• İstanbul19 °C
  • Erzincan8 °C

Recep Babacan / www.kemahtarihi.com

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Recep Babacan / www.kemahtarihi.com

Yüzyıl önce yüzyıl sonra

17 Ağustos 2015 Pazartesi 10:21

Kıymetli okuyucularım güneşin bütün ihtişamıyla yeryüzünü kavurucu bir sıcaklık ile yaktığı şu günlerde,  gönlümüz de ülkemizin dört bir yanından gelen şüheda haberleri ile yanmakta. Merhametten nasibini almamış nasipsizlerin ülkemizi parçalamak ve bir şiddet sarmalına çevirmek için işbirliği yaptığı ve gencecik fidanları toprağa düşürerek, vatanımızın birlik ve beraberliğine göz diktiği bu hadiseler adeta tarih sayfalarının geriye çevrilmesine neden oluyor.

Bundan tam yüzyıl evvel Balkan savaşları ile ümmetin birliğine de kurşun sıkılmıştı. 7 Haziran seçimleri sonrasında sıkılan kurşunlar bu ümmetin birliğine sıkılmıştır. Kardeşliğe sıkılmıştır. Bölgenin istikrarına sıkılmıştır. Hakkı üstün tutanlara karşı sıkılmıştır. İslami bilince sıkılmıştır.

Bugün ki Türkiye’yi anlamak istiyorsak İmparatorluğun Son Nefesi Ulu Hakan Sultan Abdülhamid Han dönemini iyi bilmemiz gerekmektedir. 1908 yılında yaşanan olayları bilmeden bugünü yorumlayamayız.  Bunu ben söylemiyorum. Sultan Abdülhamid Han dönemi ile ilgili bir kitap yazan Fransız yazar François Georgeon söylüyor. (Abdülhamid II, Le Sultan Calise- François Georgeon)  1908 yılını iyi tahlil ettiğimiz de bugün ülkemizi bölmek isteyenlerin attığı adımların geçmişin bir tekrarı olduğunu hayretle göreceğiz.

Balkanlar’dan Mağrip’e, Kafkaslar’dan Arap yarımadasına kadar uzanan bir imparatorlukta yaşayanların mezhepleri, dinleri, konuşma şiveleri, kökenleri, töreleri ve yaşam biçimlerinin olağanüstü bir farklılık gösterdiği karmakarışık bir imparatorluğun 623 yıl gibi devasa bir süre ile hüküm sürmesine kimler ve hangi kötü emeller kurşun sıkmaya kalkmışlardı.

Dün bu ülkenin Başbakanına diktatör diyenleri yüzyıl öncesine davet ediyorum. O zaman da aynı karalama Sultan Abdülhamid Han’a karşı yapılmıştı. Sultan De la Rouge (Kızıl Sultan )yaftası ile bir algı operasyonu yapılmaya başlandı. Zaten birini karalamak istiyorsanız hemen üzerine bir yafta atmanız kesin sonuç getirmektedir. Eğer siz savunduğunuz ilke ve değerleri diğerlerinden farklı bir şekilde değerlendiriyorsanız İrticacı, onlar gibi değerlendiriyorsanız Aydın yaftası ile karşılaşıyorsunuz. Mithat Paşa, Sultan Abdülaziz Han’ın katledilmesinde sorumluluğu olduğu gerekçesiyle Sultan Abdülhamid Han tarafından Taif’e sürgüne gönderildiğinde Mithat Paşa’ya o dönem Ahrar’dan insan derlerdi. Yani Aydın insan. Düşünebiliyor musun birinin öldürülmesinde katlınız olacak ve halk size aydın insan diyecek. Bugün de aynı değil mi, Halkı silahlanın diye sokaklara çağıran bir siyasi partinin lideri sözde din adına iş yapan bir takım medya tarafından masum gösterilmeye çalışılmakta, adeta bu ülke halkının aklıyla alay edilmeye çalışılmakta.

Yüz yıl önce Abdülhamid Han’ı karalayanlar bugün de aynı kirli oyunu sürdürmeye devam etmektedirler. Hâlbuki Sultan Abdülhamid Han eğer darbeyle devrilmesiydi O koca imparatorluk 1. Dünya Savaşına sokulmayacaktı. Buna Sultan Abdülhamid Han izin vermeyecektir. Dünyanın o dönem 4 büyük gücünden birisi olan imparatorluk Afrika’nın ortalarından Avrupa içlerine kadar uzanmaktaydı.  7 milyon kilometrekareden fazla olan toprağıyla Osmanlı Sultan Abdülhamid Han döneminde dimdik ayakta idi.  Bugün de yapılmak istenen çeşitli entrika ve iftiralarla ülkeyi bir çıkmaza sokmak ve Ortadoğu bataklığına sürüklemektir.

Ama gafiller şunu bilmemektedirler, bu ülke için bırakın şehit olmayı şehit adayı olmak bile gurur vericidir.  Yazıma Meclis Başkanımız İsmet Yılmaz’ın geçtiğimiz günlerde Şehit Aileleri ile birlikte organize edilen bir iftar yemeğinde yaptığı bir konuşmadan alıntı ile son veriyorum.

"İnşallah bu birlikte yaşama iradesi olduğu sürece bir ve beraber olduğumuz sürece şehitlerimize karşı olan vazifemizi yerine getirmiş oluruz. Çünkü şehitlerimiz bu ülke güçlü olursa 'benim bu vatan için şehit olmama değdi' diyebilir. Bir olacağız, beraber olacağız, ayrılıkları öne çıkarmayacağız, ortak noktalarımızı öne çıkaracağız ve bu ülkenin her zamankinden daha fazla ihtiyacı olan birlik ve beraberlik için çalışacağız."

Recep Babacan

Bu yazı toplam 1145 defa okunmuştur.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2006 Kemahlilar | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : kemahlilar@gmail.com | Yazılım: CM Bilişim - Tasarım: INVIVA