BP, Akpet ve Opet’le de çalışıyoruz. GSM operatörlerine binlerce tabela yaptık. Tüm Avrupa’nın Mercedes tabelaları bizden. Araç muayene istasyonlarını anahtar teslim hazırlıyoruz. Migros tabelaları da bizden. Cezayir’de iyi bir iş aldık. Kimse kara kaşımıza gelmedi. Çok çalıştık. Müşteri memnuniyetine hep önem verdik.”

 

Serkan Arman

12 Ağustos 2008

Milliyet Gazetesi

Bu haber toplam 4642 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA