• İstanbul28 °C
  • Erzincan24 °C
Karakter boyutu : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
YUSUF BAYAT
13 Ekim 2010 Çarşamba 00:00

YUSUF BAYAT

“Trilyonlar Kazanacağımı Bilsem Bile, Yurtdışına Yatırım Yapmam” Yusuf BAYATDUFY Gömlek'in Sahibi  Gömlek üreticisi Dufy, Çin ürünleri yüzünden tekstilin zorda kalmasına

“Trilyonlar Kazanacağımı Bilsem Bile,

Yurtdışına Yatırım Yapmam”

 

Yusuf BAYAT

DUFY Gömlek'in Sahibi 

 

Gömlek üreticisi Dufy, Çin ürünleri yüzünden tekstilin zorda kalmasına rağmen üretimini iki katına çıkardı. Firmanın sahibi Yusuf Bayat, sektörde ihracatın durma noktasına geldiği şikâyetine karşılık, “Gönülden çalışanların işi durmaz.” diyor.

 

Türkiye’de bugünlerde maliyetlerin yüksekliğini gerekçe gösteren birçok firma fabrikalarını yurtdışına taşıyor. Ancak bazı köklü firmalar, bütün riski göze alarak Türkiye’de kalmayı tercih ediyor. 1964’te gömlekçiliğe başlayan Dufy’nin sahibi Yusuf Bayat da bunlardan biri. Bayat, “Ucuz maliyeti var diye Romanya, Polonya gibi ülkelere gidip trilyonlar, katrilyonlar kazanacağımı bilsem bir tek liramı yatırmam dışarıya.” diyor.

 

Yusuf Bayat, Erzincan’ın Kemah ilçesinin Tan köyünden. Gömlekçiliğe 11 yaşında babasının yanında başlamış. İstanbul’un konfeksiyon merkezlerinden Sultanhamam’da babası ile birlikte Kısmet gömleklerinin üretimine katkıda bulunmuş. Çocukluğundan itibaren Türkiye’nin Avrupa’nın en iyi gömlek üreticisi olmayı hayal eden Yusuf Bayat, bu isteğini gerçekleştirebilmek için ilk adımlarını yurtdışındaki fuarları takip etmeye başlayarak attı. Avrupa’daki büyük firmalara fason üretimine başlayan işadamı, 1985’te Fransızların Dufy markasını satın aldı. Bu isimle bir yandan kendisi için üretim yaparken diğer yandan da Avrupa ve ABD’de Vanlak, Dorani, Edi Mayer gibi markalara da gömlek dikmeye başladı.

 

Bayat, Çin ürünleri karşısında durma noktasına gelen tekstil sektöründe yeni bir atak yaparak üretimini iki katına çıkardı. İstanbul’da 10.000 metrekare alana sahip fabrika kuran şirket, günlük gömlek üretim kapasitesini ikiye katladı. Günde 8.000 gömlek üretilebilecek teknolojik altyapısı bulunan firma yılda yaklaşık 2 milyon gömlek dikiyor. Bu gömleklerin 1 milyondan fazlası Avrupa’ya gönderiliyor. Şirket, yeni fabrikayla birlikte çalışan sayısını da 300’den 600’e çıkardı. Yusuf Bayat, toplam 20 milyon dolarlık yatırım yaptığını, fabrika için başka yatırım yapmayacağını vurgulayarak, “Burası benim artık son durağım. Sadece mağaza açmaya devam edeceğiz.” diyor. İtalya, Almanya, Fransa ve İngiltere’ye ihracat yapan şirketin Türkiye’de ve yurtdışında 42 mağazası bulunuyor. Bu mağazaların 40’ı Türkiye’de, diğer ikisi Fransa’da ve İtalya’da. Ortadoğu ülkelerine ihracat yapmayan şirket, Avrupa’da yaklaşık 1 milyon insana gömlek giydiriyor. Firma, hem Türkiye’de hem de Avrupa’da önümüzdeki yıl toplam 10 mağaza daha açmayı hedefliyor.

 

Üretimdeki maliyetlerin artması sebebiyle Türkiye’de birçok şirket üretimlerini yurtdışına kaydırırken, Yusuf Bayat bu duruma karşı çıkıyor. Kendisi için paranın değil, vatan sevgisinin önemli olduğunu söyleyen Bayat, “Ben her şeyi para için yapmıyorum. Türkiye’m için yaparım. Ucuz maliyeti var diye Romanya, Polonya gibi tırı vırı yerlere gidip trilyonlar, katrilyonlar kazanacağımı bilsem, bir tek liramı yatırmam dışarıya.” ifadelerini kullanıyor. İhracatın durma noktasına gelmesi hakkındaki tartışmalara katılmayan Bayat, “İhracatın duracağına inanmıyorum. Avrupalı hile hurda işlerden hoşlanmıyor. Dürüst olan, layık-ı vech ile sıdk-ı gönülden çalışan insanların hiçbir zaman işi durmaz.” diye konuşuyor.

 

Türkiye’nin üçüncü büyük gömlek şirketi Dufy, aynı zamanda kişiye özel gömlek diken firmalardan biri. Özellikle üst düzey ve çok zengin insanların beden ölçüleri alınarak, özel kumaşlarla dikilen gömlekler toplam üretimin yüzde 2,5’ ini oluşturuyor. Gömlek üretiminde, ambalaj ve matbaa gibi birkaç ihtiyacın dışında hammaddenin büyük bir kısmı Avrupa’dan geliyor. Gömlekte moda için fuarlar izlenmekle birlikte, kumaşların alındığı Avrupalı üreticilerle sürekli görüşülmesi, günü gününe takip fırsatı sağlıyor. Çoğunluğu Avrupa’nın moda merkezlerinde satılan gömleklerin ücretleri 120 ile 180 Euro arasında değişiyor. Yusuf Bayat, İtalyanların modasına karşı kalite ve fiyatla mücadele ettiklerini belirtiyor.

 

40 yılı aşkın gömlekçilik yapan Bayat, hayatını işine ve çalışanlarına adamış. “Ben gömlekte fani oldum.” diyen Bayat, günün 18 saatini işyerinde geçiriyor. İşadamı, çalışanlarını, aynı zamanda ortakları olarak görüyor. Fabrikada bekçi köpeğinin yiyeceğinden kumaşın seçilmesine kadar her işle bizzat ilgileniyor.

 

Avrupalılar, Önce Kaliteye Sonra Modaya Bakıyor

Avrupa ve Türkiye’nin gömlekteki tercihlerini karşılaştıran işadamı Yusuf Bayat, Türkiye’de tercihlerin yanlış olduğu görüşünde. Türkiye’de gömleğin sadece görümüne, moda renkleri içerip içermediğine bakılıyor, kalite önemsenmiyor. Avrupalılar ise önce kaliteye bakıyor. Moda merkezi olan Avrupa’da insanlar kaliteden sonra senenin en çok tercih edilen renklerini dikkate alıyor. Bilinenin aksine kaliteli gömlek, dayanıklı gömlek değil. Gömleğin iyi olması için, giyimi kolay olması, polyester madde içermemesi gerekiyor. Gömleğin kalitesi, kullanılan ipliğinden düğmesine, iliğinden kumaşına, rengine ve malzemesine göre değişiyor.

 

Kaynak: Zaman Gazetesi/Abdulhamit Yıldız

 

'GÖMLEK VİRTÜÖZÜ'

 

Fransa, İtalya, Almanya ve İngiltere gibi modada söz sahibi ülkelerde zincir mağazalar oluşturan Dufy, 2010 yılına kadar Türkiye’deki mağaza sayısını iki katına çıkaracak.

06 Ocak 2008 / 12:13Gömlek denilince akla gelen ilk marka Dufy, 2010 yılına kadar bugün 60 olan mağaza sayısını 120'ye çıkaracak. Babasının yarım asır önce Sultanhamam'da kurduğu 20 metrekarelik atölye ile sektöre girdiğini söyleyen Dufy'nin patronu Yusuf Bayat, Bugün dünyanın en son ve en ileri teknolojisine sahip bir fabrika olduk dedi.

 

Cevheri babam keşfetti

 

 

20 metrekareden, 20 bin metrekarelik gömlek atölyesine ulaşarak bin kişiyi istihdam ettiklerini kaydeden Bayat, 7 yaşından itibaren gömlek sektörü içinde olduğunu belirterek şöyle konuştu:

 

 Okul dönemlerimde tatil günlerini kumaş keserek, ütü yaparak geçiriyordum. 5 kardeşin en küçüğü bendim. Babam bendeki bu cevheri keşfetti ve bana işin bütün inceliklerini öğretti. O yıllarda marka olmanın yolu prestijli firmalara üretim yapmaktan geçiryordu. Beymen, Vakko ve birkaç tane daha o dönemin en seçin markalarına üretim yapmak istiyordum. Bunun için bütün markaların bulunduğu Osmanbey'e çıkmam gerekiyordu. Sonunda bunu başardık ve tüm markalara gömlek üretmeye başladık. Ürünlerimiz Türkiye'nin önde gelen mağazalarında satılmaya başlandı. İşimizi büyüttüğümüz zaman da Bayrampaşa'da 3 bin metrekarelik bir atölye kurduk şeklinde konuştu.

 

Kumaşlar iç piyasadan

 

Daha sonra Avrupa'daki moda fuarlarına katılmaya başladığını belirten Yusuf Bayat, Avrupalıların ürettiği gömlekleri incelemeye başladım. İtalya'ya giderek gömlek kumaşı üreten fabrikaları buldum, numune kumaşlar aldım. Bu kumaşları Bossa, Anteks, Güney Sanayii, Söktaş gibi sektörün büyük firmalarına götürdüm ve aynısını üretmelerini istedim. Böylece İtalya kalitesindeki gömleklik kumaşın iç piyasadan temini için zemin oluşturdum. Bu firmalar da zamanla kumaş kalitelerini artırdı dedi.

 

 

Kısa sürede yerli gömlek piyasasında lider olduğunu söyleyen Bayat, ihracata başladıktan sonra bugün kendisine ait olan Fransız gömlek markası Dufy ile yollarının kesiştiğini belirtiyor.

 

Uzun süren üretim yaptığı bu firmanın isim hakkını 1990 yılında aldığını kaydeden Bayat şöyle konuştu: Ancak Fransızlarla ilişkiyi koparmadım. Dufy'nin eski sahibi ile Fransa'da ortak mağazalar açtım. Dufy'nin halen Fransa'da 1 tane toptan, 10 tane de perakende mağazası var. Aynı stratejiyi İtalya'da da izledim ve bu ülkede de 1 tane toptan, 10 tane perakende mağzasına sahip oldum. Bugün Almanya, İngiltere, Belçika, Avusturya, Rusya gibi ülkelerin moda merkezlerinde mağazamız bulunuyor. Dufy'nin bugün Türkiye'de zincir mağazaları bulunduğunu belirten Bayat, Kendimize ait 60 mağazamız var. 2010 yılında 120 mağazaya ulaşmayı planlıyoruz ancak franchiseing vermeyi düşünmüyoruz diyor.

 

Fenerbahçe aşkı

 

Yoğun iş temposu arasında sivil toplum kuruluşlarında da görev aldığını belirten Bayat, Başta Erzincanlı İşadamları Derneği olmak üzere birçok vakıf, dernek ve odalara üyeyim. Ayrıca koyu bir Fenerbahçe taraftarıyım. 40 derece ateşle hasta olsam bile Fenerbahçe'nin bütün Avrupa ve Anadolu maçlarına gidiyorum dedi.

 

Üretim sadece Avrupa için

 

 

Dufy'nin 2003 yılında Ümraniye, Sarıgazi'de kurulan üretim merkezi 20 bin metrekare. Günlük 5 bin adet gömleğin dikildiği merkez, Avrupa'nın dev markaları Düfor, Doranin, Edi Mayer gibi firmalarına yönelik çalışıyor. İç pazar için yeterli olmamasına rağmen, kapasitenin artırılması da düşünülmüyor.

 

'Kumaşa bakıp model belirlerim'

 

Herhangi bir kumaşı uzaktan görüp, o kumaştan nasıl bir gömlek dikilmesi gerektiğini seziyorum diyen Dufy'nin patronu Yusuf Bayat, Elime aldığım kumaşla dikilecek gömleğin ne tür model olması gerektiği, ne tür düğme kullanılacağı, nasıl bir iplikle dikileceği, yakasından cebine, kalıbından ambalajına kadar tüm tasarımını kendim yaparım. Elime aldığım kumaşı kendi yavrum gibi okşayıp, mücevher gibi dokunurum. Onun mükemmelliği, bana verdiği hazzı, duyguyu kelimelerle anlatamam diyor.

Bu haber toplam 8139 defa okunmuştur
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA