• İstanbul19 °C
  • Erzincan5 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
YÜCEBELEN KÖYÜNDEN OSMAN DEDEM
24 Şubat 2008 Pazar 00:00

YÜCEBELEN KÖYÜNDEN OSMAN DEDEM

Aslında dede sayılmayacak kadar gençti gözümde. Torunu Murat Beyin “dede” demesi beni bu konuda şartlandırmış olmalı. Kemah’ın Yücebelen Köyünde köylülerce bir ağaçlandırma çalışması

Aslında dede sayılmayacak kadar gençti gözümde. Torunu Murat Beyin “dede” demesi beni bu konuda şartlandırmış olmalı. Kemah’ın Yücebelen Köyünde köylülerce bir ağaçlandırma çalışması başlatılmıştı. Kemah’ın en uzak köyüne gitmek üzere düşmüştük yollara. Erzincanlılara böylesine hasret kalacağımı bilmiş olsaydım dağ-taş demeden, geceye-gündüze aldırmadan gezer dim köylerini. Yaşamın kıymetini bilmek adına kaçırılmış fırsatlar olarak görüyorum. Gayri ne kadar diz döğmüş olsak da bunun artık fayda getirmediğini de biliyorum.

    Köye girişte tanıdım Osman Yurt’u. Ak sakallı, al yanaklı birisi. “Valim verdiğiniz parayla yaptırdığımız havuz bu, sular gibi aziz olunuz. Burada biriken her damla su ağaçlara can suyu oluyor” dedi.

    Dikilen körpe fidanların hepsi tutmuştu. “Köycek diktik onları” demişti. Kendisine de bir kulübe yapmış, bayrağımızı da kulübenin üzerine dikmişti. Yaz aylarında orada yaşıyordu. Çok duygulandım.
Dikmesi için kestane tohumu biriktirdim. Barış Manço Parkından toplamıştım. Gönderdim. Yetinmeyip İstanbul’da meşe palamudu topladım ellerimle. İşlek iki yolun arasındaki refüjde palamut toplayan Vali olur mu? Arabalardan biri kazara çarpmış olsa, hastaneye kaldırılsak kimliğimizdeki “Erzincan Valisi”ni görenler  “kimlik sahte mi acaba” diye şüpheye düşerler miydi? “İnşallah araba çarpmaz” deyip elimdeki çantayı palamut tohumlarıyla ağzına kadar, yetinmemiş ceplerimi, yetinmemiş naylon torbaları doldurmuştum. Terin suyun içerisinde kaldığımı hatırlıyorum. Osman Amcaya tohumları vermenin heyecanı bana yetiyordu. Beko bayii miz Murat Bey kanalı ile tohumları kendisine teslim etmiştim.
Onları tek tek toprakla buluşturduğundan öylesine emindim ki. Manisa’dan arada bir tohumların akıbetini sordum. Osman Dedem’den öylesine emindim, yüreğim ondan yana öylesine ferahtı ki anlatamam. Ömrü diktiği ağaçlar gibi uzun olsun. Dallarından kuşlar eksik olmasın.

İstanbul’un Göztepe’sinden Kemah’ın Yücebelen Köyüne taşınan tohumlar ülkemize armağan olsun. Gün gelecek ondan düşen tohumları başka başka Refik ÖZTÜRK’ler toplayacak, başka başka Osman YURT’lar dikecek. Sadece böyle bir murad uğruna yaşamak bile güzel şey.
Beni bu hayal pek mutlu ediyor dostlar.

 

 


 



Bu haber toplam 2434 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA